23. Bölüm

21.BÖLÜM

Pile16
pile16


 

 

 

Aradan 1,5 saate yakın bir zaman geçtiğinde,mutfak pırıl pırıldı.Genç adamla iyi bir ekip olduklarını fark eden Mevsim neşeyle gülümseyip konuştu.

 

 

”Artık gidebiliriz.Yardımların için çok teşekkür ederim.”

 

 

Rengim,

 

 

”Rica ederim.”

 

 

diye karşılık verdikten sonra montunu almak için kafe kısmına ilerlemişti.Genç adam yavaş yavaş gözden kaybolurken,Mevsim askılıktan trençkotunu alıp üzerine giydi,küçük kırmızı sırt çantasını omzuna astı ve mutfaktan çıkarak son kontrolleri yapmak üzere kafe bölümüne geçti.Rengim’i kapıda görmeyi hiç beklemiyordu.Şaşkın şaşkın sordu hemen.

 

 

”Neden gitmediğini öğrenebilir miyim?”

 

 

Cevap hiç bekletmeden gelmişti.

 

 

”Saat çok geç sayılmaz.Yorgun değilsen sahilde biraz yürür,yürürken de sohbet ederiz diye düşündüm.”

 

 

Mevsim,aslında oldukça yorgundu.Fakat genç adamın ses tonunda öyle bir şey vardı ki

 

 

“Üzgünüm ama yorgunum maalesef.Belki başka bir zaman yaparız.”

 

 

demeye dili varmadı.Sadece “olur “anlamında başını aşağı yukarı sallamakla yetindi.Aldığı sessiz onay,Rengim’i çok mutlu etmişti.Bu nedenle

 

 

”Beni kırmadığın için çok teşekkür ederim.”

 

 

diyerek muzipçe gülümsedi.Kısa bir süre sonra sahilde yan yana yürüyorlardı.Sessizliğin yerini sohbete bırakmasını sağlayan yine genç adam oldu.Zira Mevsim’in biraz düşünceli göründüğünü fark etmişti.

 

 

”Bu güzel havada otel odasına kapanmak istemedim.Seninle konuşmak gerçekten çok keyifli.Ama eğer fikrini değiştirdiysen,seni hemen evine de bırakabilirim.”

 

 

Genç kadın,duyduğu cümle içinde en çok “otel odası”kelimelerine takıldı.Rengim’in ünlü biri olmasına rağmen,neden evine gitmediğini merak etmişti.Çok geçmeden aklından geçenleri bir soruyla dile döktü.

 

 

”Otel odası mı dedin sen az önce,yoksa ben yanlış mı anladım?”

 

 

”Hayır yanlış anlamadın.Ben İstanbul’a geldiğimden beri,yani 2 haftadır………… Oteli’nde kalıyorum.Bunun sebebi de kendime ait bir evimin olmaması.”

 

 

Bu cevap,Mevsim’in aklına yeni yeni sorular getirmişti.

 

 

”Bir yere bağlanmayı mı sevmiyorsun,yoksa bunun başka bir sebebi mi var?”

 

 

Aslında bu tarz özel sorular sormak,genç kadının hiç tarzı değildii.Ama bu kez konuyu Rengim açtığı için içi rahattı.Genç adam hiç tereddüt etmeden şöyle karşılık vermişti.

 

 

”Özgür olmak herkes gibi benim de hoşuma gidiyor.Ama tek sebebi bu değil elbette.Çok yoğun bir çalışma tempom var.Bu yüzden eğer bir evim olsaydı bile,senenin yalnızca 1-2 ayını orada geçirebilirdim.”

 

 

Onu dikkatle dinliyor,bir yandan da düşünüyordu Mevsim.Kendisi ev ve kafe arasında mekik dokurken,genç adam yılın 10 ayını ülkeden uzakta geçiriyordu demek.Bu durumda ünlü olmak pek ona göre değildi.

 

 

”Tahmin ettiğimden çok daha ilginç bir adamsın,biliyor musun?”

 

 

diye söze başladı,biraz nefeslendikten sonra da ekledi.

 

 

”Benim tüm hayatım şu sıralar ev ve kafe arasında geçiyor.Oysa sen,yılın neredeyse tamamına yakınını ülke dışında geçiriyorsun.Ünlü olmak gerçekten böyleyse,hiç bana göre değil.”

 

 

Sözleri bittiğinde,Rengim’in muzip sesi duyulmuştu.

 

 

”Düzenli bir hayatı,evini çok seviyorsun o zaman.”

 

 

”Dediklerinde haklısın.Ama bu farklı yerler,farklı kültürler tanımaktan hoşlanmıyorum demek değil.Gerçi şu aralar tüm vaktimi kafeye ayırdığım için hiçbir yere gidemiyorum,o da ayrı bir konu.”

 

 

”Olsun,hayalini gerçeğe dönüştürmüş olman çok kıymetli.Hem 1-2 yıl içinde,hatta bence daha bile erken kafede işler yoluna girecektir.O zaman sen de vaktinin bir kısmını gezmeye ayırabilirsin.”

 

 

Genç adamın söyledikleri doğruydu aslında.Eğer işler yolunda giderse bu işlerden anlayan tecrübeli birini yanına alabilir,en azından yılın 2 haftasını ya da 1 ayını kendine ayırabilirdi.

 

 

”Umarım söylediğin gibi olur ve ben o günleri görebilirim.”

 

 

dedi neşeyle,ardından bugün kafeye gelen sanatçı grubunu hatırlayıp devam etti.

 

 

“Bugün öğle saatlerinde kafeye genç sanatçılardan oluşan küçük bir grup geldi.Giderken de bol bol bahşiş bırakarak çok keyifli zaman geçirdiklerini,her fırsatta gelmeye devam edeceklerini söylediler.Bunun seninle bir ilgisi olabilir mi acaba?”

 

 

Genç adam,soruyu duyar duymaz karşısında çok zeki bir kadın olduğundan bir kez daha emin olmuştu.Ciddi bir ses tonuyla konuştu.

 

 

”Eğer ilgim olduğunu söylersem,bana bozulur musun?”

 

 

Mevsim henüz işin başındaydı.Dolayısıyla yardımları geri çevirecek hali yoktu.Hem adamın bundan ne çıkarı olabilirdi ki?

 

 

”Yani,şu soru bile bunun seninle bir ilgisi olduğunu gösteriyor.Ama korkmana gerek yok.Sana kızmadım.Çünkü,bu işte henüz çok yeniyim ve yardımları geri çevirecek durumda değilim.Tabi sonra ortağım olmak istersen,işler değişebilir.”

 

 

Böyle derken başta ses tonu çok ciddiydi Mevsim’in.Ancak sonlara doğru dayanamamış,gülmeye başlamıştı.Rengim kadının şaka ettiğini anlayınca rahat bir nefes aldı ve şöyle dedi.

 

 

”Yok canım,kafeye ortak olmak aklımın köşesinden bile geçmedi.Sadece senin işine çok düşkün biri olduğunu fark ettim ve destek olmak istedim.Hepsi bu.”

 

 

Ardından saatine bakıp ekledi.

 

 

”Saat epey geç olmuş.Seni bu kez gerçekten evine bıraksam iyi olur.Bir ara yine devam ederiz.”

 

 

Onu duyunca Mevsim kendi saatine bakmış,adamın haklı olduğunu anlamıştı.Hafifçe gülümseyip konuştu.

 

 

”Ben giderim,ev uzak değil zaten.Hem sen de dinlensen iyi olur.Yani hiç zahmet etme.”

 

 

Gelen cevap tam beklediği gibiydi.

 

 

”Gecenin bu saatinde senin gibi genç ve çok güzel bir kadını eve yalnız göndermek bana yakışmaz.

 

 

Böylece genç kadın evini tarif etti ve yan yana eve doğru yürüdüler.10-15 dakika içinde sitenin ana giriş kapısı görünmüştü.Mevsim

 

 

”İyi geceler ve yardımların için tekrar teşekkürler.”

 

 

deyip genç adama sıkması için elini uzattı.Rengim

 

 

”Rica ederim,sana da iyi geceler!Ne zaman istersen yardıma hazırım.”

 

 

demiş ve kızın elini hafifçe sıkarak vedalaşmıştı.Mevsim bir süre gece karanlığında oteline doğru ilerleyen adamın arkasından baktı.Sonra da siteden içeri girdi.Oturduğu bloğa yürürken zihni sahilde Rengim’le yaptığı konuşmayla meşguldü.Sonunda genç adamın kimliğiyle ilgili sır ortadan kalkmıştı.Kendi kendine

 

 

“Hale bak yaaaa!Adam ünlü bir piyanist,bense kalkmış ona mutfağımda kahve,çay makinesi falan temizletiyorum.Hayranları bunu duysa,kim bilir benim için neler derler?”

 

 

diye mırıldanıp kıkırdadı.Aynı anda blok kapısı görününce de kartını okutarak içeri girdi.Asansörle kata çıkıp eve gelmesi fazla sürmemişti.İçerisi çok sessiz olduğuna göre annesi derin uykudaydı.

 

 

“Ben Rengim’le sohbete daldım,vakit de epey ilerledi tabi.”

 

 

diye düşünerek postallarını çıkardı,trençkotunu askıya astı ve omzunda sırt çantasıyla odasına geçti.10-15 dakika içinde hazırlıklarını tamamlayıp yatağına uzanmış,günün yorgunluğuyla derin bir uykuya dalmıştı.

 

 

 

 

Rengim,otele vardığında kendi çok huzurlu ve mutlu hissediyordu.Kimlik konusu düşündüğünden çok daha kolay hallolmuş,üstüne bir de sahilde genç kadınla keyifli bir sohbetin eşlik ettiği uzun sayılabilecek bir yürüyüş yapmıştı.Başka bir deyişle şimdilik her şey yolundaydı.Kısa sürede hazırlıklarını tamamladı,yatağına uzandı ardından uykunun onu sarıp sarmalamasına izin verdi…

 

 

 

 

Hepinize merhaba 😀😀😀Öncelikle tüm dünyadaki emekçi kadınların günü kutlu olsun 🥳🥳🥳Böylesine özel bir günde Mevsim’le Rengim sizlerle olmak istediklerini kulağıma fısıldayınca yine onları kıramadım ve taslaktaki bölümü hemen düzenleyip geldim 😌😌😌😌Umarım keyifli okuduğunuz bir bölüm olmuştur 🙏🙏🙏Bol bol yorum yaparak yıldıza tıklarsanız da çok sevinirim 🙈🙈🙈Kucak dolusu sevgiler ❤️❤️❤️Öpücükler 😘😘😘

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bölüm : 08.03.2025 17:22 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
Hikayeyi Paylaş
Loading...