[ komedi ] - Etiketin'de Kitap Listesi
devam ediyor 2s önce güncellendi
Bay Doğruyla & Bayan Yanlış
@mrs.watterson
Okuma
69
Oy
50
Takip
6
Yorum
24
Bölüm
10
Ceren yıllardır sevdiği adamdan evlenme teklifi alacağına en yakın arkadaşlarından biriyle onu aldattığını öğrenir. Bu durumu hazmedemez ve anlık bir hatayla babasının ortağı olan Ateş Karayel`in kardeşi Mert ile evlenir. İntikam uğruna sevmediği bir adamla evlendiğini ve ona karşı ufacık bile bir şey hissetmediğini fark eder Ceren, ama iş işten çoktan geçmiştir.
~~~~~~~~~~
Ve ayrıca Ateş Karayel aklını kurcalıyor, ona karşı bir şey hissetmemek için çok direniyordu. Bu her açıdan yanlıştı. O yasaktı!!!! Bu yasak olan Elamanın en büyüğünü yemek istemek gibiydi.
~~~~
Bu kurguda edebi görüşlerinize uymayacak şeyler bulunmaktadır. Bunun bilincinde olup okuma kararı alınız.....🤍
...Sen doğru, ben bayağı yanlış
Bay Doğru`yla Bayan Yanlış
Sanki her şey sana kalmış
Dünya istediğin kadarmış
Yok mu bu işte bir yanlış?
Herkes ellerinden kaymış
Yalnız tahtında otur, dur o zaman
tamamlandı 6s önce tamamlandı
Baş Belası // Stray Kids
@gecekusud
Okuma
6.04k
Oy
517
Takip
41
Yorum
199
Bölüm
70
Annesini takip eden yavru bir ördek gibi o nereye giderse ben de arkasından oraya gidiyordum. Aynı zamanda çenem de boş durmuyor, sürekli ismini üst üste söyleyip duruyordum.
O ise beni hiç tınlamıyor, yoluna devam ediyordu.
"Minho?"
"Minho?"
"Minho?"
Artık bezsin de arkasına dönsün, yüzüme baksın diye bu gıcıklığı yapıyordum ama ne kadar kırgınsa artık yüzüme bile bakmıyordu. Sanki ben yoktum.
"Minho?"
"Minho?"
"Minho?"
Artık bu yaptığıma ben bile daha fazla dayanamadım.
"Ahh, yeter ama!" diye bağırarak onu takip etmeye devam ettim.
"Hangi tür insan böyle bir işkenceye dayanabilir ki? Nasıl tepkisiz kalabiliyorsun? Ben olsaydım şeytanı dinler, çakardım ağzının ortasına cidden!"
-Der demez durdu. Onun durması üzerine başımı sırtına tosladım.
"Ah!" dedikten sonra anında geri çekildim. Bu sefer bana döndü. Evet, döndü!
Ama nasıl bakıyordu biliyor musunuz?
Tek kaşını havaya kaldırmış bana az önceki söylediklerime nispeten, "Şeytan öyle mi dermiş?"der gibisinden bakıyordu.
Sadece bakışlarından bile bana bunu sorduğu belli oluyordu. Anlayınca hemen sırıttım.
"Aaaa... Şey... Şeytanı dinlememek lazım. Evet evet, kesinlikle şeytanı dinlememeliyiz! Ne öyle ağzına çakmak falan? Onun yerine sakin kalıp, sabredip duymamazlıktan gelmek en iyi- "
Ne diyorum ben ya?
Resmen şu an kendi ağzımla kendime kapak yaptım.
Sustum ama geciktim tabii ki. Başını bir sağa bir sola sallayan Minho derin bir nefes alıp verdi. Bu zamana kadar hiç konuşmamıştı ama nefes verdikten hemen sonra:
"Baş belası." dedi.
Gıcık işte, ne olacak?! O kadar konuşmaya çalıştım ama tek kelime dahi etmedi. Şimdi ağzından çıkan bu iki kelime de neyin nesiydi böyle?
Gözlerimi devirdim ve klasik esprilerden birini yaptım.
"Memnun oldum. Ben de Alya."
"Ciddi olamaz mısın?"
"Olamam ciddi falan. "
"Çocuk gibisin."
Yeter ama artık bu kadar. Benim de sabrımın bir sınırı var ve bu sınırı aşınca her insan gibi ben de sinirleniyorum.
Dayanamadım.
Biraz sesimi yükselttim ve karşımda dikilen Minho`ya bakarak konuşmaya başladım.
"Ben miyim çocuk gibi olan? Seninle insan gibi oturup sadece 2 dakika konuşmak istedim! Seninle konuşup yanlış anlaşılmaları düzeltebilmek için Amerika`dan, babamdan kaçtım! Ama sen... Beni takmıyorsun bile! Sadece 2 dakika ya, 2 dakika! 2 dakika konuşacak kadar dahi hiç mi hatırım yok üzerinde?! Asıl çocuk gibi davranan sensin!"
"Sence de... Sana böyle davranmaya hakkım yok mu Alya? Geçmişimizi, bizi sen mahvettin. Hem de bir hiç uğruna! Yıllar sonra çıkıp geliyorsun ve benimle konuşmak istiyorsun. Neden? Ünlü oldum diye mi?! Ne değişti ha? Söyle!"
"Saçmalama! Ünlü olman beni neden ilgilendirsin?! Babamdan dolayı yeterince şana, şöhrete, paraya sahibim zaten!"
"O zaman neden?!"
Sustum.
Gözlerimden aşağı süzülen gözyaşlarını hisseder hissetmez hızla sildim ve Minho`ya arkamı döndüm.
Bu soruya cevap vermek kadar zor bir şey yoktu şu an hayatımda. Evet, her şeye sahiptim. Ama tek bir şey hariç.
Ölüyorum Minho... Ölüyorum...
Son defa seni görmek için geldim. Belki aramızdaki yanlış anlaşılmayı da düzeltebilirim diye geldim. Ama... Ama yapamıyorum. Bunu sana nasıl söyleyeceğimi bilemiyorum.
..
tamamlandı 6s önce tamamlandı
Camdan Hayaller
@gecekusud
Okuma
1.18k
Oy
272
Takip
17
Yorum
464
Bölüm
31
Yine saat gece yarısı olduğu için kimsecikler yoktu ortada. Asansör için köşeye döneceğim sırada duyduğum seslerle korkarak hemen geri çekildim. Duvara yaslandım.
Gece gece 2 erkek görmek korkutmuştu. Ah, oysa hastanedeyim. Neden korkuyorsam? Kendimi toplayıp çıkmak için hamle yaptım. Ancak bu sefer duymuş olduğum kelimelerin beni ilgilendirdiğini anlayarak yeniden duvara yapıştım. Kulaklarımı kabartıp onları dinlemeye başladım.
Nefes nefese bir genç, sırtı bana dönük olan gencin önünde, elleri dizlerinde hem soluklanıyor hem de anlatıyordu.
"Kameralara bakamadık. Bakamayız da. İçerideki güvenlikler sağlamlar. Koca hastanede nasıl arayacağız o kızı? Ben yüzünü de görmedim. Onu bir tek sen gördün."
Sırtı bana dönük olan genç sinirlendi.
"O kızı ne olursa olsun bulmalıyız. O defteri almamız lâzım."
Karşısındaki onu onaylayarak başını salladı. O genç, bir kere daha söze girdi.
"Bulduğunda yaşatma. Defterdekileri okumuş olma ihtimalini göz ardı edip kendimizi riske atamayız."
Korku içerisinde gözlerimi irileştirdim. Boşta olan elimi ağzıma kapattım. Defter... Kız... Bahsettikleri kız bendim! Resmen öldürme emri vermişti bu manyak!
Minho... Ya ona bir şey yapmaya kalkarlarsa? Defter odadaydı. Ya defteri bulurlarsa ve Minho`nun okuduğunu düşünüp onu öldürürlerse?Hayır!
Arkama döndüm ve temkinlice çekilip bir müddet sonra hızla koştum. İlerideki merdivenlere yönelip birer birer çıkmaya başladım.
Bacaklarım şimdiden iflas etmişti. Odanın olduğu kata çıktığımda artık bacaklarımı hissetmiyordum. Sadece burnumdan nefes almak yetmiyor, ağzımdan da nefes alıyordum. Kalbim ağzımda atıyordu.
Az kaldı diye içimden kendimi tembihleyerek yine hızlandım. Odaya âdeta dalarak girince Minho yatağında hızla doğruldu.
Beni, daha doğrusu hâlimi görünce yüzü düştü.
"Jae Hee! Ne oldu?! İyi misin?!"diye sordu. Korkuyla yanına ilerledim.
Yatağın başına gelerek dizlerimi kırdım. Ellerimle yatağın kenarını tutunup düşmemek için destek aldım. Minho endişeyle bana bakmayı sürdürüyor ve benden bir cevap bekliyordu.
Panik yüzünden ağlamaklı çıkan sesimle anlatmaya başladım.
"Minho polisi aramalıyız! Sanırım başımız dertte. Hatta ben! Benim başım dertte. Gitmeliyim buradan!"
"Jae Hee sakin olup neler olduğunu anlatır mısın?"
"Minho defter! Defterde her ne varsa hiç iyi şeyler değil! Beni ve defteri arıyorlar! Aşağıda onları konuşurken duydum. Beni... Defterdekileri okuma ihtimaline karşı öldüreceklerini duydum! Sadece beni hatırlıyorlar. Seni de riske atamam!"
"N-ne diyorsun sen Ja Hee? Dur bekle! Kuzenim polis benim. Onu arıyorum hemen. Hiçbir yere gitmek yok. Seni bırakmam."
Güzel gözleri bu sefer güven vermek istercesine bakıyordu gözlerime. Ayaklarını sarkıtacağını anladığım an ayağa kalktım. Ayaklarını sarkıttı ve terliğine ayaklarını geçirerek leptobunun yanında olan telefonunu eline aldı. Hızla birini aradı. Çok geçmeden çağrısı cevaplandı ve konuşmaya başladı.
"Hyunjin! Acilen hastaneye gelebilir misin? Ama çok acil. Ölüm kalım meselesi. Gelince görüşürüz. Tamam, bekliyorum. Lütfen çabuk ol."
Telefonu kapatıp eski yerine koydu. Yavaş adımlar atarak karşıma geçti.
Gözleri bu sefer âdeta yalvarıyordu.
"Ağlama ne olur? Seni böyle görmek istemiyorum."
Ağlıyor muydum?
Ellerimi yanaklarıma attığımda hissettiğim ıslaklıkla ağladığımı fark ettim. Hemen ellerimin tersiyle yanaklarımı, gözlerimi sildim.
Uzun koltuğun karşısındaki orta sehpanın üzerine koyduğum defteri elime aldım. Yeniden Minho`nun karşısına geçtim.
"İçinde bu kadar önemli olan ne var bilmiyorum. Ama cebimden çıkan not şaka değildi. O çocuğa bir şey olmuş mudur Minho? Bana çarptıktan sonra gözlerime yalvarırcasına bakmıştı. O bakışlar... O not... Bunu nasıl şaka zannedebilirim ben? Ya ona bir şey olduysa?"
"Korkma Jae Hee, hiçbir şey olmayacak." dediği anda kapı tıklatıldı. Korkuyla ikimiz de kapıya baktık. Kapının arkasından biri seslendi.
"Müsait misiniz efendim, girebilir miyim?!"
Bu ses aşağıda bana sırtı dönük olan, öldürülmem için emir veren kişinin sesiydi!
...
SL6802VW
devam ediyor 13s önce güncellendi
SOYADINDA ZİNCİR
@karensi0
Okuma
90.24k
Oy
8.3k
Takip
985
Yorum
2.25k
Bölüm
37
Birbirine mecbur bırakılan iki yabancı. Biri inatçı, diğeri tahammül sınırlarını zorlayacak kadar dik başlı. Ve ikisini de aynı ateşe sürükleyen tek bir kelime, İntikam.
Yıllar sonra ülkesine dönen genç kadın, ailesinin düşmanlarına karşı güç kazanmak uğruna hiç istemediği bir evliliğe mahkûm edilir. Onu bekleyen adam ise, kaybettiği kardeşinin intikamını almak için bu birlikteliği bir fırsata çevirmeye kararlıdır.
Ancak hiçbir plan, iki ateşli ruhun karşı karşıya geldiğinde savrulan kıvılcımları hesap edemez. Bu evlilik; savaşacakları, direnecekleri, birbirlerine meydan okuyacakları bir arenaya dönüşür. Ve intikam için başlayan bu yolculuk, beklenmedik bir yerden –kalplerinden– çatlamaya başlar.
Peki nefretle atılan imzalar, gün gelir vuslata dönüşürse…
O an, kim kazanır; kim yenilir?
Ateşin içine atılan iki yürek, sonunda birbirine mi yanacak, yoksa birbirini mi yakacak?
Bu hikayede geçen kurumlar, yerler, olay örgüleri şahsıma, yani yazarın hayal gücüne aittir, benzeri yoktur bilginize.
devam ediyor 23s önce güncellendi
Sarhoşluğun Bedeli
@yazarmen
Okuma
8.57k
Oy
727
Takip
31
Yorum
72
Bölüm
69
"Balo gecesi" ve "Buse" kelimeleri yan yana gelince İnci’nin boğazı düğümlendi, güçlükle yutkundu. Çünkü o gece Cem Karatay ile öpüşen kişi Buse değildi; onun yerine geçen İnci’nin ta kendisiydi.
"Sen o gece görüntülerde oldukça keyifli görünüyordun," dedi İnci, sesindeki titremeyi gizlemeye çalışarak. "Şimdiyse mutlu olmadığını, bunun zoraki olduğunu söylüyorsun."
"İnci, mesele de bu zaten. Ben o geceki kızın Buse olduğunu düşünmüyorum," dedi Cem, gözlerini İnci’nin gözlerine dikerek. "Çünkü o geceki kız; etkilendiğim, hoşlandığım, mütevazı ve gerçekten tatlı biriydi. Ama Buse öyle değil. Buse sadece kendini önemseyen, kendi çıkarları için en yakınına bile acımayan biri. O geceki kızın o olmadığından eminim. Sadece bu evliliğe engel olabilmek için bir kanıta ihtiyacım var."
Cem bu sözlerin ardından sustu. Bu sıradan bir sessizlik değildi; çaresizliğin ve pişmanlığın ağırlığıydı.
devam ediyor 1g önce güncellendi
ERKEK BACI | Texting
@bestegul.toprak
Okuma
86
Oy
44
Takip
7
Yorum
163
Bölüm
4
Soner: Arkadaşlar ben erkeğim
★
Aynı apartmanda büyümüş, anneleri yakın olduğu için çocukluğunu birlikte geçiren 4 arkadaş, bir grup kurar ve adını Gül Reçelleri koyarlar.
Bu 4 kişinin arasında tek erkek olan, grupta erkek bacı diye anılan Soner ise gönlünü Süveyda`ya kaptırmıştır.
Açılırsa kabul etmeyeceği gerçeği ve grubun dağılması düşüncesi yüzünden sevgisini gizliyordur.
Bakalım Soner, bu bacı etiketinden kurtulup, korkusunun yenerek Süveyda`nın karşısına çıkabilecek mi?
Süveyda & Soner
Not: Kitle kazanıp asıl kitabım olan Işıkları Söndürseler Bile`ye okur kazanmak için bu kitabı yazıyorum.
Bölümlerin çoğu mesajlaşmadır, sadece robot gibi durmasın diye bazı mesajlarda Soner`in düşüncelerini de yazacağım♡
devam ediyor 1g önce güncellendi
Geceye Saklı
@simeray
Okuma
1.93k
Oy
168
Takip
81
Yorum
18
Bölüm
13
yıllar önce aynı üniversitede okumuş ve birbirine aşkı olan Oğuz Tuğra ve Duru`nun belirli nedenlerden dolayı ayrılır. yıllar sonra aynı davanın savcısı ve avukatı olarak bir araya gelirler.⚖️ (Kitappad de Geceye Saklı adında ilk kitab)
devam ediyor 1g önce güncellendi
Haziran Rüzgarı
@geceninhanimii
Okuma
896
Oy
113
Takip
32
Yorum
57
Bölüm
5
Bir köy hikayesi. Yaş farkı vardır.
Haziran&Agah Rüzgar Ağa
.
Balkondan boş avluya bakarak "Haziran!" diye bağırdı. Kaşları daha da çatılırken yönünü Haziran`ın odasına çevirdi. Kadının odasının önüne geldiğinde kapıyı çalmasına rağmen cevap alamamak onu daha da sinirlendirince hırsla kapıyı açarak odaya girdi. Biraz ilerlediğinde odanın içindeki hamamdan gelen su sesleriyle kafasını hamam kapısına çevirdiğinde ömrünün şokunu yaşadı Agah Ağa.
Kapısı yarı açık odanın ona sunduğu manzaradan gözlerini alamıyordu Agah. Gözlerini dahi kırpmadan karşısında çırılçıplak bir şekilde yıkanan kadın yüzünden gözlerini bile kırpamamıştı. Kızıl saçları vardı! Hiç görmediği kızıl saçları kalçalarına kadar iniyor bembeyaz teniyle muhteşem bir uyum içerisinde adamı çıldırtıyordu. Dehşet içinde kafasını eğip odadan resmen kaçarken kendi odasına girdiğinde kafasını eğerek ikinci bir şok yaşadı.
6 yıldır gitmediği doktor ve görmediği tedavi kalmamasına rağmen sertleşmeyen penisi şuan pantolonunu zorlayacak kadar sert ve dikti
devam ediyor 1g önce güncellendi
Karanlıktan Gelen Aşk
@angel.dilek
Okuma
19
Oy
11
Takip
1
Yorum
0
Bölüm
6
Bundan sadece bir yıl önce biri bana diğer insanların asla göremeyeceği varlıkları göre bileceğimi söyleseydi o kişiye popomla gülerdim.
çocukluğumdan beri en çok korktuğum varlık hayaletlerken ki onların var olduğunu asla düşünmememe rağmen deli gibi korkan bir kız çocuğuydum şimdi hayatımın birer parçası haline gelmeleri hem traji komik hem de çok tırstırıcıydı.
Evet .. yanlış duymadınız sevgili okuyucularım hayatım geçirdiğim berbat bir trafik kazasından sonra tamamen karanlığa mahkum oldu ve ben bu karanlıktan nasıl çıka bileceğimi bir türlü bulamıyorum ..
devam ediyor 2g önce güncellendi
Gerçek Ailem 'Umay'
@elf_01_
Okuma
1.43k
Oy
172
Takip
34
Yorum
23
Bölüm
11
Ben hiçbir zaman ailem tarafından onların çocuğu olarak görülmedim. Ben bir süs bebeğiydim. Beni istedikleri gibi giydirdikleri, istedikleri gibi hareket ettirdikleri bir süs bebeği. Ağzımı açmamıştım tüm bu yapılanlara. Çünkü ağzımdaki dikişler konuşup karşı gelmeme izin vermiyordu.
Ancak bir gün artık bir şeylerin farkına vardığım zaman, herşey değişmişti. Kendi hayatımı zor da olsa kurmaya başlamıştım. Baskılara ve şiddette maruz kalsam bile hayallerimi gerçekleştirmem herşeyin bedeline değerdi.
Ben Umay Taşkın yani artık Eraslan, 21 yıllık hayatımın, yaşadığım zorlukların çöp olduğunu öğrendikten sonra gerçek ailemle yaşamaya başlamıştım. İki aylık deneme sürecim ne kadar uzayacaktı ki?
Hadi gelin hep beraber benim hayatımı okuyalım.
devam ediyor 2g önce güncellendi
TOPRAK
@yazarebrumelek
Okuma
69.66k
Oy
5.75k
Takip
454
Yorum
504
Bölüm
63
(Gerçek ailem) Wattpad 4.45 milyon
Eski ismi Gökçen Toprak
Geçmişi sırlarla örülü bir kadın... Görevine adanmış bir asker...
Kıdemli Üsteğmen Gökçen Toprak, askeriyede disiplinli ve gözü kara bir komutan olarak tanınır. Ancak onun hikayesi, sadece görevlerle, operasyonlarla sınırlı değildir. Gerçek ailesine dair bilmediği sırlar, yıllardır saklanan hakikatler birer birer gün yüzüne çıkarken, Gökçen geçmişiyle yüzleşmek zorunda kalır.
Bu hikâyede soluklanacak bir an bile yok. Köşeye sıkıştığını düşündüğünde yeni bir tehdit, çözdüğünü sandığı her sırda daha büyük bir bilinmezlik... Gökçen, hem savaş alanında hem de kendi hayatında en büyük mücadelesini verirken, içindeki ateşi asla söndürmeyecek.
Bol ters köşe, yüksek tempo ve son ana kadar süren aksiyon dolu bir hikâye!
Gökçen Toprak, şimdiye kadar gördüğünüz en sert savaşına giriyor. Ve bu kez düşman sadece karşısında değil, geçmişinde de saklı...
Not: yorumlarda bol bol spoiler var. Silsem de yetişemiyorum. Okurken şevkinizin kaçmaması için lütfen dikkate almayın.
Yayın tarihi, Şubat 2023
Tüm hakları yazara aittir. Kopyalanması durumunda gerekli işlem başlatılacaktır...
devam ediyor 4g önce güncellendi
Aşk-ı Berdel
@elif_06_06
Okuma
23.27k
Oy
1.56k
Takip
234
Yorum
304
Bölüm
29
"SENDEN NEFRET EDİYORUM, DUYDUN MU BENİ! SENİN GİBİ BİR ADAMLA DA ASLA EVLENMEYECEĞİM AS-LA"
dedim, bağırarak.
Üstüme üstüme geliyordu.
"Sen" dedi ve bir adım daha attı, "Benden kurtulamayacaksın, bunu unut. Sev ya da sevme. Ama o evlilik olacak. Eğer ailenden her birinin gözlerinin önünde ölmesini istemiyorsan, bunu yapmak zorundasın asi kız. Zira biz kan dökersek, kaçanları öldürmekle kalmayız.
Töre denildi, kadın susturulmaya çalışıldı.
Bu yalnızca bir aşk hikâyesi değil, susturulmak istenen bir kadının başkaldırışı. Bazı kadınlar susmaz, susturulur.
devam ediyor 5g önce güncellendi
Bir söz gibi sessiz
@betul_library
Okuma
417
Oy
178
Takip
9
Yorum
42
Bölüm
22
Bir mutfakta başlar her şey…
Kahvaltı krizlerinin, kayıp tabakların ve bitmek bilmeyen çocuk isteklerinin arasında genç bir şef, geçmişiyle yavaş yavaş yüzleşmeye başlar.
İngiltere’nin sakin bir banliyösünde, iki çocuklu bir adamın evinde sadece yemek yaparken bulur kendini sanır. Ama duvarların hafızası vardır. Fısıldayan sesler, yarım kalmış anılar ve bir gün yanlışlıkla duyduğu bir konuşma, hayatını geri dönülmez bir yola sürükler.
Patronu dediği adamla ilgili öğrendiği gerçek, ne sofraları ne de duyguları eskisi gibi bırakır.
Artık pişen her yemekte biraz hüzün, biraz umut, biraz da geçmiş vardır.
Kalbe dokunan, tebessüm ettiren ve yavaş yavaş iç ısıtan bir hikâye…
Aile sandığınızdan daha yakında olabilir.
Kimi zaman gözyaşlarıyla, kimi zaman kahkahalarla yoğrulmuş bu hikaye, hem kalbinize dokunacak hem de içinizi ısıtacak.
devam ediyor 5g önce güncellendi
Not Meselesi |TEXTİNG|
@bachiraninkranponu
Okuma
145.8k
Oy
18.29k
Takip
1.04k
Yorum
21.48k
Bölüm
49
Birbirlerine uyuz olan bir ikili düşünün?
İnek bir öğrenci deli dolu bir kız...
Tarihten 23 aldım.
Çünkü bana yanlış not verildi.
Uyuzun, arsızın ve ukalanın teki olan biri tarafında…
•☆•°•▪︎☆▪︎•°•☆•
Sadece derslerine odaklanmış inek bir öğrenci... Ve onu fark etmeyen bir kız. İnek diye dalga geçilen, kaile bile alınmayan insanlarda birini sevebilir. Aşık olabilir. Yaralarını sarabilir.
Harun : Ya incitirsem seni severken?
Kapak tasarımı @nisauthor 🤎🤎çok teşekkürlerrr 🥹🥹
devam ediyor 5g önce güncellendi
Yazın Olur Böyle Şeyler
@alisrima
Okuma
24.11k
Oy
1.54k
Takip
346
Yorum
662
Bölüm
30
"Derin polisi ara!" Diye bağırdı Irmak.
"Emir bir şey yap!"Diye bağırdı Irmak`ın karşısındaki çocuk.
"Bacağım kırıldı galiba."Diye yakındı Sarp denen çocuk.
"Ben arıyorum polisi."Diyerek telefonuna yöneldi Ada.
"Sakince konuşabilir miyiz?"Diyerek merdivenlerden indi çekik gözlü çocuk.
"İndirsene bacım şunu!"Diyerek Irmak`a bağırdı karşısındaki çocuk.
"Sus geçiririm kafana!"Diyerek yükseldi Irmak.
"Hepiniz susun!" Sinirle bağırdığımda sonunda herkes sesini keserken Ada`nın polisi aramak üzere olduğunu görüp elindeki telefonu aldım.
"Kimse polisi aramıyor," Diyerek Ada`ya yönelik konuştum. Ardından Irmak`a dönerek elindeki vazoyu işaret ettim. "Ve kimse kimsenin kafasını kırmıyor. İndir şunu."
Aklıma gelen şey ne kadar sinirimi bozsa da bulunduğumuz durumun başka bir açıklamasını düşünemiyordum. Ya gerçekten sapıklardı ve eve gizlice girmişlerdi ya da evi aynı anda kiralamıştık. Mümkünse tabii.