[ Genel Kurgu ] - Kitap Listesi
devam ediyor 2a önce güncellendi
SON'UN BAŞLANGICI
@ezgii28
Okuma
0
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
0
``Gerçekten yaşamadan yazamazsın!` diyen Son Bölümün Katibi hayranı olduğu cinayet romanı yazarı Victoria Baldwin`in kelimelerinden ilham aldığında içindeki canavara sanatçı demişti. Onu ancak bu şekilde zapt ediyordu. Yazarak... yaptığı her şey onun nezdinde sanat içindir. Kanı akan her kız onun amacına hizmet etmek için var olmuştu. Ama bir gün kader kalemi eline aldı ve başkasına verdi. Hayranı olduğu kadınla karşılaşmak zorunda kaldığında artık sayfaları onlar çevirmiyorum. Her ikiside bilmedikleri bir hikayenin ana karakteri olmuşlardı...SON`UN BAŞLANGICI`na hazır olun😶 bu serüven sizi diken üzerinde tutacak...⚔️
devam ediyor 2a önce güncellendi
Yaban çiçeğim(Gerçek Ailem)
@silinen663401
Okuma
0
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
0
Gökçen Kaya`nın hayatı oldukça basitti.
Okula git.
Derslerden mümkün olduğunca uzak dur.
Bol bol uyu.
Ve nedense her seferinde kendini bir belanın ortasında bul.
On altı yaşındaki Gökçen; vurdumduymaz tavırları, uykusuz hâlleri ve başına gelen saçmalıklara karşı geliştirdiği “boş ver ya” felsefesiyle yaşamına devam ederken, bir gün yanlış anlaşılmanın tam ortasında kalır.
Hem de öyle böyle bir yanlış anlaşılma değil.
Birinin onu başka biriyle karıştırmasıyla başlayan olaylar, Gökçen`in hiç istemediği hâlde yeni insanlarla tanışmasına, istemeden olayların içine çekilmesine ve hayatının tahmin ettiğinden biraz daha renkli hâle gelmesine neden olur.
Gökçen`in tek isteği ise oldukça basittir:
Bir gününü de başına bela almadan geçirmek.
Ama hayatın Gökçen Kaya için başka planları vardır.
Ve belki de bu karışıklık, onun hayatındaki en güzel tesadüf olacaktır.
devam ediyor 1a önce güncellendi
Yanlızlığın Çaresini Bulmuşlar
@silinen669582
Okuma
0
Oy
0
Takip
1
Yorum
0
Bölüm
0
Gökçen kara, on yedi yaşında ve hayatı tam anlamıyla bir karmaşadan ibaret.
Bela mıknatısı olması yetmezmiş gibi uykuyu her şeyden fazla seviyor, başına gelen hiçbir şeyi sessizce kabullenmiyor ve bazen ağzından çıkan sözleri kendisi bile geri alamıyor.
Ama Gökçen`in bilmediği bir şey var.
Hayatı boyunca ailesi sandığı insanlar ile gerçek ailesi arasında sandığından çok daha büyük bir hikâye saklı.
Bir gün öğrendiği gerçekler, onun bildiği bütün hayatı altüst ederken Gökçe kendini hiç beklemediği insanların arasında bulur.
Sekiz erkek kardeş. Bir kız kardeş.
Ve hepsinin ortasına düşen Gökçen.
Yeni bir aile, yeni kurallar, bitmek bilmeyen kavgalar, kahkahalar, sırlar ve bolca bela...
Gökçen`in hayatında artık yalnızlığa pek yer yoktur.
Çünkü bazen insanın gerçek ailesini bulması için önce kendini kaybolmuş hissetmesi gerekir.
Belki de Gökçen yalnızlığın çaresini gerçekten bulmuştur.
Ama bir sorun var...
Gökçen`in hayatına giren bu aile, onun hayatını kurtaracak mı, yoksa daha da büyük bir kaosa mı sürükleyecek?
devam ediyor 1a önce güncellendi
Şarap ve fivski
@yavuzismail
Okuma
0
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
0
Şarap ve viski kitap i şuç ve ceza gibidir ama suç ve cezanın aksine oluşan bir dünyanın değil oluşmuş bir dünyadaki insanların yaşadığı olayları anlatır bu kitapta ünlü yazarların,şairlerin, ve devlet adamlarının sözleri kullanılarak bir karaktere bir geçmiş olay olgusu yapılmıştır
devam ediyor 4h önce güncellendi
SANMA SANA DÖNERİM
@s.kurt
Okuma
0
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
0
SANMA SANA DÖNERİM
“Bazen bir kadın, en çok kendi küllerinden doğarken yakar etrafını. Ve bazen bir adam, en çok teslim olmak istemediği kadının karşısında diz çöker.”
Nefes, kurumsal dünyanın zirvesindeki o parlak unvanını, sahte tebessümleri ve kapitalist köleliği tek bir kartvizitle masaya bırakıp çıktığında; hayatında ilk kez sadece kendi olarak var olmaya karar vermişti. Ne deccal gelinlerin gösterişli dünyasına eğilecek bir boynu vardı, ne de toplumun ona biçtiği "uslu kız" zırhını taşımaya niyeti...
Fakat kader, hesapları bozan bir oyundu.
Karadağ Holding’in karanlık ihale krizinde hedef haline geldiğinde, karşısına hayatın ve üniformanın sertleştirdiği bir adam çıktı: Yırtıcı Binbaşı Doğan.
Pandeminin şehri sessizliğe gömdüğü o üç ay boyunca, aynı çatının altında bir mola verdi zaman. Biri geçmişin kabuslarıyla boğuşan bir avcı, diğeri yara almaktan kaçan bir granit... Savaş yoktu, savunma gereksizdi. Sadece sabun kokulu bir oda ve içten içe yanan bir yangın vardı.
Ve o tek gecelik kaza, ikisinin de koyduğu tüm sınırları yerle bir etti.
“O gece bir kazaydı Doğan. Unutsak, hiç yaşanmamış gibi davransak olmaz mı?”
Doğan masaya otoriterce abandı. Yeşil gözleri tehlikeli bir karanlıkla koyulaşırken sesi kesindi:
“Olmaz! Ne demek yaşanmadı? Yaşandı... 'O geceyi unutalım efendim' konusu bitti Nefes. Artık yalnız değilsin.”
“Diyorum sana... Ben sana bir gelecek veremem. Beklentilerini karşılayamam.”
Doğan aralarındaki mesafeyi sıfırlayıp kadının alnına mühür gibi bir öpücük kondurdu:
“Ben öğretirim sana... Nasılsa artık hep beraberiz.”
S. KURT’un kaleminden; etiketlerin ötesinde kendi benliğini arayan bir kadınla, disiplin ve tutku arasında sıkışmış bir adamın sarsıcı, sansürsüz ve unutulmaz hikâyesi...
devam ediyor 3h önce güncellendi
Kaderin inşası
@masal_krsn_00
Okuma
0
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
0
Bazen Kader, En Uzak İki Coğrafyayı Bile Tek Bir Kalpte Buluşturur…
Ankara’da bir kadın doğum uzmanı olarak yeni hayatların dünyaya gözlerini açmasına rehberlik eden Dr. Ahsen, hayatının ve kaderinin kendi kontrolünde olduğuna inanıyordu. Ta ki teyzesinin düğünü için gittiği Suudi Arabistan’da, hiç beklemediği bir sürprizle karşılaşana kadar.
Ailesinin ve geleneklerinin sorumluluğunu omuzlarında taşıyan, geleneksel değerler ile modern dünya arasında kendi yolunu çizmeye çalışan Ali ise, kalbinin kapılarını aşka tamamen kapatmıştı.
İki farklı dünya, iki farklı kültür ve kilometrelerce uzaktan gelen fısıltılar…
Bir yanda ameliyathanelerin stetoskop sesleri ve Ankara'nın erguvan kokulu sokakları; diğer yanda çölün sonsuzluğu, mistik gün batımları ve coğrafyanın getirdiği aşılmaz gibi görünen engeller.
Aşk; tesadüflerin bir sonucu mudur, yoksa kendi ellerimizle ördüğümüz bir kader mi?
devam ediyor 3h önce güncellendi
Küsküt
@sılaltndg1
Okuma
0
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
0
İnsan, tutunduğu yerde mi kök salar, yoksa orada yavaş yavaş kendini mi kaybeder? Bazı şeyler hayatta kalmak için tutunur. Bazılarıysa tutundukları şeyin bir gün kendilerini de yok edebileceğini bilmeden büyür. Fulya`nın da hikayesi bu ikisinin arasında kaldı, tıpkı onun hayatla arada kalması gibi.
Küsküt, başkasına ihtiyaç duymakla kendi varlığını korumak arasındaki ince çizgide filizlenen bir hikâye. Aidiyetin, yalnızlığın, bağların ve insanın kendine ait bir yer arayışının hikâyesi.
Peki ya insan, var olabilmek için bir başkasına tutunmak zorundaysa? Kendi köklerini bulmak için önce kendisini bağlayan şeyden ayrılması mı gerekir?
Belki de asıl mesele, kime tutunduğumuz değil; tutunurken kendimizden geriye ne bıraktığımızdır.
Çünkü bazı bağlar yaşatır. Bazılarıysa yaşadığımızı unutturur.
Bu kitap kaybettiklerimizin ardından sonra denilen bir geçmiş olsun gibi ciğerimize oturacak. Her bir ``geçmiş olsun`` acının basamak basamak eklenmesi gibidir. Merdivenleri tek tek çıktığında arkada bıraktığın basamaklara derin bir oh çekerken, aslında ne kadar yorulduğundur.
Bir, iki, üç, dört...Kaç geçmiş olsun demek gerek geçmesi için?
Fulya da öyle yaptı. Sade, kısa, oturaklı bir geçmiş olsun dedi.
Kaybettiklerimize geçmiş olsun.
devam ediyor 5g önce güncellendi
GECENİN MAVİSİ
@silinen692772
Okuma
0
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
0
Hayatta her zaman seçim yapılırdı önemli olan doğrusunu yapabilmekti.
Babasının ölüm haberini duyup küçükken gönderildiği şehre geri dönen Yekta Kutay Önder henüz kaderiyle karşılaşacagından bihaberdir.
Belkide babasının ölümü sır perdesinin aralanmasıdır.