[ romantik ] - Etiketin'de Kitap Listesi
devam ediyor 17dk önce güncellendi
Resmen Aşık (TAMAMLANDI)
@kambersizyazar
Okuma
131.31k
Oy
11.5k
Takip
1.87k
Yorum
3.02k
Bölüm
133
Bütün patronların seksi olacağını da kim söyledi? Bazıları uğraştırır, nefret ettirir, bir bakarsın sabrını zorlar, sonra da bir gülümsemesiyle kalbini yumuşatır.
Bu patron tam öyle, gıcık ama bir şekilde sevilmeye değer.
"Ruhunu sevdiğim kadın olmanı istedim. Ruhuma şahadet okumanı değil."
- Kambersizyazar
Düzenleme yapıyorum.
İki kalp, iki sezon, bin türlü his...
Bu aşk ne tam huzur, ne de tam fırtına.
Ama okumaya değer.
Kitap Tasarımı: @irempsd
---
Sana "bol bol aşk, kahkaha, drama!" demeyeceğim.
Çünkü bazen azı daha etkiler.
Bu hikâyede her duygudan bir tutam var.
Ne gülmeye doyarsın, ne de hissetmeye...
Biraz eğlence, biraz iç sızısı, biraz da sürpriz.
Hazırsan, o bir dilim pastayı birlikte yiyelim.
Kalanını zaten hikâye halleder.
(Tatlı mı tatlı, biraz kırık, çokça içten.
(Her şey hayal ürünü. Kalp kırıkları bile.)
devam ediyor 17dk önce güncellendi
Beşik kertme
@nihalvural
Okuma
2.47k
Oy
696
Takip
41
Yorum
193
Bölüm
27
Aynı anda doğan, beşiklerinde sözlenen Elif ve Yaman, birbirlerini kardeş bilerek büyüdüler.
Onlar, kasabanın en iyi iki arkadaşıydı. Fakat aile büyüklerinin yıllar önce verdiği o "beşik kertmesi" sözü, üzerlerinde görünmez bir kader yükü yaratıyordu. Her geçen gün artan aile baskısı ve "Ne kadar da yakışıyorsunuz" fısıltıları, ikilinin hayatını çıkmaza soktu.
Evlenmek zorundalar. Ancak aralarında aşk değil, yalnızca samimi bir kardeşlik sevgisi var.
Çözüm olarak sahte bir evlilik yapmaya karar verirler: Evlenip uzaklara gidecekler ve birbirlerini özgür bırakıp gerçek aşklarına koşacaklar.
Peki, kardeşlik sandıkları o güçlü bağ, uzak bir şehirde yan yana uyanmaya başladıklarında gerçekten kopacak mı? Yaman ve Elif, sahte bir kâğıt üzerinde başlayan bu yolculukta, yalanın ortasında gerçeği bulabilecekler mi?
Gelenekler, görevler ve keşfedilmeyi bekleyen bir aşk üçgeni: Bir beşiğin sözüyle başlayan bu hikaye, hangi kalbin yıkımına yol açacak?
devam ediyor 22dk önce güncellendi
Not Meselesi |TEXTİNG|
@bachiraninkranponu
Okuma
84.09k
Oy
12.73k
Takip
657
Yorum
18.31k
Bölüm
48
Tarihten 23 aldım.
Çünkü bana yanlış not verildi.
Ve ben o 23 sayesinde biri ile tanıştım.
•☆•°•▪︎☆▪︎•°•☆•
Sadece derslerine odaklanmış inek bir öğrenci... Ve onu fark etmeyen bir kız. İnek diye dalga geçilen, kaile bile alınmayan insanlarda birini sevebilir. Aşık olabilir. Yaralarını sarabilir.
Harun : Ya incitirsem seni severken?
Kapak tasarımı @nisauthor 🤎🤎çok teşekkürlerrr 🥹🥹
devam ediyor 37dk önce güncellendi
AHRAZ
@adilearslan
Okuma
4.62k
Oy
615
Takip
35
Yorum
16
Bölüm
22
Sessizliğime ses olan, feryatlarıma merhem olan bir adam vardı.
Benimse...
Çığlıklarımı susturan sessizliğim ve o sessizliği kirleten yalanlarım vardı.
O; hem dilsiz, hem sağır.
Bu hikâye; Umutlarına tutunan bir kızın değil, umudun bile sırt çevirdiği bir kalbin hikâyesi...
Sessizliğiyle haykıran,
Gerçeklerden saklanıp
Yalanlara sığınan bir kızın hikâyesi.
Bu...
Zeliş`in suskun çığlığı.
Tamamen hayal ürünüdür, gerçek kişi ve kurumlarla alakası yoktur.
devam ediyor 1s önce güncellendi
KARDEN(BERDEL)+
@yagmurq1
Okuma
751
Oy
74
Takip
46
Yorum
64
Bölüm
5
Ben ailenin aykırı çocuğu: Karden Saren. Babamın deyimiyle “vasıfsız Karden”… Annemin deyimiyle “daha kadın olamamış Karden”…
Ben, Karden Saren… Kendi ayakları üzerinde durmaya çalışan genç bir kız… Ailesi tarafından öteki görülen değil; adı gibi güçlü, ayağı yere sağlam basan Karden olarak anılacaktım. Ve eğer bu topraklarda bana mutluluğu yasak kılmaya kalkarlarsa, ben onlara kendi sonlarını yaşatırdım.
devam ediyor 2s önce güncellendi
AYNI EVREN
@incilune
Okuma
15
Oy
4
Takip
3
Yorum
0
Bölüm
4
Arslan kapının önünde durduğunda onun adımlarıyla birlikte içimde bir şeyler de durmaya hazırlandı.
Sanki dükkânın içindeki bütün sesler aynı anda sustu da, geriye sadece kalbimin atışı kaldı.
Başımı kaldırdığımda ona baktım her zamanki gibiydi sakin mesafeli olması gerektiği kadar yakın...
“Hoş geldin Arslan abi,” dedim.
Sesim bana ait değilmiş gibi çıktı.
“Bir şey isteyeceğim senden,” dedi.
İşte o an…her şeyin değişeceğini anladım.
Gözlerimi kaçırdım.
Bir şey olacak, dedim içimden.
Ve ben buna hazır değilim.
“Söz çiçeğini sen yapar mısın?” dedi.
“İnce işlerden anlamam ben.”
Kalbim, göğsümün içinde yanlış bir yerde atmaya başladı.
Sanki yerinden kaymış gibiydi.
Bir an yüzüne baktım.
Belki başka bir şey söyler diye.
Belki şaka yapıyordur diye.
Belki yanlış duymuşumdur diye.
Ama o sadece bana bakıyordu.
Hiçbir şey yoktu yüzünde.
Ne heyecan, ne mahcubiyet, ne fark ediş.
Benim içimde kopan fırtınadan haberi yoktu.
“Tamam,” diye fısıldadım.
Arkamı döndüm.
Tezgâhın üzerindeki çiçeklere uzandım ama ellerim titriyordu.
Gözlerimden süzülen damlalar yanaklarıma ulaştığında, onları durdurmaya çalışmadım bile.
Çünkü bazı acılar gizlenmez.
Sadece yaşanır.
Gülleri seçtim.
Her birini elime alırken içimden bir şey daha eksiliyordu.
Bu çiçek, onun mutluluğuna gidecekti.
Ve ben…
onu ilk kez gerçekten kaybediyordum.
O arkamda sessizce bekledi.
Ben ise onun için,
hayatımda yaptığım en zor çiçeği hazırlamaya başladım.
O an anladım ki,
bazen bir insanın kalbi kırılmaz;
sadece yavaş yavaş söner.
devam ediyor 2s önce güncellendi
ALPHENGARD
@kardelenn_cetin
Okuma
75
Oy
55
Takip
7
Yorum
55
Bölüm
4
Alphengard… Alverna kasabasının uzağında, dağın eteğinde, bazıları için bir yuva, bazıları içinse ulaşılması zor bir hayal olan bir yerdi.
Lenora Willcrest, küçük yaşata ailesini kaybetmiş, Theron tarafından iyi bir dövüşçü olarak büyümüştü. Yılların hazırlığıyla ve Theron’dan öğrendikleriyle Alphengard Süikastçılık Akademisi’nin seçmelerine katılmaya karar verdi. Eğer seçmeleri kazanırsa, orası onun ikinci yuvası, kazanamazsa uzak bir hayal olacaktı. Eğer yuva olursa: Taş duvarların ardında onu sürprizler, zorluklar ve keşfedilmeyi bekleyen sırlar bekliyordu. Belki bu taş duvarların arasında yeni bir dostluk doğacak, hatta bir aşk filizlenecekti.
devam ediyor 3s önce güncellendi
Kırık Camlar Mevsimi
@halye_tan
Okuma
1.23k
Oy
209
Takip
17
Yorum
182
Bölüm
16
Serra Durmaz, İstanbul’un insanı yoran ama bir o kadar da içine çeken seslerine, elindeki kâğıdı buruşturarak karıştı.
Adres oradaydı. Siyah kalemle aceleyle yazılmış birkaç satır.
Ama sokak yoktu.
Valizinin tekerleği bozuk kaldırıma her takıldığında, içinden geçen sabır da biraz daha aşınıyordu. Sabah erkenden çıktığı yolculuk, beklediğinden uzun sürmüş; İstanbul onu ilk günden yormayı seçmişti. Boğaz’a yakın bir mahalle demişlerdi. Sessiz, eski ama güvenli. “İstanbul’un hâlâ nefes alan yerlerinden,” diye eklemişti emlakçı.
Serra, başını kaldırıp etrafına baktı.
Eski apartmanlar, yokuş aşağı kıvrılan sokaklar, balkonlardan sarkan çamaşırlar… Ve aralardan görünen o ince mavi çizgi: Boğaz.
Tam da bu manzaraya dalmışken, bir adım öne çıktı.
Ve oldu.
Fren sesi kısa ama sertti.
Metal, bavula çarptı…
devam ediyor 3s önce güncellendi
Aynı Doğanların Fısıltısı
@ilaydataspinarr
Okuma
6.72k
Oy
1.03k
Takip
108
Yorum
320
Bölüm
28
Bir sabah büyük bir heyecanla kilometrelerce yolu aşarak arkeoloji kazısına gittim. Meğerse o heyecanım, beni oraya çeken ruhum yüzündenmiş.
Orada hiç bilmediğim o evrene açılan bir kapının aralanacağını bilseydim, yine de gider miydim?
Eğer o kapının beni kaçırıldığım hayatıma götüreceğini, orada ailemi, ırkımı ve aynı doğanımı bulacağımı bilseydim, yine de gider miydim?
Günlerce bunu düşündüm ama artık geri dönüş yoktu. Dünya ardımda kalmıştı.
Burada yaşayacak, buraya ayak uyduracaktım çünkü ait olduğum yer burasıydı.
Aslında büyük bir sorunum vardı.
Buranın Yöneticileri, doğduğum anda beni öldürmek istemişti.
Ve hâlâ istiyorlardı.
Aynı doğanımla yan yana olduğumda daha da güçlenen büyüm, onların varlığını tehdit ediyordu.
devam ediyor 3s önce güncellendi
DELİ MAFYA
@aylin_600177
Okuma
128
Oy
19
Takip
7
Yorum
7
Bölüm
5
Karanlığın ortasında, herkesin korkuyla sustuğu yerde o kahkahasıyla yükseliyordu. Bir deli kadar umursamaz, bir mafya kadar acımasızdı. Düşmanlarının aklına bile gelmeyen oyunları kuruyor, zekâsıyla herkesi bir hamlede dize getiriyordu. Deliliğiyle alay edenler, onun gölgesinde kaybolup gitmişti. Çünkü o, kurşunların konuştuğu dünyada aklıyla hükmeden tek adamdı.Ve bütün bu kaosun içinde, karşısına bir kadın çıktı.O kadın ya onun sonu olcaktı, yada yeniden varoluşu.. Bu adam ressam değildi ama ilk defa çizdiği gözler bir kadının ona bıraktığı hatıraydı. Bir ressam size aşık ise sonsuza dek yaşarsınız ta ki sadece sizin gözlerinize sadık kalana dek...
devam ediyor 3s önce güncellendi
Küllerin dansı
@mirsann
Okuma
18
Oy
5
Takip
1
Yorum
3
Bölüm
9
Bazı kadınlar kaçar.
Bazıları savaşır.
Yıldız, tahtı devraldı.
Mafya dünyasının en karanlık adamlarından biriyle evli olan Yıldız, ihanetin ortasında sadece bir evliliği değil, hayatını da kaybettiğini sandığı bir gecede gerçeği öğrendi:
Kendisini seven bir adam değil, sahiplenmek isteyen bir cellat vardı karşısında.
Boşanmak istedi.
Ama mafyada boşanmak yoktur.
Sadece ölüm ya da teslimiyet vardır.
Alihan’ın takıntısı, Yıldız’ın inşa ettiği imparatorluğu yerle bir etmeye çalışırken; tüm yeraltı dünyasının başındaki isim, Alaz Soykan sahneye çıkar. Güçlü, acımasız ve tehlikeli… ama Yıldız’a baktığında gördüğü şey bir kurban değil, doğuştan bir kraliçedir.
Bir teklif yapılır.
Bir evlilik.
Bir koruma.
Ve geri dönüşü olmayan bir kader.
Yıldız, çocuğunu kurtarmak için bir canavarın karanlığına girer.
Ama bilmediği şey şudur:
Bazen karanlık, ışığı yutmaz… ona taç takar.
Bu kitap; aşk sanılan takıntıyı, koruma sanılan esareti ve gücün gerçek bedelini anlatan bir hikâye.
İhanetin küllerinden doğan bir kadının, mafya dünyasında kendi adını kanla yazmasının öyküsü.
Çünkü bazı kadınlar kurtarılmaz.
Tahta çıkar.
devam ediyor 3s önce güncellendi
İntikam Gölgesinde
@bulutolkalbim
Okuma
0
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
1
İNTİKAM GÖLGESİNDE: ATEŞ VE BUZUN SENFONİSİ
"Bazı günahlar kod satırlarına gizlenir, bazı intikamlar ise bir aşkın küllerinden doğar."
On üç yıl önce, bir küçük kızın dünyası babasının zamansız ölümüyle karardı. O gün, masumiyetini babasının mezarında bırakan İnci, bugün siber dünyanın en karanlık, en zeki ve en tehlikeli hayaleti olarak geri döndü: Alaz.
Onun tek bir amacı vardı: Babasının hayatını ve emeklerini çalan Sancaktar İmparatorluğu’nu, bizzat inşa ettikleri kulelerin içinde yakmak.
Ancak planında hesaba katmadığı bir pürüz vardı: Furkan Sancaktar.
Furkan; babasının çelikten iradesiyle yoğrulmuş, yenilgi nedir bilmeyen, sistemin efendisi ve Sancaktar isminin veliahtıydı. Berlin’in soğuk podyumundan İstanbul’un puslu sokaklarına uzanan bu düelloda, ikisi de birbirinin en büyük düşmanıydı.
Alaz, intikamı için Furkan’ın kalesine sızdı. Furkan ise bu gizemli kadının buzdan duvarlarını yıkmaya yemin etti.
Şimdi, klavyelerden dökülen her kod bir kurşun, her bakış bir savaş ilanıydı. Ama sırlar açığa çıktıkça ve geçmişin tozlu sayfaları aralandıkça, nefretin yerini yakıcı bir tutku almaya başlayacaktı.
Bir yanda on üç yıllık soğuk bir intikam yemini...
Diğer yanda çocukluk hatıralarının ışıklı balonlarına gizlenmiş yasak bir çekim...
Sancaktar Kulesi’nde ışıklar söndüğünde, sadece tek bir gerçek kalacak:
Ya birbirlerini yok edecekler ya da bu yangında el ele yanacaklar.
"Kodlar asla yalan söylemez Furkan... Ama insanlar, yaşamak için en büyük yalanları kalplerine gömerler."
devam ediyor 5s önce güncellendi
Gök gözlüm
@zelzele_0
Okuma
5.11k
Oy
414
Takip
50
Yorum
574
Bölüm
32
"Gök gözlü"diye bir ses duyunca arkamı döndüm revirin önünde duruyor anlamsız gözler ile bana bakıyordu
" Anlayamadım?"dedim elimdeki şırınga ile ona doğru döndüm Gök gözlü demişti doğru duyduğuma emindim ama bu ne demekti?
"Gök gözlü " Dedi tekrar bu sefer bana doğru bir Adım attı "gözlerin gök yüzüne benziyor" Dedi sesinde bir netlik vardı
devam ediyor 6s önce güncellendi
Şeytan'ın İki Yüzü (Koi No Yokan) Ama Sadece Texting
@judgementlane
Okuma
198
Oy
31
Takip
2
Yorum
0
Bölüm
20
Nakano Nao: Itsuki...
Nakano Nao: Sana çok kötü bir haberim var...
Nakano Nao: Ama kızma, tamam mı ?
Nakashima Itsuki: Söyle.
Nakano Nao: Ama bak kızma...
Nakashima Itsuki: Bu uyarıdan sonra nasıl sinirlenmemi bekliyorsun, orospu çocuğu ?
Nakano Nao: Arabanı çizdim. Şu yirmi milyon yenlik olanı....
Görüldü.
Nakano Nao: Itsuki ?
Nakano Nao: Benden değerli değil, değil mi ?
Nakano Nao: Itsuki ?
Nakano Nao: Kapı çalıyor...
Nakano Nao: Orospu çocuğu...
Şeytan`ın İki Yüzü (Koi No Yokan) Karakterlerine ait bir texting kitabıdır.
Ana kitaba bağlı değildir.
devam ediyor 8s önce güncellendi
Rossel Akademisi
@matacoope
Okuma
858
Oy
562
Takip
16
Yorum
308
Bölüm
17
Taş duvarlar, yasaklı büyüler ve suskun koridorlarla çevrili bir akademi.
Bilginin güç, hatıraların ise tehlike olduğu bir dünya.
Linda Waldwin, akademinin sadece teori derslerinden ibaret olmadığını, diyarın ne kadar karanlık sırlar barındırdığını öğrenemk üzeredir.
Büyü, psikolojik gerilim ve dark academia atmosferiyle örülü bir hikaye sizi bekliyor.
devam ediyor 13s önce güncellendi
KÜLLERİNDEN AYDINLIK
@velor_lamiaa
Okuma
338
Oy
53
Takip
5
Yorum
41
Bölüm
25
Hayat iki çizgi arasındaydı. Doğum ve ölüm. Başlangıç ve bitiş. Arada geçen süreye yaşam denirdi.
Yaşamın hayat olması için iyi şeyler yaşamak gerekirdi. Geriye küllerin kalsa dahi küllerinden doğmak lazımdı.
Küllerinden doğmak anka kuşuna özelse, anka kuşu olmak lazımdı…
Ben küllerinden doğacaktım, küllerin karanlığına karşı aydınlık olacaktım. İçimdeki karanlık karadeliğe rağmen yaşayacaktım.
Hayat buysa, ben seve seve göğüs gerecektim.
Bu da benim karanlığımı aydınlığa çevirme hikayem…
devam ediyor 20s önce güncellendi
Güneşin Kalbi
@gunesinkalbi
Okuma
111
Oy
62
Takip
4
Yorum
34
Bölüm
8
"ne yani şimdi sen limon kafa doktor mu oldun" omuzlarındaki ceketi çıkarmaya çalışırken "evet sen yaralıcaksın ben iyileştiricem" sırıttı "ama terzi kendi söküğünü dikemezmiş senin yaralarınıda ben sarıcam limon kafa"
Güneş çok ünlü olan çiğlen ailesinin tek kızıdır.Hayatını çiğlen malikanesinde ailesinin gözetimi altında yaşar.yirminci doğum gününde hayatı değişir ve tüm gerçekleri öğrenir.Çiğlen ailesi gerçekten masummuydu?
devam ediyor 23s önce güncellendi
Yakamoz Mahallesi
@niloyaaa_iz90
Okuma
3.03k
Oy
273
Takip
40
Yorum
46
Bölüm
24
Merhaba, yeni kurguma hoş geldiniz! 💗💗
Bize bir şans verdiğiniz için teşekkür ederiz...
---
Muavinin seslenmesiyle gözlerimi açtım. Terminallere varmıştık. Esnemekten kendimi alamadım, her yerim tutulmuştu. Ayağa kalkıp seri hareketlerle toparlandım, otobüsten indim. Yere ayak basar basmaz derin bir nefes aldım. Muavinin yanına gidip bavulların çıkarılmasını bekledim. Bir-iki dakika sonra benimkileri de çıkarmıştı.
Bavullarımı alıp taksi aramaya koyuldum. Kısa bir süre sonra boş bir taksi bulup bindim.
"Nereye gidiyoruz abla?" dedi taksici.
Yeni evimin adresini verip, "Küçükçekmece." dedim.
Araba hareket etmeye başladı. Ben de gözlerimi yola çevirdim. İşte buradayım... Başarmıştım.
Tüm o "Yapamazsın." diyenlere rağmen, ben başarmıştım.
Hayalimi gerçekleştirmiştim.
Tabii bu hayalime ulaşmamda en büyük destekçilerim abilerimdi. Her koşulda yanımda oldular, beni desteklediler ve hep cesaret verdiler.
İyi ki varsınız, sizi çok seviyorum!
Hayalim İstanbul`a gitmekti. Orada mesleğimi yapmak...
Annemle babam başta sıcak bakmadılar bu fikre. İstanbul onlara korkutucu geliyordu. Hele ki anneme...
Haklılardı da. Kim ister ki evladının bilmediği, uzak bir şehirde tek başına yaşamasını?
Ama bu işi de abilerim halletti.
Bir de abimin askerdeki arkadaşı olan Cüneyt abinin, taşınacağım mahallenin muhtarı olması...
Bu durum, babamları biraz daha rahatlattı. Nihayetinde ikna oldular.
Arabanın durmasıyla geldiğimizi anladım. Ücreti ödeyip indim.
Taksici abi bavullarımı da indirdi. Teşekkür edip mahalleye doğru yürümeye başladım.
Daha önceden geldiğim için evin yolunu biliyordum. Yaklaşık 10-15 dakika yürüdükten sonra yaşayacağım yere ulaştım.
İçime derin bir nefes çektim. Gözlerimi kapadım. Dudaklarımdan tek bir cümle döküldü:
"Yeni hayatına hoş geldin, İris Mira Demiray.."