[ distopya ] - Etiketin'de Kitap Listesi
devam ediyor 5s önce güncellendi Sistem ve Dünya Köleliği mi? ... Sıradan
@zeyiaa
Okuma
341
Oy
157
Takip
6
Yorum
2
Bölüm
42
Sıradan novellerden, aynı senaryolardan veya kadınların obje olduğu eserlerden mi bıktın? Hoşgeldin:) * Ai yazımı değildir. Paylaşım, dağıtım için izine gerek yok, serbesttir * ~~~ Fotoğraf: Gemini ~~~ [HDKK;)]
devam ediyor 1g önce güncellendi NEHY-KİMSEDEN SONRA
@aidankrblt
Okuma
777
Oy
126
Takip
15
Yorum
39
Bölüm
30
Güneşin yıllar önce doğmayı bıraktığı bir dünyada, sessizliğe mahkûm edilmiş çocuklar ve baskı altında yaşayan halk, hayatta kalmanın yollarını arıyor. Cemre Nehy, yetimhaneden kaçan bir kız, gölgelerde ve yasaklarda kendi yolunu bulmaya çalışırken, küçük bir kıvılcım büyük değişimlerin habercisi oluyor.
devam ediyor 2g önce güncellendi SİYANÜR (+) - Hiç birimiz kendimiz olamadık -DÜZENLENİYOR
@moprhesuse
Okuma
8
Oy
0
Takip
0
Yorum
1
Bölüm
5
Bazı hikayeler bir "merhaba" ile başlar bazıları ise bir çığlıkla. Bu hikaye ise derin bir sessizlikle başlıyor. Hiç kimsenin duymadığı, herkesin görmezden geldiği o sağır edici çocukluk sessizliğiyle... Asena Mia Karam, sadece bir isim değil adaletin bittiği yerde başlayan bir zorunluluğun, küle dönmüş bir geçmişin içinden doğan bir fırtınanın adıdır. Elinizdeki bu sayfalarda masumiyetin nasıl öldüğünü değil, o ölümden nasıl bir güç doğduğunu okuyacaksınız. Siyanür sadece bir zehir değil bir kimliktir. Devletin gölgesinde unutulanların sisteme sığmayanların ve bağ kurduğu her yerden kanayanların kurduğu o görünmez ağın hikayesidir. Bu kitap bir tarafta görevine sadık takıntılı bir askerin diğer tarafta kendi adaletini karanlıkla yazan bir kadının birbirine çarpan nefesidir. Berk ve Asena... İki yabancı mı? yoksa aynı yaranın iki farklı kabuğu mu? Siyanür`ün dünyasına girdiğinizde şunu unutmayın Burada beyaz yoktur. Sadece siyahın tonları ve o karanlığı aydınlatan kan kırmızı ipler vardır. Geçmişin izi teninize kazındığında artık kimin av, kimin avcı olduğunun bir önemi kalmaz. Önemli olan tek bir şey vardır - Hayatta kalmak - Ve bazıları hayatta kalmak için sadece nefes almaz fırtınaya dönüşür. Karanlığa hoş geldiniz.
devam ediyor 3g önce güncellendi Dolunay Ekspres: Zihin Deneyi
@lunarisbahal
Okuma
18
Oy
8
Takip
0
Yorum
1
Bölüm
7
Lunaris Bahal, çoklu kimlik bozukluğu ve şizofrenik belirtiler yaşayan ve iyileşmeye çalışan bir klinik psikolog. Bir gün kendini tedavi etmek ve zihnini anlamak için düşüncelerini kaydetmeye başladı. Ama sonucunda bunun yerine, kendi çöküşünü belgeledi. Bunlar, Lunaris Bahal’ın, yani benim bilincimin ham ve filtresiz kayıtlarıdır. Zihnim çözülürken, kendinizi asla açılmaması gereken bir labirentin antik ve dijital koridorlarında yürürken bulacaksınız. Eğer zihnine güvenmiyorsan, bu kitaptan uzak dur. Eğer güveniyorsan… içindeki karanlık derinleştiğinde dolunayı takip et. Eğer ben bu labirentten çıkış yolunu bulduysam, sen de bulacaksın. Bu sadece bir roman değil. Metnin içine ve onun dışındaki dünyaya dokunmuş gizli mesajlar, şifrelenmiş web bağlantıları ve şifrelerle kodlanmış bir zihin deneyidir. Bu, okunacak bir kitap değil deneyimlenecek bir zihin deneyi. Anlatı doğrusal değildir. Anlatıcı güvenilmezdir. Kodlar gerçektir. Katmanları çözdüğünüzde, deneyim sayfaların ötesine geçer. OKUMANIN OLASI YAN ETKİLERİ: • Gerçeklik algısında bozulmalar • Zamansal kopmalar & deja vu • Akut içsel çatışma • Artmış paranoid farkındalık durumları Okumak dönüşümü başlatır. Ve dönüşüm geri döndürülemez. Ve son olarak; Bu sadece bir kitap değil. Bu bir ARG’dir. Onu gerçekten anlamak için, bu zihin labirentinin içine davetlisiniz.
devam ediyor 3g önce güncellendi Kavanoz (Askıda kalan Yer)
@blackcatandcats
Okuma
890
Oy
680
Takip
17
Yorum
367
Bölüm
21
Merhaba, Kitabım fantastik–distopik türde, özgün bir evren ve mitoloji üzerine kurulu. Hikâyede bazı insanlar gizemli biçimde kaçırılarak yapay bir evrene götürülür. Bu evrene geçen herkes, dünyadaki insanların hafızasından tamamen silinir. Kaçırılanların ruhları, kimliklerini ve tüm bilgilerini barındıran büyüyle mühürlenmiş kavanozlara hapsedilmiştir. Bu kavanozlar yalnızca güçlü bir büyüyle, belirli kurallar çerçevesinde açılabilir. Ana karakter, kendi kavanozunun çatlamasıyla bu evrenden kaçmayı başarır ve bunun bir kurtuluş olduğunu düşünür. Ancak çatlayan bir kavanoz, özgürlük değil; yavaş bir yok oluşun başlangıcıdır. Karakter dünyaya döndükten sonra zamanla bedensel ve zihinsel yan etkiler yaşamaya başlar: baş dönmeleri, mide bulantıları, fiziksel silikleşme ve açıklanamayan değişimler… Arafta kalmış gibi, iki evren arasında sıkıştığını fark eder. Bu süreçte, kendisi gibi kaçmayı başarmış başka insanlarla tanışır. Ancak onların durumu farklıdır; kavanozları çatlamamış, bir cadının yardımıyla büyü yoluyla açılmıştır. Bu fark, ana karakterin kaderini ve hayatta kalma ihtimalini sorgulamasına neden olur. Paylaşılma tarihi~24.04.2025
devam ediyor 3g önce güncellendi Dikenli Sarmal ✩ Kimsesizler Ağacı
@lilacsmillie
Okuma
166
Oy
44
Takip
8
Yorum
6
Bölüm
11
bu kitapta örgütlerin acımasız işlerinin dokunduğu hayatlar vardır, bazı insanlar için tetikleyici unsur sayılabilir, şayet hassas biriyseniz okumamanızı öneririm!! ------ Kusursuz kahramanlar ve vicdansız canavarlar. Bir masalı masal yapan bunlar mıdır yoksa mutlu son yeterli olur mu? Bu masalda da var kahramanlar, canavarlar gibi. Ancak periler, prensler ve prensesler yok; duyması gerekenlerin kulaklarını kapattığı çığlıklar var. Devin, masalındaki ilk canavarla doğduğu anda tanışmış, hayatın onu sürüklediği noktada kimsesiz bir kız çocuğu olarak kalakalmış. Devin büyüdükçe, masalına giren canavarların sayısı artmış; o fark edememiş. Fakat unutmayın, canavarların olduğu yerde kusurlu bile olsa daima kahramanlar vardır. "Sadece Bal. Eğer çok merak ediyorsan, başka bir evrende Mavi`yimdir belki ben de." "Peki, sadece Bal. Öyle olsun. Fakat umarım başka bir evrende de Bal`sındır." Kusurlu Kahramanların Masalı. dikenli sarmal serisi, 1. kitap. ✩ Bu kitapta geçen olaylar, kurumlar, kuruluşlar; ülke ve kişi isimleri, karakterler tamamen kurgudan ibaret olup; hayal ürünüdür.
devam ediyor 4g önce güncellendi Ölüm paradoksu (BL)
@wei_wuxian
Okuma
1.49k
Oy
889
Takip
19
Yorum
34
Bölüm
30
Gözlerini açtığında her şeyin, hatta bizzat kendisinin bir kitabın parçası olduğunu fark etti. Ona biçilen rol basitti: hikâyenin ilerlemesi için ölmesi gereken önemsiz bir figür. Ama Fatih bunu kabul etmedi. Başkasının yazdığı bir sonu yaşamaktansa, kendi kaderini kendi elleriyle yazmaya karar verdi.
devam ediyor 5g önce güncellendi ZİNCİRİN GÖLGESİNDE MAHKÛM
@durudupduruu_
Okuma
1
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
1
Bu bir satranç oyunuydu ve satranç bizim için bir kumardı, sadece bir zeka oyunu değil. Ve zeka, o ise bizi yöneten, ya o kumarı kazandıracaktı ya da kaybettirecekti. "Kimsin sen? Ben neredeyim? Hangi zamandayız biz? Beni niye buraya getirdiler?" Karmaşıktım. Daha hangi zamanda olduğumu bile bilmiyordum. Teknoloji vardı, küflenmiş duvarlar vardı. Cidden ben nereye düşmüştüm böyle? Kimdi karşımda ki adam? Zincirin Gölgesinde Mahkûm ⛓️🤍 !Bu kurgu tamamen hayal ürününden ibarettir. Her şey şahsıma aittir. Uyarı: kurguda yazılan her şey hayal ürününden ibarettir
devam ediyor 7g önce güncellendi Onun Adı Ölüm | Distopya
@valeska
Okuma
16
Oy
10
Takip
7
Yorum
33
Bölüm
1
Ölümün laneti bulaşıcıydı. Ölüm bulaşırdı, önce lanetler; sonra zehirlerdi. Kanlı ay, gökyüzünü kırmızıya boyuyor; kalplere laneti işliyordu. O gece kanlı ayın altında duranlar tek tek öldü... Acı tanrıçası onlara laneti verdi, zehirledi. His, herkesi yerle bir etti. Canı yandığı kadar, can aldı. O gece kanlı ayın altındakiler tek tek mühürlendi. Acı Tanrıçası, acısıyla öldürdü; nefret ettiği kadar yok etti. Onun izi kaldığı yerde yaşam tutunamazdı. Bu dünyada yaşam yoktu. Ölümler, çığlıklar, acılar ve karanlığın cesetleri vardı. Elvis, His`e bir masal oluştur dedikçe His, ölümlerden ceset yarattı. Etrafındaki herkesi yok etti, hiçliklerden tapınak yaptı. Rüzgar ve ölümün çığlıkları terk edilmiş tapınağın içinden bir fırtına gibi geçiyordu. Bu fırtına, sadece ölülerin duyabileceği bir fırtınaydı... Duvardaki çatlaklar, izler, kanlar sanki içeride bir sırrın saklandığını söylüyordu. Tapınağın çevresine asılı olan cesetler, buranın ne kadar korkunç olduğunu gösteriyordu. Fakat o cesetlerde, His`in abisi, ablası, annesi ve babası vardı. Kimsenin bilmediği, öğrenemediği şeyde buydu. His, ağır adımlarla tapınağa doğru ilerlediğinde anılar aklında canlandı. Geçmiş, kendini unutturmuyor; daima emareler bırakıyordu. Valeria His için ne derler bilirsiniz... Merhamet ve vicdan bu kadından sonra doğdu.
devam ediyor 1h önce güncellendi MEY - Ülkemin Karanlık Sayeleri
@melxssi
Okuma
65
Oy
25
Takip
1
Yorum
3
Bölüm
12
Hakkında infaz kararı çıkan Ülkem Atalay, bulunduğu topraklardan sınırın öteki tarafına hayatta kalmak için kaçmaya çalışır lakin karşısına çıkan yabancıyla hiçbir şey düşündüğü kadar kolay olmaz... ... "Sonra... bu insanların bir kıtayı paylaşamadıklarını gören Gök Tanrı, Atlantis Adası`nı ikiye böldü. Yaşadığımız yere Uçmağ dedi, karşı tarafa ise Tamuğ. İki ırkı birbirinden uzaklaştırdı, hatta bir Selenit ile bir Safirin yan yana gelmesini dahi yasakladı. Böylelikle asırlar önce yaşanan o korkunç savaşlar son buldu. Artık herkes kendi dünyasında, ait olduğu yerdeydi." Lakin ben ait olduğum yerde değildim. Varlığım, bir savaşa bedeldi. Varlığım, bir kıyametti. Varlığım, onu ve beni cayır cayır yakacak yangınlardı. Ben, Ülkem Atalay... bir soyun başlangıcı ve sonuydum. Şerefim üstüne yemin ederim ki... insanlar beni asırlarca hatırlayacaktı. ××× UYARI!!! OKURKEN RAHATSIZ EDİCİ KELİMELERE, OLAYLARA VE TETİKLEYİCİ UNSURLARA RASTLAYABİLİRSİNİZ!!!
devam ediyor 1h önce güncellendi Paşa
@kecisutu38
Okuma
2
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
2
Her şeyden önce Paşa deyin bana siz. Foyalarım ortaya çıkmadan önce böyle derlerdi bana. Gerçi gerçek adımı isteseniz de öğrenemezsiniz. Adım tarih kitaplarında geçmez. Derslerde öğretilmez. Babalar oğullarına anlatmaz. Babanız beni bilmez. Dedenizse hiç bilmez! Ama onun babası… belki.
devam ediyor 1h önce güncellendi YİTİRİLMİŞ
@sonsuzluksb
Okuma
4.71k
Oy
402
Takip
51
Yorum
509
Bölüm
31
Hafızasını kaybetmiş bir kadın gözlerini ormanda açar. Yabancı bir adamın özel mülkünün sınırları içerisindedir. Onu buraya getiren kaybettiği zihni midir yoksa yabancı adam aslında yabancı değil midir? "Her insan, onu tanıdığın zamandaki senden ibarettir."
devam ediyor 1h önce güncellendi PARALEL TUZAK
@sdkardor
Okuma
19
Oy
3
Takip
2
Yorum
4
Bölüm
8
Sisler arasından doğan bir gerçeklik, hiçbir kayıt düşülmemiş bir tarih... Burada geçmiş yalnızca fısıltılarla anlatılır ve gölgeler bile kendi sırlarını saklar. Güven, yalnızca bir kelime değil, bir sınavdır; hayatta kalmak ise keskin zekânın ve içgüdülerin dansıdır. Gözleri geçmişin karanlığıyla parlayan yabancı, bu dünyada hiçbir zaman var olmamıştı-ya da öyle olduğuna inanılıyordu. Ama şimdi, kaderin iplerini elinde tutuyor. Onun gelişinin yankıları, bu evrenin kırılma noktasını mı oluşturacak? Yoksa zaten yazılmış olan bir hikâyeyi mi yeniden yazacak? Gizlenmiş gerçekleri keşfetmeye cesaret edenler için burası kaçış değil, bir meydan okuma. Kimin dost, kimin düşman olduğunu anlamak ise belirsizlikten doğan bir sanat. Bu yabancı için artık tek bir seçenek var: Ya bu dünyanın kurallarına teslim olacak, ya da onu kendi hikâyesiyle yeniden şekillendirecek. Çünkü burada kim olduğunu bilmek yeterli değil-kim olacağına karar vermesi gerekiyor.
devam ediyor 2h önce güncellendi Kibrit'in kızı
@satirarasify
Okuma
0
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
1
Evlerde yanan ışığın bile hükümet kontrolünde olduğu Castle Combe kasabasında yaşayan Louise Frost, çocukluğundan beri her gece tekrar tekrar okuduğu Kibritçi Kız hikâyesine derinden bağlıdır. Masalın hüzünlü sıcaklığı, karanlığa gömülmüş kasabasında ona nefes veren tek şeydir. Her yıl düzenlenen panayır günü geldiğinde ise her şey umduğu gibi gitmez. Kalabalığın arasında yaşadığı hayal kırıklığı, onu kendini en güvende hissettiği yere, ahşap dönme dolabın sergilendiği fakat yıllardır kapalı tutulan eski dükkâna sürükler. Hükümet arabalarından yükselen yeni kurallar, bir kesimin ayaklanmasına yol açarken Louise kendini karşıt bir grubun içinde bulur. Ve her şeyin ölümden önceki son olduğunu anlar.
devam ediyor 2h önce güncellendi Gri Okyanus
@okyanusgrisi_11
Okuma
120
Oy
103
Takip
2
Yorum
47
Bölüm
6
Her şey, Daryon’un Suçtonu Adası’na sürgün edilmesiyle başlar. Okyanus kıyısında Noira ile karşılaştığında, kaderin onu nasıl bir çıkmaza sürükleyeceğinden habersizdir. Planlarını uygulamaya devam eder. Noira onun için bir engel değil, saklanması gereken bir sırdır. Noira ise her şeyden habersizdir. Zamanı geldiğinde Daryon’un asıl amacını anlayacaktır; fakat o ana gelindiğinde kader çoktan kararını vermiş, her şey için geç kalınmıştır. "Kontrol geldiğinde hisler kaybolur. Hisleriniz olsa bile, onları yitirirsiniz. Unutmayın; kontrol güçtür. Etkisi altına aldığı kişiyi bedel ödetmeden bırakmayan bir güç."
devam ediyor 4h önce güncellendi Mavi Kelebek
@ecefulcrum
Okuma
11
Oy
0
Takip
1
Yorum
0
Bölüm
3
Almeda, bir daha asla dönmemeye yemin ettiği o yere geri dönmüştü: Carisa’ya… Artık ne yapması gerektiğini bilmiyordu. Belki de ölümü kabullenmenin zamanı gelmişti… Ama hâlâ içinde, yanmayı bekleyen bir intikam ateşi vardı. O ateşi alevlendirebilecek tek kişi karşısındaydı. Bembeyaz bir odada, zincirlere bağlıyken tüm gerçekleri elinde tutan kişi: Alex. Gerçekleri öğrendiğinde geçmişini ve geleceğini kurtarabilecek miydi? Yoksa o intikam ateşi, onu da Carum gibi küle mi çevirecekti? (Bu serinin ikinci kitabıdır. Lütfen ilk kitabı okuduktan sonra ikinci kitabı okuyun :)
devam ediyor 4h önce güncellendi Kan Düğümü
@lunarixs
Okuma
1.38k
Oy
1.01k
Takip
14
Yorum
253
Bölüm
15
Krallığın hüküm sürdüğü karanlık bir düzende, herkesin kaderi Galibiyet Akademisine bağlıydı. Herkes bir ölümcül oyunun içindeyken, kazanmak yalnızca hayatta kalmak değil, geleceği yeniden yazmaktı. Peki bu akademiye bambaşka sebeplerle giren Aden`in kaderine ne yazılmıştı? Araya giren yasaklı duygular, saklanan gerçekler ve istenildiği gibi ilerlemeyen bir oyun... Aden tüm bunlara rağmen dimdik durabilecek miydi, yoksa pes etmek kaçınılmaz mıydı? Kitabın tüm hakları saklıdır. Kitabı çalmanız dahilinde yasal işlemler başlatılacaktır.
devam ediyor 4h önce güncellendi GÖLGE DANSI
@kizilyakamoz2
Okuma
181
Oy
19
Takip
47
Yorum
3
Bölüm
1
Bir bir dünya ortaklaşa nasıl yok edilirdi? Tüm insani duygular nasıl tek bir günde köreltilip merhametin yerine güç alırdı? Evet o gündü insanlar bugün çok net hatırlayacaktı. Ilk başta diğer günlerden hiçbir farkı yoktu tabii artık her gün zordu çünkü kendi güçlerine güç katmak isteyen devletler dehşet saçmaya devam ediyordu. Fakat bu dehşetin dozu bugün daha iyiydi önceki günlerden bir fark yoktu. İnsanlar o günde zulme sessiz kalmıştı o günde yüzlerce çocuk ölmüştü. Zaten artık bunlar normal sayılmıyor muydu ki? NATO ülkelerle beraber son yüzyılda olası savaşlar hakkında bir konferans düzenlemişti. Onlarca ülkenin dışişleri bakanları, savunma bakanları ve birçok askeri oradaydı. Bazıları kötüydü evet bazıları hak yiyerek oraya oturmuştu evet ama bazıları ise adaletleri ve hak ettikleriyle oradaydı. Bu yüzden yaşanan şey asla kabul edilmeyecekti yaşanan şeyi kimse aklayamayacaktı. Saat 11.25 olmuştu toplantı yirmi beş dakikadır başlamış devam etmekteydi. Ülkeler sıra sıra fikirlerini paylaşıyor bakanlar kendi aralarında küçük fısıltılarla konuşuyorlardı. Dünya bu zamana gelene kadar birçok şey atlatmıştı. Amerika birleşik devletleri Orta Asya`da zulümlerine devam etmişti. Ve orta asya`daki varlıkları bizzat onun karşısındaki en büyük gücü yani Rusya`yı tetiklemeye devam etmişti. Devlet yıllarca sessiz kalmıştı fakat rusya amerika karşısındaki en büyük güç olduğunun farkındaydı ve bu gücü er ya da geç kullanacaktı. Kim bilir bu gücü kullanmak bugüne nasipmiş diye... Toplantı biraz daha devam ettikten sonra mola kararı verilmişti şimdi bakanlar molaya çıkacak bir süre dinlenecek ve geri geleceklerdi her şey protokole uygun bir şekilde ilerliyordu. Fakat o gün hiç kimsem molaya çıkamadı. Güdümlü bir füze hiç kimsenin beklemediği bir anda NATO binasının toplantı yapılan yerini çarptı ve dakikalar içerisinde kulakları sağır edecek bir patlama sesi duyuldu. Kim nasıl yapardı bunu, NATO`ya kim saldırmaya cürret ederd; o güç amerika karşısında dünyayı dengeleyecek güç...Rusya. Ve füzenin üzerinde yazan bir yazı: "Sovyetlerden öpücükler." Bu kadardı artık gerçekler kapıdaydı: 3 dünya savaşı... Yaşanan katliamları anlatmayacağım kullanılan silahları yapılan işkenceleri iğrenç söylentileri hiçbirini anlatmayacağım. Çünkü bunları anlatmak sadece fikir verir. Fakat dünya bir süre sonra öyle bir evde yol açmıştı ki insanları gömecek toprak kalmamıştı evler yıkılıyor arda kalan toprak mezar yeri olarak kullanılıyordu toplu mezarlar artık herkesin gündelik yaşamı gibi olmuştu. Ta ki o zamana kadar 2032. Yaşanan savaşlar büyük bir siyasi boşluk getirmişti bazı devletlerin başkanları bile yoktu bazı devletler ise teokrasiyle yönetiliyordu. Halbuki ortaya bir adam çıktı Henry Mawifo. O dünya savaşı`nı başlatan nedenlerin cumhuriyet olduğunu halkın kendi yöneticisini seçmesin bir saçmalık olduğunu söyleyen bir adiydi. Haksızdı fakat insanlar savaştan çıkmıştı ve birçoğu yalan da olsa bir koruyucuya ihtiyaç duyuyorlardı. Ve insanlar ona inandı monarşilerin gelmesi gerektiğini inandılar. Bazıları savaşmak istedi fakat dünya bir savaşı daha kaldıracak düzeyde değildi. Yeni bir savaş bu sefer canlılığı bitirirdi. Yıllar geçti payitahtlar kuruldu ilk başta gerçekten adaletliydiler belki fakat sonra gerçek yüzleri ortaya çıktı güç ve itidar için yapamayacakları hiçbir şey yoktu. Hem başka devletlere zarar verirlerdi hem de kendi haklarına zarar verirlerdi çünkü candan daha önemli bir şey vardı artık güç. Imparator Semih ve karısı Funda. Onlar artık yönetici değildi onlar artık patron olmuşlardı yedi tane çocukları vardı. Hepsi potansiyel olarak bir taht varisiydi. Aslında çocuk sayıları sekizdi. Fakat en küçük çocukların yeşim hasta olduğu için onun adını ağızlarını almazlardı utançtan sayarlardı. Onlar herkesin korktuğu bir aileydi her istediklerini yaparlardı adalet onlar için şekillenirdi. Bilmedikleri şeyse Akay Koray onlar için gelmişti, çünkü her firavunun bir Musası vardı....
devam ediyor 1a önce güncellendi Gölge Krallığı
@aysenur_brr
Okuma
65
Oy
30
Takip
5
Yorum
28
Bölüm
4
Elira, karanlığın içine adım atarken kendi gücünü ve kaderini keşfetmek zorundaydı. Bu karanlık yolculukta karşısında, gölgelerin güçlü ve gizemli lideri Arven Aris Maltherion vardı
devam ediyor 1a önce güncellendi Hissiz
@svetlana
Okuma
1.37k
Oy
854
Takip
20
Yorum
1.54k
Bölüm
24
Belki herkesden nefret eden biri vardı, yada birileri. Ama herkes birinden nefret edebilir mi? Belki evet Belki bir lanet Belki de nefret Ama kim doğdu doğalı nefret edilecek kadar günah işlemiş olabilir ki? Deniz Ağcan herkes tarafından nefret edilen bir lise öğrencisidir. Herkesin ona nefret kusmasından bıkar ve hayatına son vermeye karar verir, atlar atlamasına bir çatıdan ama gözlerini tanımadığı üç adamın yanında açar. Bu adamalar ondan nefret etmiyordur hatta biri ona ilgilidir. Hissiz, adı sanı olmayan sarı gözlü eşsiz biri, ama günlerden bir gün Deniz Ağcan nefretinin yapay olduğunu öğrenir, nefreti yapaydır. Kimin yaptığını öğrenince yıkılır, kumar masasına oturmaya karar verir ve ortaya koyabileceği tek bahis hayatıdır. KİTAP ŞARKISI :-: BELKİ ODA ÜZGÜNDÜR (Anıl Emre Daldal) Deniz Ağcan`ın şarkısı ; Güneş - Suçlarlarımdan biri Yağız Eren Karakan`ın şarkısı ; Agoni - Gerçekten
devam ediyor 1a önce güncellendi Sis Kapanı
@itsyagmurdeniz
Okuma
1
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
1
Yıl 2058. Bozuk bir düzen ve o düzene baş kaldıran bir örgüt, bir hırsızlık çetesi: S.İ.S. Çalınan zihinler, hayatlar ve hatıralar… Aşkın büyülü ninnisiyle yeşererek dallanıp budaklanan, dikenlerle sarmalanmış bir intikam arzusu. Bu, kırılmış kalplerin ve parçalanmış hayatların hikayesi. Freya Velnor, yakalandığı bu kapanın içinde; yaşamakla yok etmek arasında ince bir çizgide.
devam ediyor 1a önce güncellendi COR OBLITUS :Unutulmuş kalp
@meisimsiii
Okuma
129
Oy
122
Takip
4
Yorum
44
Bölüm
4
Cor Oblitus, unutulması gerekenlerin bilinçli olarak gömüldüğü bir kalbin hikâyesidir. Geçmiş, susturulmuş anılarla doludur ve her sessizlik yeni bir yara açar. Bu kitapta kalpler unutmaz; sadece inkâr eder. Ve inkâr edilen her duygu, bir gün bedelini ister. Unutmak bir seçimdir… Ama kalp buna uymak zorunda değildir
devam ediyor 1a önce güncellendi YIKIM: Günahkârlar
@marul_yiyin
Okuma
3
Oy
2
Takip
0
Yorum
46
Bölüm
1
Hiç kendinizi yabancı hissettiğiniz oldu mu? Bir ortama, insanlara, hatta ve hatta kendinize... Hiç kendinizi kendinize ait hissetmediğiniz oldu mu? Nereye giderseniz kendinizi bir kaba sığdıramazsınız. Sanki her gün bacaklarınızın üstünde sizin olmayan ağır bir yükü taşıyor gibi hissedersiniz. Yaptığınız ve yapmadığınız şeylerin pişmanlıkları ruhunuzu kemirir durur. Bazen bazı insanlar bunu o kadar yoğun hisseder ki nefes alamayacak hale gelirler, hayata devam etmeye tahammülleri kalmaz. Ama ölmek de istemezler. Aksine kalan tüm benlikleriyle yaşamak isterler; hayatın acı tatlı her şeyini deneyimlemek ister, kendilerini tanımakla başlayarak yaşamaya değer her şeyi keşfetmeyi arzularlar. İşte bu hislerle dolup taşan çarpık benlikler bir gün öldüğünde dünyaya lanet olarak geri dönerler. Yaşanamamış hayatların lanetleri... Bu kitapta pişmanlıkları, insanın bedeniyle beraber içini de yiyip bitiren lanetlere benzettik. Kim bilir belki sizin de bir lanetiniz vardır. Belki de bu kitapta kendinizden bir şeyler bulursunuz. Ve bu olduğunda umarız size bir şeyler katabiliriz.
Loading...