[ takıntı ] - Etiketin'de Kitap Listesi
devam ediyor 42dk önce güncellendi
Kurt'un Kalbi (The Smell Of Clove) Öğretmen/Öğrenci
@judgementlane
Okuma
6.78k
Oy
314
Takip
57
Yorum
464
Bölüm
13
Masallar...
Ah... Hani şu ölü çocukların bile sevimli hayaletler kılığına sokularak tatlılaştırıldığı, yazarların zihninde dolaşan; anı bahçelerinden bir üzümmüşçesine tane tane dudaklarına bulaşan zehirli aroma tadındaki vahşeti, ruh hapishanesinin içindeki karanlık bir hücreye kapatmayı başaramayıp kalemlerine bulaşan kanla kâğıda döktükleri şu dandik öyküler mi?
Tanrım... Hâlâ onları okuyan kaldı mı?
Bence artık çocuklarımızı uyutmak için daha yaratıcı yöntemler denemeliyiz. Ya da daha gerçekçi hikayeler uydurmalıyız.
Mesela...
Ya Kırmızı Başlıklı Kız, kurtla bir olup büyükannesini yeseydi? O zaman ne olurdu?
Yaşlı bir kadının birkaç gün fazla yaşaması, gerçekten Kırmızı Başlıklı Kız`ın açlığını dindirmesinden daha mı önemli?
Ben... Pek sanmıyorum.
Eğer Kırmızı Başlıklı Kız ben olsaydım; muhtemelen sivri bir bıçak alır ve büyükannemin kalbini sökerdim. Sonra da etiyle güzel bir ziyafet çeker ve hayatıma hiçbir şey olmamış gibi devam ederdim. Ta ki açlık yeniden bastırana kadar.
Peki... Ya sen? Sen ne yapardın?
Karanlığın Prensi, AshLupin Katili yıllar sonra tekrar sahada. Ancak bu sefer kurallar, alışılmışın dışında.
Günah çemberine eklenen yeni bir halka, her şeyi değiştirdi.
Bu kitapta çeşitli rahatsız edici öğeler bulunmaktadır. Yaşınız küçükse, lütfen es geçiniz.
Öykünün tamamı yazar Judgement Lane tarafından kaleme alınmıştır. İzinsiz herhangi bir alıntı veya kopyalamada yasal işlem başlatılacaktır.
devam ediyor 43dk önce güncellendi
Hezeyan (Shinkirō)
@judgementlane
Okuma
4.47k
Oy
464
Takip
56
Yorum
725
Bölüm
24
En büyük sırları, ölü adamlar saklar.
"Bu ev… İkimizin yuvası Yuna. Ama elbet bir gün ya senin ya da benim mezarım olacak."
"Ve ben sensiz hiçbir yere gitmiyorum."
Yaşadığım bunca zifiri karanlık ana rağmen, bir kere bile bakışlarımı sakınmama, kulaklarımı kapatmama ve çığlık atmama izin verilmedi. Katlandım, zihnimde yarattığım kendime ait dünyaya kapanarak, unutmaya çalıştım. Ama ne bir gece ne de bir gündüz oldu ki bu adam… Bana onun malı olduğumu, özgür bir iradem olmadığını veya olamayacağını anımsatmasın. Aciz bir köle, ucuz bir mal… Ben buydum. Onun gözünde de, ailemden kalan birkaç ufak anının içinde de. Hep buydum. Kendi Hezeyanında boğulan, cansız bir bebek.
Kendi zihnine bile güvenemeyen, her gün deliliğin sınırında yaşayan bir kukla.
Altın kafesin kapıları, büyük bir gürültü ile on yıl sonra ilk defa aralandı.
İçeri girmeye cesaretin var mı?
Uyarı! Bu kitap aşırı derecede şiddet, vahşet ve benzeri travmatik ögeler içermektedir. Yaşı küçük olan veya bu konularda hassasiyeti, travması olan okuyucuların okuması şiddetle önerilmez. Harici durumda sorumluluk kabul edilmemektedir.
Ayrıca bu kitap tamamiyle Yazar Judgement Lane kaleminden çıkmış olup, izinsiz herhangi bir alıntıya veya çalıntıya izin verilmemektedir. Aksi halde yasal işlem başlatılacaktır. Tüm hakları saklıdır.
devam ediyor 43dk önce güncellendi
ŞEYTAN'IN İKİ YÜZÜ (KOİ NO YOKAN)
@judgementlane
Okuma
26.25k
Oy
1.63k
Takip
201
Yorum
1.03k
Bölüm
58
"Bunları sen benim için ağla diye değil, benim gözümde kendi değerini anla diye anlattım birtanem. Bir şey başarmadığını düşündüğün her an, bana bak. Senin en büyük eserin, benim."
Bu sözleri onun dudaklarından; her dinleyişimde kalbimin var olduğundan bile habersiz olduğum noktalarında birer kıvılcım alevlendiren sesinden duymak, kaç yıl geçerse geçsin hala gerçekmiş, sahiciymiş gibi hissettiriyor.
Sanki ellerine hiç ailemin kanı bulaşmamış ve bu kanı içinde gizlediği Şeytan`ın İki Yüzü`nün ardına saklamamış gibi.
devam ediyor 2g önce güncellendi
Zakkumlar Solarken
@sayelerinezgisi_
Okuma
62
Oy
14
Takip
5
Yorum
90
Bölüm
3
Bir varmış, bir yokmuş.
Bir varmış, iki yok olmuş.
Ömer`in meleği varmış, Ömer`in çiçeği yok olmuş.
Melek`in Ömer`i varmış, Melek`in bi`tanesi yapayalnız kalmış.
"Boks, nefes alma sanatıdır." derdi Yavuz Turan. Sıkışmış hisseden çoğu insanın nefes almak için başvurduğu bir yöntem olduğunu iddia ederdi.
Peki ya ona nefes olan bi`tanesini kaybetmiş bir adam için de çare olur muydu boks?
Ömer Keskin.
Çiz üstünü.
Sadece Ömer.
Hayatına doğan güneşi ellerinin arasından kayıp gitmiş olan Ömer.
Yirmi yaşına bastığı gün, canından çok sevdiği meleğini toprağa vermiş Ömer.
Çiçeğinin ölümünü kabul etmek istemediği için her gece yarısı onun numarasına tonlarca mesaj göndermeye devam eden Ömer.
Ansızın tüm mesajların okunmasıyla, uzun süredir umudu göremeyen gözleri yeniden ışık saçan Ömer.
Tek bir mesaj.
"ZAKKUM."
Birinin hayatına mal olabilir miydi?
Ya da hayattan umudunu kesmiş bir adama yeniden nefes olabilir miydi?
Zakkumlar solarken sulasak da bir anlam ifade etmezdi, değil mi? Peki ya bu gerçeğin varlığı, kalan tek umudu yok saymaya yeter miydi?
Ömer için yetmemişti.
Elinde son bir şans vardı.
Meleğini geri getirmek için son bir şans...
UYARI: Bu hikayede şiddet, işkence, saplantı ve bolca dram bulunacaktır. Bunları göze alarak okuyun lütfen. Küçük yaştaki okurlarım için uygun olmadığını söylemek istiyorum.
devam ediyor 5g önce güncellendi
Kurallar Ve Ritim
@morduslerimm_35
Okuma
54
Oy
8
Takip
2
Yorum
14
Bölüm
9
Azra Soydere için dans özgürlük aynı zamanda vazgeçilmez bir tutkuydu. Kendi kurduğu stüdyoda, kendi kurduğu grubu ile katıldığı yarışmalarda hep birinci olmuştu.
Kılıç Karaca içinse kontrol her şeydi. Yeraltı dünyasının en tehlikeli adamlarından biri olan Kılıç, hayatını, kurallarla ve karanlıkla yönetiyordu.
Birinin dünyası ışıklardan oluşuyordu, diğerininki ise karanlıktan. Ama bazı insanlar birbirine denk gelmezdi; çarparlardı.
Azra dans ettikçe Kılıç kontrolünü kaybediyordu.
Kılıç yaklaştıkça Azra geri dönemeyeceği bir dünyanın içine çekiliyordu. Ve bazı savaşlar silahla başlamazdı. Bir bakış yeterdi...
" Ateşten korkuyordu. Oysa cehennemimde çoktan yanmaya başlamıştı."
"Ondan uzak durmaya çalıştıkça bana daha çok yaklaşıyordu."
devam ediyor 6g önce güncellendi
SAHTE ÖZGÜRLÜK : KAFES
@morusevenbiri
Okuma
454
Oy
144
Takip
8
Yorum
2
Bölüm
33
"Korku kaybolduğunda, insana ne olur?"
Dr. Livia Ardent, kendi yarattığı formül bir arkadaşının ölümüne yol açtığında her şeyini kaybetti. Şimdi önünde tek bir seçenek var: Müebbet hapis ya da yeraltı dünyasının en karanlık noktasına, Kafes`e sızmak.
Ama Kafes sadece bir dövüş kulübü değil. Burası, korkunun hiç uğramadığı bir adamın kurduğu imparatorluktur.
Kod adı Architect.
İki yabancı. Aynı kırıklık, zıt taraflar. Aralarındaki çekim, üzerinde çalıştıkları formül kadar tehlikeli ve bir o kadar bağımlılık yapıcı.
Burası Kafes. Burada kimse özgür değil, ama herkes kendini özgür sanıyor.
devam ediyor 4h önce güncellendi
KARANLIK TUTKU (+1&)
@deliymisimbenoyle
Okuma
6.53k
Oy
372
Takip
69
Yorum
252
Bölüm
13
Yaşam ve ölüm arasında kalan bir kadın...
O gece gördüğü adam ona ölümü, o gece tanıdığı adam ise ona yaşam vadediyordu.
Peki ölüm kimdi, yaşam kimdi?”
Kendi halinde, sakin bir hayatı olan Mihrimah, bir barda garsonluk yapıyordu. Barın sahibi ise şehrin yeraltını demir yumrukla yöneten ünlü mafya lideri Cihan Alp Soykan’dı. Cihan’ın Mihrimah’a duyduğu şey asla aşk değil; saf bir takıntı, karanlık bir elde etme arzusuydu.
İşlediği acımasız bir cinayeti acımasızca Mihrimah’ın üzerine yıkacak, genç kadına kaçacak tek bir delik bile bırakmayacaktı. Kurtulmasının tek ve kaçınılmaz şartı ise onunla evlenmesiydi. Ve o gece; Ölüm ile Yaşam evlendi. Ölüm, yaşamı yavaş yavaş tüketip kadını dipsiz bir arafın ortasında bıraktı.
Cihan, kudretini ve gücünü tüm şehre kanıtlamak için görkemli bir balo düzenledi. Bu tehlikeli gecenin konukları arasında, Soykan ailesinin ezeli rakibi Asaf Koral Kurtbey de vardı. Cihan, farkında bile olmadan ölüm ile yaşamı yeniden birleştirdi, kendi cehenneminin kapılarını kendi elleriyle araladı.
Mihrimah o karanlık arafta nefessiz kalırken, gölgeden ona uzatılan o tehlikeli eli tutacak mıydı?
"Seni istiyorum Mihrimah... Bedenini değil, ruhunu istiyorum."
tamamlandı 4h önce tamamlandı
Gölgenin Adımları
@nevalereis
Okuma
322
Oy
8
Takip
6
Yorum
1
Bölüm
61
"Beni cezaevine gönderebilirsin, bu şehri terk edebilirsin... Ama damarlarındaki kandan, zihnindeki o karanlık odadan benden başka kimseyi söküp atamazsın."
Kumsal, sahildeki o sarp kayalıklarda Demir`e karşı durduğunda, bunun sadece bir sonun başlangıcı olduğunu biliyordu. Kurban olmaktan vazgeçip bu tehlikeli oyunun kurallarını kendi elleriyle yazmaya yemin eden bir kadın ve ne demir parmaklıkların ne de yılların sindiremediği, gölgesiyle bile nefes kesen bir adam: Demir.
Zonguldak’ın sisli, hırçın sokaklarından Akdeniz’in ılık ve sakin kıyılarına uzanan bu kaçış, aslında sadece bir yanılsamadan ibarettir. Çünkü bazı bağlar kopmaz; sadece şekil değiştirir. Yıllar sonra kollarında taşıdığı masum bir çocukla yeni bir hayata tutunmaya çalışan Kumsal, ne kadar uzaklaşırsa uzaklaşsın, o karanlık mirasın ve yasak tutkunun izlerinden kaçamayacaktır.
Gölgedeki Adımlar, nefes kesen psikolojik gerilimi, predator-prey dinamiklerini ve zehirli bir tutkunun külünden doğan kadın bir karakterin gücünü son sayfasına kadar soluksuz okutacak.
Güvenli limanlar birer illüzyondur. Asıl fırtına, gölgenin sahibine geri döndüğü an kopar.
devam ediyor 4h önce güncellendi
KARANLIĞIN MELEĞİ
@karlarkralicesii
Okuma
10
Oy
0
Takip
0
Yorum
1
Bölüm
1
Trabzonlu ama rüyasında görüp büyülendiği daha sonra da ruhunun güzelliğine zekasına aşık olduğu kız için İzmir`e kardeşiyle taşınmış bir adamdı o. Barın KARAHANLI.
Ailesi Karahanlı şirketler grubunda çalışan. Zeki, çalışkan ve güzel olan bir kız; Lidya SOYLU
Karanlık taraf hep var mıydı? Ya da ben o karanlık tarafı ne kadar görebiliyordum, biliyordum. Babam ve abim ne kadar kirlilerdi ya da ne kadarları temiz kalabilmişti. Bunları hep çok sonradan görecek ve öğrenecektim. En çok da karanlık tarafta neler olduğunu. Ben de o tarafta bulunacaktım ama ne olarak. Esir mi düşecektim, aşık mı olacaktım? Ya hem aşık olup hem de esir düşecektiysem? Bu nasıl olacaktı? Tüm bu sorularımın cevabını nasıl alacaktım peki?
devam ediyor 1a önce güncellendi
DARMÂN
@dalgalizihin
Okuma
29
Oy
0
Takip
1
Yorum
0
Bölüm
6
Bazı insanlar isim aldıkları gün kaybolur.
Adım Farsça’da ‘çare’ demek.
Ne ironik… İnsanın bazen adını taşımaya ömrü yetmiyor.
Belki de bu hayatta en çok kendime çare olmam gerekiyordu.
Şimdi böyle düşününce bazen diyorum acaba ben gerçekten var mıyım?
Ben onların dünyasına ait miyim ya da sadece yanlışlıkla burada unutulmuş bir yabancı mıyım?
Bunları yazıyorum çünkü; hiç değilse birileri, bir zamanlar nefes almış ama yaşamayı hiç becerememiş bir kızın var olduğunu bilsin diye.
Ben Darmân. Adım çare demek. Ama bu hikâyede kimse kimseye çare olamayacak.
devam ediyor 1a önce güncellendi
MÂRAN: Çıkış Yok
@yarebay30
Okuma
5.85k
Oy
554
Takip
45
Yorum
1.71k
Bölüm
40
"Vesvâs: Son Yok" adlı kitabımdaki Zühre karakterinin hikayesidir.
(Kan gömleğine yapışmıştı.
Titreyen parmaklarımla kumaşın düğmelerini yırtarken, bir anlığına gözlerini açtı.
Bakışı, ölümün bile geri çekileceği türdendi.
“Dokunma!” dedi, sesi boğuk ama kesin.
Sanki her hece bıçak sırtındaydı.
“Yaran kötü.” dedim. “Eğer—”
“Elini çek!”
Bir an bile tereddüt etmeden söyledi.
Ama ben çektim mi? Hayır. Diğer eliyle beni itti. Geriye doğru sendeledim düşmemek adına...
Tam o anda gözüm, yırtılan gömleğin altından görünen tenine kaydı.Dövmeyle kaplı gövdesinden sanki nereye bakacağımı biliyormuşum gibi göğsündeki dövmeye takıldı gözlerim...
Karanlık tenine kazınmış bir yılan…
Ve o yılanın dişlerinin hemen altına kazınmış, kanla yazılmış gibi duran bir kelime:
MÂRAN.)
Herşey köyde, tek odalı bir evde o zamanlar bir çok yaşıtımın hayalini bile kurmaktan çekindiği üniversite hayatına atılımım ile başlamıştı...
Fakat işler hiçte istediğim gibi gitmemişti.
Okumak uğruna bir çok zorluktan geçtiğim, yıllardır hayalini kurduğum ve nihayetinde okumak için gittiğim o büyük şehirde, insan tacirlerinin eline düşeceğimi bilemezdim?
Bu da yetmezmiş gibi dünyanın bir diğer tarafında, koca bir şehri esir almış eli kanlı çete üyelerinin bir taht uğruna yaptıkları güç yarışlarının içine düşeceğimi de bilemezdim?
Brezilya...
` Çıkış Yok ` denilen labirenti andıran bu sokaklardan çıkmanın tek bir yolu vardı.
En güçlüyü bulmak ve onu yönetmek...
Söylendiği kadar kolay olmayacaktı.
Bulduğum gizemli kitap ve beraberinde yaptığım büyü ile ödemem gereken bir bedel olduğunu geç farketmiştim.
Başıma iyi şeyler gelmemişti. Bana hiç acımamışlardı.
Kimseye acımamıştım...
Öldürdüğüm insanlar ve uğruma öldürülenler...
Ben Zühre...
O kadının deyişiyle ansızın gökyüzünde belirip tüm dengeleri alt üst edecek; Kanlı Yıldız.
devam ediyor 1a önce güncellendi
Sessizliğin Gölgesi
@zeyweppii
Okuma
7
Oy
2
Takip
1
Yorum
2
Bölüm
2
Genç ve yetenekli bir yazar olan Ela, dünyayla bağını kelimelerin gücüyle kuran, konuşma yetisi olmayan bir kadındır. Yaşadığı tüm zorluklara rağmen yazdığı romanlarla geniş bir okur kitlesine ulaşmış, kendi sessiz ve korunaklı dünyasında huzuru bulmuştur. Ancak bu huzur, onun sessizliğini bir tutkuya dönüştüren takıntılı bir adamın ortaya çıkmasıyla yerle bir olur.
Kendi kabuğuna çekilmek isteyen Ela, her adımında bu gizemli gölgenin baskısını hissetmeye başlar. Birbirini izleyen adsız mesajlar, engellenen hesaplar ve her geçen gün daha da yaklaşan bir tehlike... Sessizlik artık bir sığınak değil, kaçılması imkansız bir kapandır.
devam ediyor 1a önce güncellendi
YASEMİN/ GERÇEK AİLEM
@ygunn_
Okuma
27.29k
Oy
3.02k
Takip
231
Yorum
525
Bölüm
28
Yasemin ve Biricik... Aynı gün, aynı hastanede doğan iki kız. Ancak kader, onları birbirlerinin hayatına uzak ama birbirlerinin yerine koyar.
Yıllar sonra, Biricik`in babası Kenan, kızının aslında öz çocuğu olmadığını tesadüfen öğrenir. Bu gerçekle sarsılan Kenan, gerçek kızını bulmak için harekete geçer. Araştırmaları onu, kendi halinde, sessiz bir genç kız olan Yasemin`e götürür.
Yasemin, ailesine düşkün, içine kapanık ve sevdikleri için kendini arka plana atan biridir. Biricik ise üç abinin ardından gelen, şımarıkça sevilen, prenses gibi büyütülmüş bir genç kız. Onları birbirine bağlayan ise kimliklerini yerle bir eden büyük bir sırdır: Gerçek aileleri başkalarıdır.
Biricik, merakla öz ailesini tanımak ve onlarla yeni bir hayata başlamak isterken; Yasemin, sevdiği ailesinden kopmak istemez ve biyolojik bağları kabullenmekte zorlanır.
Gerçek bir ailenin ne olduğu, yalnızca kan bağıyla mı yoksa kalpten gelen bağlarla mı kurulduğu sorusu, iki genç kızın hayatını altüst edecektir.
---
devam ediyor 2a önce güncellendi
SERMİNANIN LANETİ AZAB-I AŞK
@elina210121
Okuma
521
Oy
72
Takip
9
Yorum
51
Bölüm
14
İki aşk, İki farklı boyut. Bir tek gerçek.
Aşkım için her şeyi yaparım diyorsan bir daha düşün. Çağlar kadar cesaretli olabilir misin?
Onun için tüm engelleri aşarım diyorsan bir daha düşün. Amir kadar zorluklara dayanabilir misin?
Tek gerçeğim o olsun yeter diyorsan bir daha düşün. Eftelya gibi arafta kalıp tüm gücünle sevebilir misin?
Bu kitabı okumaya cesaretliysen, bildiğin tüm duaları et ve onların seni ele geçirmesine asla izin verme!