[ distopya ] - Etiketin'de Kitap Listesi
devam ediyor 1g önce güncellendi
Mavi Kelebek
@ecefulcrum
Okuma
5
Oy
0
Takip
1
Yorum
0
Bölüm
3
Almeda, bir daha asla dönmemeye yemin ettiği o yere geri dönmüştü: Carisa’ya…
Artık ne yapması gerektiğini bilmiyordu.
Belki de ölümü kabullenmenin zamanı gelmişti…
Ama hâlâ içinde, yanmayı bekleyen bir intikam ateşi vardı.
O ateşi alevlendirebilecek tek kişi karşısındaydı.
Bembeyaz bir odada, zincirlere bağlıyken tüm gerçekleri elinde tutan kişi: Alex.
Gerçekleri öğrendiğinde geçmişini ve geleceğini kurtarabilecek miydi?
Yoksa o intikam ateşi, onu da Carum gibi küle mi çevirecekti?
(Bu serinin ikinci kitabıdır. Lütfen ilk kitabı okuduktan sonra ikinci kitabı okuyun :)
devam ediyor 1g önce güncellendi
NEHY-KİMSEDEN SONRA
@aidankrblt
Okuma
605
Oy
88
Takip
12
Yorum
18
Bölüm
24
Güneşin yıllar önce doğmayı bıraktığı bir dünyada, sessizliğe mahkûm edilmiş çocuklar ve baskı altında yaşayan halk, hayatta kalmanın yollarını arıyor. Cemre Nehy, yetimhaneden kaçan bir kız, gölgelerde ve yasaklarda kendi yolunu bulmaya çalışırken, küçük bir kıvılcım büyük değişimlerin habercisi oluyor.
devam ediyor 4g önce güncellendi
Kan Düğümü
@lunarixs
Okuma
1.35k
Oy
1000
Takip
13
Yorum
224
Bölüm
14
Krallığın hüküm sürdüğü karanlık bir düzende, herkesin kaderi Galibiyet Akademisine bağlıydı. Herkes bir ölümcül oyunun içindeyken, kazanmak yalnızca hayatta kalmak değil, geleceği yeniden yazmaktı. Peki bu akademiye bambaşka sebeplerle giren Aden`in kaderine ne yazılmıştı? Araya giren yasaklı duygular, saklanan gerçekler ve istenildiği gibi ilerlemeyen bir oyun... Aden tüm bunlara rağmen dimdik durabilecek miydi, yoksa pes etmek kaçınılmaz mıydı?
Kitabın tüm hakları saklıdır. Kitabı çalmanız dahilinde yasal işlemler başlatılacaktır.
devam ediyor 6g önce güncellendi
GÖLGE DANSI
@kizilyakamoz2
Okuma
38
Oy
5
Takip
8
Yorum
0
Bölüm
1
Bir bir dünya ortaklaşa nasıl yok edilirdi? Tüm insani duygular nasıl tek bir günde köreltilip merhametin yerine güç alırdı?
Evet o gündü insanlar bugün çok net hatırlayacaktı. Ilk başta diğer günlerden hiçbir farkı yoktu tabii artık her gün zordu çünkü kendi güçlerine güç katmak isteyen devletler dehşet saçmaya devam ediyordu.
Fakat bu dehşetin dozu bugün daha iyiydi önceki günlerden bir fark yoktu. İnsanlar o günde zulme sessiz kalmıştı o günde yüzlerce çocuk ölmüştü.
Zaten artık bunlar normal sayılmıyor muydu ki?
NATO ülkelerle beraber son yüzyılda olası savaşlar hakkında bir konferans düzenlemişti. Onlarca ülkenin dışişleri bakanları, savunma bakanları ve birçok askeri oradaydı.
Bazıları kötüydü evet bazıları hak yiyerek oraya oturmuştu evet ama bazıları ise adaletleri ve hak ettikleriyle oradaydı.
Bu yüzden yaşanan şey asla kabul edilmeyecekti yaşanan şeyi kimse aklayamayacaktı.
Saat 11.25 olmuştu toplantı yirmi beş dakikadır başlamış devam etmekteydi. Ülkeler sıra sıra fikirlerini paylaşıyor bakanlar kendi aralarında küçük fısıltılarla konuşuyorlardı.
Dünya bu zamana gelene kadar birçok şey atlatmıştı. Amerika birleşik devletleri Orta Asya`da zulümlerine devam etmişti. Ve orta asya`daki varlıkları bizzat onun karşısındaki en büyük gücü yani Rusya`yı tetiklemeye devam etmişti.
Devlet yıllarca sessiz kalmıştı fakat rusya amerika karşısındaki en büyük güç olduğunun farkındaydı ve bu gücü er ya da geç kullanacaktı.
Kim bilir bu gücü kullanmak bugüne nasipmiş diye...
Toplantı biraz daha devam ettikten sonra mola kararı verilmişti şimdi bakanlar molaya çıkacak bir süre dinlenecek ve geri geleceklerdi her şey protokole uygun bir şekilde ilerliyordu.
Fakat o gün hiç kimsem molaya çıkamadı. Güdümlü bir füze hiç kimsenin beklemediği bir anda NATO binasının toplantı yapılan yerini çarptı ve dakikalar içerisinde kulakları sağır edecek bir patlama sesi duyuldu.
Kim nasıl yapardı bunu, NATO`ya kim saldırmaya cürret ederd; o güç amerika karşısında dünyayı dengeleyecek güç...Rusya.
Ve füzenin üzerinde yazan bir yazı: "Sovyetlerden öpücükler."
Bu kadardı artık gerçekler kapıdaydı: 3 dünya savaşı...
Yaşanan katliamları anlatmayacağım kullanılan silahları yapılan işkenceleri iğrenç söylentileri hiçbirini anlatmayacağım. Çünkü bunları anlatmak sadece fikir verir.
Fakat dünya bir süre sonra öyle bir evde yol açmıştı ki insanları gömecek toprak kalmamıştı evler yıkılıyor arda kalan toprak mezar yeri olarak kullanılıyordu toplu mezarlar artık herkesin gündelik yaşamı gibi olmuştu.
Ta ki o zamana kadar 2032. Yaşanan savaşlar büyük bir siyasi boşluk getirmişti bazı devletlerin başkanları bile yoktu bazı devletler ise teokrasiyle yönetiliyordu.
Halbuki ortaya bir adam çıktı Henry Mawifo. O dünya savaşı`nı başlatan nedenlerin cumhuriyet olduğunu halkın kendi yöneticisini seçmesin bir saçmalık olduğunu söyleyen bir adiydi.
Haksızdı fakat insanlar savaştan çıkmıştı ve birçoğu yalan da olsa bir koruyucuya ihtiyaç duyuyorlardı. Ve insanlar ona inandı monarşilerin gelmesi gerektiğini inandılar. Bazıları savaşmak istedi fakat dünya bir savaşı daha kaldıracak düzeyde değildi. Yeni bir savaş bu sefer canlılığı bitirirdi.
Yıllar geçti payitahtlar kuruldu ilk başta gerçekten adaletliydiler belki fakat sonra gerçek yüzleri ortaya çıktı güç ve itidar için yapamayacakları hiçbir şey yoktu. Hem başka devletlere zarar verirlerdi hem de kendi haklarına zarar verirlerdi çünkü candan daha önemli bir şey vardı artık güç.
Imparator Semih ve karısı Funda. Onlar artık yönetici değildi onlar artık patron olmuşlardı yedi tane çocukları vardı. Hepsi potansiyel olarak bir taht varisiydi. Aslında çocuk sayıları sekizdi. Fakat en küçük çocukların yeşim hasta olduğu için onun adını ağızlarını almazlardı utançtan sayarlardı.
Onlar herkesin korktuğu bir aileydi her istediklerini yaparlardı adalet onlar için şekillenirdi.
Bilmedikleri şeyse Akay Koray onlar için gelmişti, çünkü her firavunun bir Musası vardı....
devam ediyor 1h önce güncellendi
ARINMA YASASI
@cerenevyapaan
Okuma
0
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
1
tarih takvim yaprağında 2009 yılının aralık ayını gösterdiğinde, zaten çatırdayan düzende ipler kopmuştu.
4 aralık darbesi ideolojik çalkantıların başlangıcı değildi.
sonu da olmayacaktı.
o günün idamları, 2030 yılının düzenine zemin hazırlarken hesapta olmayan bir şey yaşandı.
halktan bazıları ayaklandı.
bazıları susmadı.
bazıları susturulanların yerine konuştu.
ve 21 yıl sonra, ilk kez korku taraf değiştirdi.
**bu eserde yer alan kişi, kurum, kuruluş ve olaylar tamamen hayal ürünüdür. gerçek kişi ve kurumlarla herhangi bir benzerlik tamamen tesadüfidir.**
devam ediyor 2h önce güncellendi
Ölüm paradoksu (BL)
@wei_wuxian
Okuma
1.38k
Oy
856
Takip
20
Yorum
34
Bölüm
28
Uyandığında, yaşadığı her şeyin ve kendisinin bir kitabın parçası olduğunu öğrendi. Bu hikâyede ona biçilen rol basitti: ölmesi gereken önemsiz bir figür. Fatih bunu kabul etmedi. Yazılmış bir sonu yaşamak yerine, kendi kaderini kendi yazmaya karar verdi.
devam ediyor 2h önce güncellendi
Dikenli Sarmal ✩ Kimsesizler Ağacı
@lilacsmillie
Okuma
145
Oy
35
Takip
8
Yorum
3
Bölüm
8
bu kitapta örgütlerin acımasız işlerinin dokunduğu hayatlar vardır, bazı insanlar için tetikleyici unsur sayılabilir, şayet hassas biriyseniz okumamanızı öneririm!!
------
Kusursuz kahramanlar ve vicdansız canavarlar. Bir masalı masal yapan bunlar mıdır yoksa mutlu son yeterli olur mu?
Bu masalda da var kahramanlar, canavarlar gibi. Ancak periler, prensler ve prensesler yok; duyması gerekenlerin kulaklarını kapattığı çığlıklar var.
Devin, masalındaki ilk canavarla doğduğu anda tanışmış, hayatın onu sürüklediği noktada kimsesiz bir kız çocuğu olarak kalakalmış.
Devin büyüdükçe, masalına giren canavarların sayısı artmış; o fark edememiş.
Fakat unutmayın, canavarların olduğu yerde kusurlu bile olsa daima kahramanlar vardır.
"Sadece Bal. Eğer çok merak ediyorsan, başka bir evrende Mavi`yimdir belki ben de."
"Peki, sadece Bal. Öyle olsun. Fakat umarım başka bir evrende de Bal`sındır."
Kusurlu Kahramanların Masalı.
dikenli sarmal serisi, 1. kitap.
✩
Bu kitapta geçen olaylar, kurumlar, kuruluşlar; ülke ve kişi isimleri, karakterler tamamen kurgudan ibaret olup; hayal ürünüdür.
devam ediyor 2h önce güncellendi
Sis Kapanı
@itsyagmurdeniz
Okuma
1
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
1
Yıl 2058.
Bozuk bir düzen ve o düzene baş kaldıran bir örgüt, bir hırsızlık çetesi: S.İ.S.
Çalınan zihinler, hayatlar ve hatıralar…
Aşkın büyülü ninnisiyle yeşererek dallanıp budaklanan, dikenlerle sarmalanmış bir intikam arzusu.
Bu, kırılmış kalplerin ve parçalanmış hayatların hikayesi.
Freya Velnor, yakalandığı bu kapanın içinde; yaşamakla yok etmek arasında ince bir çizgide.
devam ediyor 2h önce güncellendi
Kavanoz (Askıda kalan Yer)
@blackcatandcats
Okuma
525
Oy
365
Takip
15
Yorum
304
Bölüm
13
Merhaba,
Kitabım fantastik–distopik türde, özgün bir evren ve mitoloji üzerine kurulu.
Hikâyede bazı insanlar gizemli biçimde kaçırılarak yapay bir evrene götürülür. Bu evrene geçen herkes, dünyadaki insanların hafızasından tamamen silinir. Kaçırılanların ruhları, kimliklerini ve tüm bilgilerini barındıran büyüyle mühürlenmiş kavanozlara hapsedilmiştir. Bu kavanozlar yalnızca güçlü bir büyüyle, belirli kurallar çerçevesinde açılabilir.
Ana karakter, kendi kavanozunun çatlamasıyla bu evrenden kaçmayı başarır ve bunun bir kurtuluş olduğunu düşünür. Ancak çatlayan bir kavanoz, özgürlük değil; yavaş bir yok oluşun başlangıcıdır. Karakter dünyaya döndükten sonra zamanla bedensel ve zihinsel yan etkiler yaşamaya başlar: baş dönmeleri, mide bulantıları, fiziksel silikleşme ve açıklanamayan değişimler… Arafta kalmış gibi, iki evren arasında sıkıştığını fark eder.
Bu süreçte, kendisi gibi kaçmayı başarmış başka insanlarla tanışır. Ancak onların durumu farklıdır; kavanozları çatlamamış, bir cadının yardımıyla büyü yoluyla açılmıştır. Bu fark, ana karakterin kaderini ve hayatta kalma ihtimalini sorgulamasına neden olur.
Paylaşılma tarihi~24.04.2025
devam ediyor 2h önce güncellendi
PARALEL TUZAK
@sdkardor
Okuma
19
Oy
3
Takip
2
Yorum
4
Bölüm
7
Sisler arasından doğan bir gerçeklik, hiçbir kayıt düşülmemiş bir tarih...
Burada geçmiş yalnızca fısıltılarla anlatılır ve gölgeler bile kendi sırlarını saklar. Güven, yalnızca bir kelime değil, bir sınavdır; hayatta kalmak ise keskin zekânın ve içgüdülerin dansıdır.
Gözleri geçmişin karanlığıyla parlayan yabancı, bu dünyada hiçbir zaman var olmamıştı-ya da öyle olduğuna inanılıyordu. Ama şimdi, kaderin iplerini elinde tutuyor. Onun gelişinin yankıları, bu evrenin kırılma noktasını mı oluşturacak? Yoksa zaten yazılmış olan bir hikâyeyi mi yeniden yazacak?
Gizlenmiş gerçekleri keşfetmeye cesaret edenler için burası kaçış değil, bir meydan okuma. Kimin dost, kimin düşman olduğunu anlamak ise belirsizlikten doğan bir sanat.
Bu yabancı için artık tek bir seçenek var: Ya bu dünyanın kurallarına teslim olacak, ya da onu kendi hikâyesiyle yeniden şekillendirecek.
Çünkü burada kim olduğunu bilmek yeterli değil-kim olacağına karar vermesi gerekiyor.
devam ediyor 2h önce güncellendi
COR OBLITUS :Unutulmuş kalp
@meisimsiii
Okuma
105
Oy
99
Takip
3
Yorum
44
Bölüm
4
Cor Oblitus, unutulması gerekenlerin bilinçli olarak gömüldüğü bir kalbin hikâyesidir.
Geçmiş, susturulmuş anılarla doludur ve her sessizlik yeni bir yara açar.
Bu kitapta kalpler unutmaz; sadece inkâr eder.
Ve inkâr edilen her duygu, bir gün bedelini ister.
Unutmak bir seçimdir…
Ama kalp buna uymak zorunda değildir
devam ediyor 3g önce güncellendi
Hissiz
@svetlana
Okuma
1.36k
Oy
852
Takip
20
Yorum
1.54k
Bölüm
22
Belki herkesden nefret eden biri vardı, yada birileri.
Ama herkes birinden nefret edebilir mi?
Belki evet
Belki bir lanet
Belki de nefret
Ama kim doğdu doğalı nefret edilecek kadar günah işlemiş olabilir ki?
Deniz Ağcan herkes tarafından nefret edilen bir lise öğrencisidir. Herkesin ona nefret kusmasından bıkar ve hayatına son vermeye karar verir, atlar atlamasına bir çatıdan ama gözlerini tanımadığı üç adamın yanında açar. Bu adamalar ondan nefret etmiyordur hatta biri ona ilgilidir.
Hissiz, adı sanı olmayan sarı gözlü eşsiz biri, ama günlerden bir gün Deniz Ağcan nefretinin yapay olduğunu öğrenir, nefreti yapaydır.
Kimin yaptığını öğrenince yıkılır, kumar masasına oturmaya karar verir ve ortaya koyabileceği tek bahis hayatıdır.
KİTAP ŞARKISI :-: BELKİ ODA ÜZGÜNDÜR (Anıl Emre Daldal)
Deniz Ağcan`ın şarkısı ; Güneş - Suçlarlarımdan biri
Yağız Eren Karakan`ın şarkısı ; Agoni - Gerçekten
devam ediyor 3h önce güncellendi
YIKIM: Günahkârlar
@marul_yiyin
Okuma
3
Oy
2
Takip
0
Yorum
46
Bölüm
1
Hiç kendinizi yabancı hissettiğiniz oldu mu? Bir ortama, insanlara, hatta ve hatta kendinize... Hiç kendinizi kendinize ait hissetmediğiniz oldu mu? Nereye giderseniz kendinizi bir kaba sığdıramazsınız. Sanki her gün bacaklarınızın üstünde sizin olmayan ağır bir yükü taşıyor gibi hissedersiniz. Yaptığınız ve yapmadığınız şeylerin pişmanlıkları ruhunuzu kemirir durur.
Bazen bazı insanlar bunu o kadar yoğun hisseder ki nefes alamayacak hale gelirler, hayata devam etmeye tahammülleri kalmaz. Ama ölmek de istemezler. Aksine kalan tüm benlikleriyle yaşamak isterler; hayatın acı tatlı her şeyini deneyimlemek ister, kendilerini tanımakla başlayarak yaşamaya değer her şeyi keşfetmeyi arzularlar.
İşte bu hislerle dolup taşan çarpık benlikler bir gün öldüğünde dünyaya lanet olarak geri dönerler. Yaşanamamış hayatların lanetleri...
Bu kitapta pişmanlıkları, insanın bedeniyle beraber içini de yiyip bitiren lanetlere benzettik. Kim bilir belki sizin de bir lanetiniz vardır. Belki de bu kitapta kendinizden bir şeyler bulursunuz. Ve bu olduğunda umarız size bir şeyler katabiliriz.
devam ediyor 3h önce güncellendi
YIKIM: Günahkarlar
@oleolsun
Okuma
2
Oy
1
Takip
0
Yorum
2
Bölüm
1
Hiç kendinizi yabancı hissettiğiniz oldu mu? Bir ortama, insanlara, hatta ve hatta kendinize... Hiç kendinizi kendinize ait hissetmediğiniz oldu mu? Nereye giderseniz kendinizi bir kaba sığdıramazsınız. Sanki her gün bacaklarınızın üstünde sizin olmayan ağır bir yükü taşıyor gibi hissedersiniz. Yaptığınız ve yapmadığınız şeylerin pişmanlıkları ruhunuzu kemirir durur.
Bazen bazı insanlar bunu o kadar yoğun hisseder ki nefes alamayacak hale gelirler, hayata devam etmeye tahammülleri kalmaz. Ama ölmek de istemezler. Aksine kalan tüm benlikleriyle yaşamak isterler; hayatın acı tatlı her şeyini deneyimlemek ister, kendilerini tanımakla başlayarak yaşamaya değer her şeyi keşfetmeyi arzularlar.
İşte bu hislerle dolup taşan çarpık benlikler bir gün öldüğünde dünyaya lanet olarak geri dönerler. Yaşanamamış hayatların lanetleri...
Bu kitapta pişmanlıkları, insanın bedeniyle beraber içini de yiyip bitiren lanetlere benzettik. Kim bilir belki sizin de bir lanetiniz vardır. Belki de bu kitapta kendinizden bir şeyler bulursunuz. Ve bu olduğunda umarız size bir şeyler katabiliriz.
devam ediyor 3h önce güncellendi
KANLI HANÇER
@mavisinci
Okuma
17
Oy
11
Takip
1
Yorum
2
Bölüm
6
Kitapa başlama tarihi : 07.12.25
💫
Ben de hızlıca başımı salladım. Uraz`ın yüzünde aynı gülümseme peyda olunca"Peki... hadi sana bir ödül. Nerenden vurmama sen karar vereceksin." dedi.
Bu adamın bir psikopat olduğunu gerçekten kabul edecektim.
Cevap vermeyince Uraz sinirlenmiş olacak ki"Tam 10 saniyen var! Ya cevap verirsin ya da ben senin beynini dağıtırım!" dedi.
Hemen başımı sallayıp onu onayladım. Vücudumun neresini seçsem daha az canım acırdı ki.Ben bunları düşünürken Uraz geriye doğru saymaya başladı
"10... 9... 8..." diyerek devam ediyordu. Sanki çok normal bir şeymiş gibi bunu benden istiyordu. Aslında buna şükredebilirdim; beynimin dağıtılmasındansa daha iyi bir yer bulabilirdim.
En son Uraz "3, 2, 1" dediğinde, ben de hızlıca verdiğim kararı söyledim
"Kolumdan... kolumdan vur!"
Sesimi duyması için iki kat daha yüksek söylemiştim.
Uraz alaycı bir şekilde
"Kolundan biraz sıkıcı ama madem kolundan istiyorsun, tamam." dedi.
Silahı koluma dayadığında gözlerimi sıkıca kapatıp kurşunu bekledim. Kolumu sıkarak acının gelmesini bekledim ama silah patladığında acı kolumda değildi. Bacağımdaydı!
O keskin acıyla birlikte kendimi yerde buldum.
Soğuk kar artık tüm tenimdeydi ve beni gerçek anlamda üşütüyordu. Bacağımdan çıkan sıcak kırmızı kan, beyaz karın üzerinde bir leke gibi duruyordu.
Ve bana üstten bakan Azrail`im.Beni böyle görmek intikam ateşini harlıyordu; bana daha kötü acılar çektirmek istiyordu.
Uraz, tek dizi üzerinde dururken kulağıma yaklaştı"Unutma küçük tavşan kurttan dost olmaz."
Son duyduğum şey bu olmuştu. Sonrası zifiri karanlık ve acıydı.
devam ediyor 4h önce güncellendi
ATHERON: Yarımay
@yzrsyw7
Okuma
1
Oy
1
Takip
0
Yorum
1
Bölüm
1
Atheron`da sınıflar doğuştan bellidir. Kurallar sorgulanmaz.
Bir Taçkan ve bir Topraklı`nın yolları; idam meydanında kesiştiğinde, düzenin asla izin vermeyeceği bir bağ filizlenir.
Biri yönetimin içinde, diğeri görmezden gelinenlerin arasında yetişmiştir. Biri düzene boyun eğerken diğeri her zaman başkaldıran olarak büyümüştür.
"Atheron`da yasak olan şey aşk değildi. Onu hissetmeye cesaret etmekti. Ve bir gün bu düzen kökünden değişecekti."
devam ediyor 1a önce güncellendi
Kırık Adalet
@xzarius
Okuma
351
Oy
124
Takip
6
Yorum
50
Bölüm
22
“Daha kaç kurban gidecek böyle?
Kaç kişinin daha ölümünün sebebi olacağım?
Bir kelebek uğuruna oluşan bu ayaklanma, ay ışığına ne zaman kavuşacak?
Daha ne kadar tahammül etmem lazım bu karanlığa?”
İki polis. İki ebeveyn. İki can.
Sadece onların değil, küçük bir kızın da ölümüne sebep olan kurşunlar.
Geçmişin yemin ve sözleriyle yaşamaya yemin etmiş, bildiklerinden fazlası olduğunu fark eden bir kız.
Gerçekler açığa çıkınca o kişiyle empati kurmam doğru muydu? Ona acımam normal miydi?
Benim verdiğim ifade sonucu içeri giren bu adamı sekiz yıl sonunda kendi laflarımla kurtarmak, savunmak ve onun için çabalamak hedefime ulaşmam için bir basamaktan mı ibaretti?
Tüm bu karışıklık, çelişki, yaşananlar ve yaşanacaklar, adaletin kırılmış, hatta harabeye dönmüş olduğunun göstergesi değildi de neydi?
devam ediyor 1a önce güncellendi
VANDORYA: Kalbin Esareti
@birdebayilferihaaa
Okuma
1
Oy
1
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
2
Duyguların lanetli sayıldığı bir ülkede doğmak, kaderlerin en kötüsüdür. Ve Lyra, bu kaderin lanetlilerindendi. Binlerce kişi arasında lanete sahip olmak, onun eline düşmüştü.
Lyra, bir bataklıktak çıktıktan sonra özgürce yaşayabileceğini düşünürken, üstlerdeki öncülerden biri onun eğitmeni olur. Bu duyguları herkesten saklayan Lyra,
Ondan da saklayabilecekmiydi?
tamamlandı 1a önce tamamlandı
PRAGİA
@hasanaydogdu
Okuma
24
Oy
1
Takip
1
Yorum
22
Bölüm
18
Pragia`da suç yok. Açlık yok. Kaos yok. Her-kesin bir puanı, bir de oy hakkı var.
Normalize Teşkilatı`nın yıldız polisi Sawyer Brody, sistemin kusursuz işlediğine inanıyordu. Ta ki eski ortağı Colton Zane, sistemin unuttuğu bir "hata" ile birlikte bu altın kafesten kaçmaya çalışana kadar.
Bir yanda hırsla parlayan Gümüş Bölge, diğer yanda çürük lahanaların ve unutulmuş insanların yaşadığı Yaban Bölgesi. İki eski dostun ölümcül kovalamacası, Pragia`nın steril maskesini düşürecek mi?
"Demokrasi, kimi feda edeceğimize karar verdiğimiz bir oylamadan ibaretse, o sandıktan kim sağ çıkabilir?"
Teknolojinin tiranlığa dönüştüğü, vicdanın ise sadece bir sistem hatası sayıldığı nefes kesici bir distopik evren.
devam ediyor 1a önce güncellendi
SALGIN
@lyrivane_1011
Okuma
19
Oy
7
Takip
1
Yorum
4
Bölüm
9
sene 2050
ülke yönetimi artık ikiye ayrılmış durumda.
Ülkeyi artık Güney ve Kuzey Krallıkları yönetmekte.
krallıkları yöneten kardeşlerin birbirine düşman olması durumunda birbirlerini alt etmek için çıkarttıkları virüs bütün dünyaya yayılmış durumda.
ve virüs ile baş etmek için her iki krallıkta bir elçi görevlendirdi.
Sergi KARA ve Göktürk BARLAS.
Ülkeleri için çalışan iki bilim insanının bütün dünyaya ve aralarında ki duygulara açtıkları savaşın hikayesi.
Bol aksiyon ve maceraya hazır olun.
devam ediyor 1a önce güncellendi
DOLAMBAÇLI YOL
@ihtisamli_dusler
Okuma
8
Oy
8
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
2
Hayat çarkı dönüyor...
Herkesin yeri, kaderi ve sonucu farklı.
Asi, Asir ve Asin... üç kardeş, tamamen zıt, ama aynı karanlığın içinde sıkışmış.
🎭 Parselân`ın rengarenk, cıvıl soytarılığı mı, yoksa Porselen`in karanlık, ölümcül gülüşü mü?
🗡️ Ortada duran kadın, katana`sıyla sadece bir gölge... ama belki de tek umut ışığı.
Kaderi şekillendirmek sizin elinizde değil; hazır olun, yerinizi alın ve hayatta kalın.
İyi şanslar...
devam ediyor 2a önce güncellendi
DIVAVISION
@lodosunenistesi
Okuma
4
Oy
2
Takip
1
Yorum
0
Bölüm
2
DIVAVISION, sesin bir yetenek değil, bir silah; sahnenin bir gösteri alanı değil, yargı kürsüsü olduğu bir evrende geçiyor. Starflame’de her yüz yılda bir kurulan bu sahnede, ulusları temsil eden Divlar yalnızca alkış için değil, var olma hakkı için yarışıyor. Mikrofonun ucunda bir ses, arkasında ise geri dönüşü olmayan kararlar var. Kazanmak hayatta kalmak anlamına gelmiyor; kaybetmekse yalnızca görünmez olmak demek değil.
DIVAVISION, bir müzik yarışması değildir. Bu, susturulmuş seslerin, bastırılmış hafızaların ve kutsal sayılan bir düzenin içten içe nasıl çürüdüğünün kaydıdır. Ve bu kayıt tutulmaya başlandığında, artık hiçbir şey tamamen sessiz kalmaz.