[ köy ] - Etiketin'de Kitap Listesi
devam ediyor 12s önce güncellendi
MİHRALİ
@bozkirinkizi
Okuma
3.84k
Oy
691
Takip
75
Yorum
1.71k
Bölüm
14
Eski dönem Anadolu hikayesidir 🌷
"Oyun mu oynadın bana?! Ben zaten yaralıydım... Bana bunu neden yaptın?!"
"Yapmadım! Evet. Başta öyledi... Sonra..."
"Can yakmak mıydı amacın?
Mahir`in canı yandı mı bilmem ama benim canım yandı benim canımı yaktın! Kalbimi kırdın. Beyoğlu..."
Hayatı acılarla, zorluklarla geçen gencecik bir annedir Mihriban. Hayat ona ne kadar acı yüzünü gösterse de bir gün mutlu olacağının hayalinden vazgeçmemiştir. Yeni sayfalar açacağını umarken hayat onu bir intikam oyununun içine dahil eder.
O oyun yüreği intikam ateşiyle harlanan bir Beyoğlu tarafından oynanır.
Bilinmeyen birşey vardır ki o oyun ikisininde kaderi olacaktır...
Ateşlerin ortasında kalmış kuru toprağa sıkıca tutunan bir ayçiçeğinin hikayesi 🌻
devam ediyor 2g önce güncellendi
KIYIMDA BİR SEN
@ectrella
Okuma
93
Oy
41
Takip
2
Yorum
13
Bölüm
8
Bazı insanlar deniz gibidir.
Uzak durman gerektiğini bilirsin… ama yine de yaklaşmaktan vazgeçemezsin.
Bala, hayatını kurallarla yaşayan bir doktordu.
Ta ki bir gün, acil servisin kapısından içeri giren o adamla karşılaşana kadar.
Kuzey Konkar.
Adı bile mesafe koymak için yeterliydi.
Bala onun dünyasına ait değildi.
Kuzey de onu hayatına almak istemedi.
Ama bazı kaderler… insanın seçimine bırakılmaz.
İki düşman ailenin susması için,
bir imza yeterliydi.
Ve o imza…
Bala’nın hayatını Kuzey’e bağladı.
İstemediği bir evlilik,
geçmişten gelen bir reddediliş,
ve hâlâ hayatında olan başka bir kadın…
Bala için bu sadece bir evlilik değildi.
Bu… bir savaşın ortasında kalmaktı.
Çünkü bazı denizler…
seni önce iter,
sonra geri alır.
Ve bir daha asla bırakmaz.
devam ediyor 4g önce güncellendi
DENİZLERİN KIZI (Berdel)
@kitaplariseverizzz
Okuma
21
Oy
5
Takip
3
Yorum
1
Bölüm
2
Küçük bir köyde amcasının evinde yaşayan Mercan. Hayatının en zorlu dönemlerinde bir adamın intikamının ve nefretinin oyuncağı haline gelir.
Serhan ağa ile evlendirilen Mercan yıllardır omuzlarında taşıdığı acılara birde bir adamın kini eklenmesiyle umutsuz bir duruma düşer. Bu durumda ya hayatın onun için çizdiği kötü kadere dayanamayıp vazgeçecek ya da her şeye uyum sağlamayı öğrenecekti.
***
"Gözlerime bak Mercan." Diye bağırdı Serhan ağa ama bakmadım aksine ona doğru bir adım attım. "Bu evde benim sözüm geçer anladın mı beni?" Diye ekledi ve ben bir adım daha attım. "Burda her istediğinde sorun çıkaramazsın. Mercan." Diye bağırmaya devam etti ama ben aramızdaki son iki adımda aştım ve ona tüm gücümle sarıldım .
Onise donmuş gibiydi. "Özür dilerim Ağam ama ben sizin yanınızdayım." Sesim fısıltı gibi çıkmıştı. "Sizi anlıyorum ağam ve sizi seviyorum ağam." Dedim ona baktım gözlerine herkesin kaçtığı ölüm saçan gözlerine ve parmaklarımın ucuna çıkıp kafasını eğdim, sıkıca bağrıma bastım onu. Sanki ayakta duramamış gibi yere çömeldi bende onunla çömeldim.
"Ağlayın ağam, dökün içinizde yükünüzüde benim kalbime." Dedim yavaş yavaş gözyaşları düştü ve her damla üzerindeki kumaş krem rengi elbiseye damladı. Kalbimin üzerine yatan taştan kalpli olduğu iddia edilen adam 5 yaşında çocuk gibi ağladı.
"Unutmayın ağam ben her ihtiyacınız olduğunda bu odada olacağım" Dedim ve bende yavaş ve sessizce ağlamaya başladım.
***
Kitap eski yıllarda geçmektedir bir çok sahnede insanların cahil düşünceleri işlenmiştir. Bundan rahatsız olacak okurlar kitaba girmesin bile.
Kitaptaki şiddet sahneleri kesinlikle şiddete özendirmek amacıyla yazılmamıştır. Hiç bir sahnede hiçbir kurul ve kuruluşa ya da düşünce biçimine ima veya kasıtlı bir söz bulunmamaktadır. Kitap tamamıyla dünyada acımasız bir hayata sahip bir kızın acılarını ve yaşam mücadelesini konu almaktadır. Kitaptaki yerler ve kişiler kurgudan ibarettir.
Kitabın tüm hakları bana aittir. Yaşı küçük olan okurların okuması önerilmemektedir.
devam ediyor 5g önce güncellendi
NAZ YARASI
@lunessaa
Okuma
1.68k
Oy
191
Takip
34
Yorum
90
Bölüm
11
Hırsın ve açgözlülüğün gözünü kör ettiği bir ağa…
Sözü kanun, hükmü kader olan bir adam…
Ve bu düzenin içinde ezilen, sessizce yaralanan bir genç kız…
Nazlı, ait olduğu toprağı arayan narin bir çiçekti. Kader, onu acının tam ortasına savurmuştu; yarası derindi, umudu ise neredeyse tükenmişti. Tam da her şeyin karanlığa gömüldüğü yerde, gücüyle olduğu kadar yüreğiyle de hükmeden bir ağa çıktı karşısına: Seyithan Dağlı.
Bazı yaralar vardır, zorla değil sevgiyle iyileşir.
Bazı sevdalar vardır, kaderi bile dize getirir.
Nazlı’nın yarası, Seyithan’ın kalbinde merhem bulurken; sevda, hiç olmadığı kadar güçlü, hiç olmadığı kadar gerçek bir hâl aldı.
Naz Yarası, acıyla yoğrulmuş bir kaderin, aşkla yeniden yazılışının hikâyesi…
devam ediyor 2h önce güncellendi
ELFİDA
@gulumse_gulumse
Okuma
1.24k
Oy
175
Takip
27
Yorum
7
Bölüm
23
Savaş zamanında doğan bir aşk...
Biri asker diğeri köylü bir kız
İkisininde yüreği yangın yeri...
Benim adım Elfida feda edilen demek, gözden çıkarılan ama diğer anlamı veda etmek. İşte o benim için hiç kolay olmadı. Herkes benden bir fedakarlık bekledi, herkes benden bir vedayı yüreğime sığdırmamı bekledi ama kimse Elfidanın mutluluğuyla ilgilenmedi. Taki o gelene kadar...
Nefretin kalbi hiç bir zaman yenemediği, her daim sevginin galip geldiği bir hikaye...
devam ediyor 2h önce güncellendi
Kiraz Çiçeği
@belydaily
Okuma
103
Oy
18
Takip
2
Yorum
13
Bölüm
7
1540`lı yıllarda, Bursa`nın Itır Kasabası`nda geçen imkansız bir âşkın hikâyesi...
...
"Sandım ki zühre yıldızı, şavkı beni yaktı geçti..."
Yazdıklarım, sustuklarımdır. Sustuklarım, hislerim… Çoğu zaman sustuğum için yazdım belki de bilmiyorum. Yazdım. Hep yazdım. Üzüldüm, yazdım. Sevindim, yazdım. Ağlıyorken yazdım, gülüyorken yazdım. Ne hissetsem onu yazdım anlayacağın. Yazmanın ruha iyi geldiğini anladığımda daha bir severek daha bir içten yazmaya başladım. Bu kitap, yazdığım ilk kitap değil ama okuyucuyla, seninle, buluşturduğum ilk kitap aziz yoldaşım. Son olmamasını ve yolumda beni yalnız bırakmamanı temenni ediyorum.
...
Yine de hoş gör sen bu toy benliğimi. Yanlışlarım olursa mazur gör. Fakat bil ki, yazdıklarım elimdeki mürekkebin, dilimdeki kelimenin yanlışıdır, hislerimin değil. İnsan yanlış hissetmez. Yanlış düşünür, yanlış kararlar verir, yanlış kalemi kullanır, yanlış kitabı okur, belki yanlış kişiye verir sevgisini ama hiçbir zaman yanlış hissetmez. Hislerine güven, hisler insanı yarı yolda bırakmaz.
Hep dil-hûş olasın. En güzele emanetsin.
2026/Ankara
Belinây...
(Tüm Hakları Saklıdır - Hikâyede Geçen Hiçbir Mekan, Kişi ve Olayın Gerçeklik İle İlgisi Yoktur.)
devam ediyor 2h önce güncellendi
Haziran Rüzgarı
@geceninhanimii
Okuma
2.22k
Oy
217
Takip
45
Yorum
82
Bölüm
7
Bir köy hikayesi. Yaş farkı vardır.
Haziran&Agah Rüzgar Ağa
.
Balkondan boş avluya bakarak "Haziran!" diye bağırdı. Kaşları daha da çatılırken yönünü Haziran`ın odasına çevirdi. Kadının odasının önüne geldiğinde kapıyı çalmasına rağmen cevap alamamak onu daha da sinirlendirince hırsla kapıyı açarak odaya girdi. Biraz ilerlediğinde odanın içindeki hamamdan gelen su sesleriyle kafasını hamam kapısına çevirdiğinde ömrünün şokunu yaşadı Agah Ağa.
Kapısı yarı açık odanın ona sunduğu manzaradan gözlerini alamıyordu Agah. Gözlerini dahi kırpmadan karşısında çırılçıplak bir şekilde yıkanan kadın yüzünden gözlerini bile kırpamamıştı. Kızıl saçları vardı! Hiç görmediği kızıl saçları kalçalarına kadar iniyor bembeyaz teniyle muhteşem bir uyum içerisinde adamı çıldırtıyordu. Dehşet içinde kafasını eğip odadan resmen kaçarken kendi odasına girdiğinde kafasını eğerek ikinci bir şok yaşadı.
6 yıldır gitmediği doktor ve görmediği tedavi kalmamasına rağmen sertleşmeyen penisi şuan pantolonunu zorlayacak kadar sert ve dikti
devam ediyor 1a önce güncellendi
NARE
@mehmetkorkmaz
Okuma
102
Oy
25
Takip
4
Yorum
18
Bölüm
7
Bozkır geceleri sessiz değildir. Sadece sesini içine gömer.
Toprak susar, evler susar, insanlar susar. Suskunluk birikir; çatlak duvarlarda, yarım kalmış cümlelerde, gözlerden kaçırılan bakışlarda.
Bu hikâye, susturulmuş hayatların ortasında filizlenen bir sızıyla başlar.
Bir evin içinde yankılanan eski bir öfke, bir okulun duvarlarına sinmiş yoksulluk, telinden pas akan bir saz… Ve bütün bunların arasında, sevilmeyi öğrenememiş insanların birbirine yanlış yerlerden dokunuşu.
Bozkır burada sadece bir mekân değildir; kaderin ta kendisidir.
İnsanları sertleştiren rüzgârı, geceyi uzatan ayazı, umutla alay eden sessizliğiyle…
Sevgi bile burada ürkek yürür.
Bir bakışın bedeli vardır, bir gülümseme cesaret ister.
Bu sayfalarda aşk romantik değildir; yaralıdır.
İyilik sessizdir, direniş içtendir.
Ve herkes, kendi içindeki boşluğu bir başkasının suskunluğuyla doldurmaya çalışır.
Çünkü bazı topraklarda insanlar hayatta kalır…
Ama sevmeyi hep sonradan öğrenir.
devam ediyor 1a önce güncellendi
BİR ÇİFT GÖZE MEFTUN
@rabiaulusooy_
Okuma
5
Oy
0
Takip
3
Yorum
4
Bölüm
1
Ayrılıklar.
Can yakıcı ve habersiz ayrılıklar...
Sevdiğin birisi gider bazen ama haberin olmaz. Birisini çok seversin, delicesine korkarsın onu kaybetmekten. Bu kişi illa sevdalın olmak zorunda da değil... Aile.
Mesela, Korkmaz ailesi. Şu anda kaybetmekten korktukları, çokça sevdikleri ve evlerinin direği olarak gördükleri Salim Korkmaz’ı kaybetmişlerdi. Fakat haberler yoktu... Zaten hiçbir şehit haberi telefondan verilmezdi, nereden haberleri olacaktı ki?..
Bir gece vakti hepsi sıcacık yatağında mışıl mışıl uyurken, Salim Korkmaz gittiği görevde Alsancak uğruna şehit düşmüştü. Sonsuzluğa giderken çehresinde gülümseme, yüreğindeyse burukluk vardı. Ailesinin üzülecek olmasını bıraktığı sızıyla kapanmıştı gözleri. Fakat beyaz ışığı gördüğünde her şey son bulmuştu.
Şehit olmuştu. Bundan daha güzel ne vardı?
Ailesi olan bitenden habersizdi ama o; unutulmayacak, unutturulmayacak kahramanlardan birisi olmuştu.
Şehit olacağını anladığında aklına ilk eşi gelmişti. Yıllardır sevdiği kadını hep çaresiz ve de yalnız başına bırakmıştı. Onun çilesini hep çekmişti, Mehtap Korkmaz. Sonra soy adını ilk ona bahşettiği gün geldi aklına. Belki de bencillikti yaptığı ama ne kadar mutlulardı... Oysa iç sesi haklı çıkmıştı; kısa sürmüştü bu neşeleri çünkü evliliklerinin ikinci günü göreve çağırılmıştı...
Üzülmüştü güzel karısı. Ama elden biçare gelmeyince gelmiyordu.
Birden Mehtap’la anıları toz bulutu olup uçtuktan sonra aşklarının, iki kişilik yuvanın büyümesini sağlayan oğulları geldi aklına; Akalp’ti adı. Dürüst, doğru kişi demekti. Mehtap’ı istemişti bu ismi. Delikanlı oğlu annesine ve kızına sahip çıkardı. Her ne kadar onun omuzların ağır yükler devretmek istemese de hep olduğu gibi yine elinden bir çare gelmezdi. Kaderdi tüm bunlar. Onun önüne nasıl geçecekti?
tamamlandı 1a önce tamamlandı
ŞEHADET GÖZLÜM
@uzgunyazar
Okuma
166
Oy
42
Takip
5
Yorum
908
Bölüm
3
Uzak bir dağ köyünde, yeşilliklerin arasında saklı küçük bir yerleşim yeri vardı. Adı "Yüksektepe Köyü"ydü etrafı çam ormanlarıyla çevrili, sakin bir yer. Burada yaşayan genç bir öğretmen vardı: Güllü. Yirmi üç yaşında, parlak gözlü, kapalı bir kadın. Köy okulunda çocuklara okumayı, yazmayı ve hayaller kurmayı öğretiyordu. Güllü, köyün umuduydu.ailesini genç yaşta kaybetmişti, yaşlı babaannesi ve dedesi ile yaşıyordu,Her sabah, öğrencilerini toplayıp derslere başlarken, "Bilgi, en güçlü silahtır," derdi gülümseyerek.
devam ediyor 1a önce güncellendi
VEFAKÂR
@eminefuruncu
Okuma
6.42k
Oy
769
Takip
81
Yorum
223
Bölüm
19
"Vefakâr sevgisi geçici olmayan kişiye denir, ben seni sevmekten bir an bile vazgeçmedim." Diye konuştu genç kız narin sesiyle. Yeşil gözleri karşısındaki adamın çakır gözlerini bulduğunda usulca yutkunup acı bir tebessüm kondurdu solgun dudaklarına.
"Sen ise beni bir an bile sevmeyi düşünmedin Civan Mert."
Başlama tarihi; 23/ 03/ 2025
devam ediyor 3a önce güncellendi
UZAKTAKİ SES
@sidelyacicegi
Okuma
182.67k
Oy
15.78k
Takip
1.18k
Yorum
16.54k
Bölüm
179
ÖNCELİKLE HİKAYEDE GEÇECEK OLAN YERLERİN HİÇBİR KİŞİ, KURUM, KURULUŞ, YER VE MEKANLARLA ALAKASI YOKTUR.
HİKAYEDE GEÇECEK OLAN ŞEHİRDEKİ KÖY İSMİ GERÇEK DEĞİLDİR GERÇEK HİÇBİR KİŞİ, KURUM VE KURULUŞ İSMİ KULLANILMAYACAKTIR. SADECE GÜNÜMÜZDEKİ OLAYLARDAN İLHAM ALINARAK ÖĞRETMEN VE ASKER KURGUSU KALEME ALINACAKTIR.
HİKAYEDE GEÇECEK OLAN HER ŞEY GERÇEK İSİMLERİYLE DEĞİL ONLARIN BENZERLERİNDEN ÜRETİLMİŞ YENİ İSİMLERLE ANLATILACAKTIR.
UZAKTAKİ SES (7 KİŞİLİK SERİSİ)
SEVDİĞİN KADININ 7 KİŞİLİKLİ, ÇOKLU KİŞİLİK BOZUKLUĞU OLDUĞUNU ÖĞRENSEN YİNE DE SEVMEYE DEVAM EDER MİYDİN?
SEVDİĞİN ADAM SENİ ARKASINDA BIRAKMAMAK İÇİN SENDEN VAZGEÇSE NE KADAR DAYANABİLİRDİN?
Çocukluğundan bu yana Öğretmen olmak isteyen, Sare Lia Saruhan okulu bitirdikten hemen sonra atanmak için çok fazla emek ve çaba sarfetmişti ve fırsat karşısına 2 yıl sonra 24 yaşında genç bir öğretmen olarak Şırnak’ın Çakırdere köyündeki bir köy okulunda çıkmıştı. Peki kendisinden olmayanı kabullenmeyen, yabancıyı istemeyen Çakırdere köyünde ne zamana kadar güvenle yaşayabilirdi? Teroristlerin hedefi olduğunda Öğretmenliğe devam etmek ister miydi?
Göğsündeki bayrağı gururla taşıyan, yetimhaneden çıktığında üniversiteyi bitirip sonrasında asker olma hayalini gerçekleştiren Yüzbaşı Tuna kızılhan, girdiği her mücadeleden timiyle birlikte zaferle gelmişti vatanı için gurur kaynağı olan yalnız bir adamdı göğsünde bugüne dek taşıdığı tek bir aşk vardı o da vatanına olan aşkıydı. Peki ya beklenmedik bir his kalbine süzüldüğünde bu hisse karşı galip gelebilir miydi?
7 KİŞİLİKLİ BİR KIZ VE HAYATSIZ VE ROBOT DİYE ANILAN ÖĞRETMEN VE YÜZBAŞININ HİKAYESİ🪖👩🏻🏫
devam ediyor 4a önce güncellendi
Kır Çiçeği🌼
@cimili
Okuma
501
Oy
119
Takip
13
Yorum
71
Bölüm
9
Urfa`nın küçük bir köyünde yaşayan,güzelliğiyle tüm köyün dilinde ismi gibi nazlı olan,Her zaman neşeli,heycanlı yerinde duramayan kıpır kıpır bir kız. kır çiçeklerinin arasında koşmayı,gezmeyi,dans etmeyi sever.Hayatı hep rengârenk görür.Peki ya haytında sadece gözleri gibi siyah rengine yer olan köyün ağası Baran,onun içinde hayat böyle rengarenk mi? Herkez onun korkusuzlugundan,acımasızlığından bahseder,insanlar karşısına geçmekten korkar,ismi bile insanların kaplerini sızlatmaya yeter.Bakalım bu ikilinin aşkı nasıl olucak.Baran ağa hayatına diğer renklerinde alıcak mı,yoksa nazlı Baran`ın siyahına mı bürünüçek?
(İLK KİTABIM ÇOK HEYCANLIYIM:)ŞİMDİDEN HOŞ GELDİNİZ KİTABIMA ✨
tamamlandı 5a önce tamamlandı
ACIYA VURGUN
@eminefuruncu
Okuma
13.36k
Oy
1.39k
Takip
118
Yorum
156
Bölüm
25
“Seni kaybetmek istemiyorum.” Dudaklarının arasından dökülen kelamlar genç adamın ağır bir şekilde tebessüm etmesine sebep olmuştu.
“Sen beni kendi ellerinle o deliğe soktuğunda zaten kaybettin, şimdi karşıma geçmiş seni kaybetmek istemiyorum nasıl diyebiliyorsun.?” Devran sert sesiyle konuşurken genç kız başını kaldırıp ona baktı. Kızaran ela gözlerinden bir damla yaş süzülürken sessiz kalmayı seçmişti. Zira söyleyecek bir kelamı kalmamıştı.
1970`lerde karadenizde geçen bir sevda hikayesi.
Başlama tarihi: 19/03/2024
Bitiş tarihi: 01/11/2025
devam ediyor 6a önce güncellendi
Şurimşine
@yildizsizgece
Okuma
7.45k
Oy
453
Takip
42
Yorum
27
Bölüm
21
Şurimşine: Lazca canımın içi sevdiğim.
2000`ler de geçen bir aşk hikayesi.
Mert Ali ve Leyla`nın hikayesi.
Şiddet ve korkutularak büyütülen Leyla ilk kez sevilmeyi tadacaktı belki de. Saf sevgiyi.
Leyla`dı o Mert Ali için annanesinin koyduğu ismi vardı sadece. Onu satan babasının hiç bir şeyi olsun istemiyordu karısının üzerinde.
tamamlandı 6a önce tamamlandı
BOZKIR MASALI
@bozkirinkizi
Okuma
13.51k
Oy
1.13k
Takip
63
Yorum
1.12k
Bölüm
34
Bozkırın tazecik fidanıydı onlar...
Kök saldıkça fidanlar, tutundukça toprağa güçleşti birer ağaç dalları oluverdiler. Güneş açtıkça, yağmur yağdıkça bahar geldi. O köklenen ağaç dallarında çiçekler açmaya başladı. Bozkırın çiçekleri...
~
Sarıhisar kasabasının yiğit delikanlılarından muallim Cihangir en yakın arkadaşı Levent`in bacısı Aybüke`ye karşı beslediği hislerinin sevda olduğunu anımsayamadan kendine konduramadan, bir başkasıyla nişanlanır onun yüzüğünü parmağında taşımaya başlar parmağında ki söz başka, yüreğinde ki söz bambaşkadır.
Yürek yangının ortasında kalan dalların hikayesi tam da çiçeklerin açmasıyla başlar.
~
"Ey yârim, yârenim, yağmur kuşum, derinlikli destanım, yüreğimin gürlüğü, güneşim, ayım, bağım bahçem, bostanım, gönlümün ve ahiretimin yegâne sahibi...Aykızım"
tamamlandı 6a önce tamamlandı
NAZ
@nisagul.ibrhmgl
Okuma
37.84k
Oy
2.8k
Takip
173
Yorum
263
Bölüm
38
Ben Nazlı. Denilenlere göre beni 12 günlükken çöp konteynırının kenarına bir kış gününde sadece bir zıbınla bırakıp terk eden anayla babanın kızı Nazlı. 22 yıllık hayatında özgürlüğün tadını hiç tatmamış, hayatı boyunca oradan oraya savrulmuş, hor görülmüş eziyet edilmiş Nazlı. Şimdi bu taşlı yollardan geçerken başımı cama yaslamış sakince yolu izliyordum. Bunca yıllık hayatımda hiç gün yüzü görmememe rağmen öğretmen olmayı başarmış, şimdi ise bir köy okuluna, küçücük kalplere dokunmaya gidiyordum. Teröristlerin yoğun olduğu bir bölgeymiş burası, öyle diyorlar. Çokta tehlikeliymiş. Bunların hiç biri benim umrumda değildi. Telefon rehberimde bile kayıtlı kimse yokken, çokta canımdan endişe ettiğim söylenemezdi, mezarımın bile kimsesizler mezarlığında olacağını biliyordum.
Yanılmıştım. Tek bir adamın hayatım,kalbim olacağını, ailesinin ailem olacağını bende tahmin edememiştim.