
Mevsim, giyinip hazırlanmış mutfağa doğru ilerliyordu. Üzerinde siyah pamuklu gömlek, siyah normal kesim kot pantolon vardı. Boynuna Rengim’in hediyesi olan fuları sarmış, saçlarını tek örgü yapmıştı. Mutfağın kapısından
“ Günaydın hanımlar!”
diye seslenerek yerine geçip oturdu. Fatma Hanım neşeyle
“ Günaydın güzelim! Çayını getiriyorum şimdi.”
derken, annesi
“ Günaydın canım! Fuların yeni mi? Çok yakışmış!”
deyip muzipçe göz kırpmıştı. Esma Hanım’ın dikkatli gözlerinden hiçbir şey kaçmadığını çok iyi bilirdi genç kadın. Dolayısıyla duyduklarına hiç şaşırmadı. Sadece gülümseyerek
“ Evet annecim, teşekkürler!”
demekle yetindi. O sırada Fatma hanım çayını masaya bırakmıştı. Hızlıca bir şeyler atıştırmaya koyuldu. Aklı, şu set partisi için Yaprak’la nasıl bir plan yapması gerektiğiyle meşguldü. Ancak bir şeyden de hiç şüphesi yoktu. Kız, haberi duyduğunda çok sevinecekti. Sonunda masada uzun süredir devam eden sessizliği bitiren Esma hanım oldu.
” Sanırım, senin için yine yoğun bir gün olacak güzelim? Böyle acele acele yediğine göre.”
Genç kadın da annesi gibi kahvaltısını bitirmek üzereydi.
” Öyle annecim, hani geçenlerde sana bir oyuncu grubundan söz etmiştim ya?”
diye söze başladı. Esma Hanım yeni bir soruyla araya girmişti.
” Evet canım, hatırlıyorum. Bu konuyla ilgili yeni bir gelişme mi var yoksa?”
” Aynen. O grup, şu an Funda Gürbüz’ün dizisinde oynayan oyunculardan oluşuyormuş. Sete döndüklerinde Funda Hanım’a mekânı çok beğendiklerini söylemişler. O da önce eşiyle, dün de tek başına kafeye geldi.”
Esma Hanım duyduklarına çok mutlu olmuştu. Kızı için her şey tahmin ettiğinden daha çabuk yoluna giriyor gibi görünüyordu. Gülümsedi.
” Yaaaa! Demek öyle tatlım! Bu gerçekten harika bir haber. Ben sana dememiş miydim?”
Annesinin ses tonu sonlara doğru muzip bir hâl alınca Mevsim kıkırdamıştı.
” Demiştin Esma Sultan! Senin 6. hissin hep çok güçlüdür.”
Nefeslenip ekledi.
” Neyse bu Cuma setin son günüymüş. 2. Sezon çekimlerine başlamadan önce sette küçük bir parti vermeyi düşündüğünü, yiyecek ve içecekleri benim getirmemi istediğini söyledi.”
” Peki, sen ne dedin?”
derken sesi heyecanlıydı Esma Hanım’ın.
” Başta biraz endişelerim vardı ama beni ikna etti ve kabul ettim.”
” Çok iyi yapmışsın canım. Bence yeterli zamanınız var. Yaprak’la sen bu işin altından kalkarsınız .”
dedi, ardından devam etti Esma Hanım.
” Sana iyi çalışmalar! Akşam görüşürüz güzelim.”
Saniyeler içinde çalışma odasına gitmek üzere mutfak kapısından çıkmıştı. Mevsim içinden
“ Annem de böyle düşünüyorsa, her şey yolunda gidecek demektir.”
diye geçerken çayından son bir yudum aldı. Sonra da
“ Görüşürüz hanımlar! Sizi seviyorum.”
deyip yerinden kalktı. Birkaç dakika içinde siyah postalarını ayaklarına, yine siyah trençkotunu üzerine geçirmişti. Küçük, kırmızı sırt çantasını omzuna asıp önce evden, ardından da siteden çıktı. Kafeye doğru yürümeye başladığında telefonundaki saat henüz 8 bile değildi. Yani, her şey için yeterince zamanı vardı.
Başak, arabasıyla işe doğru yol alıyordu. Ancak bu kez, her zamankinden farklı olarak keyfi son derece yerindeydi. Dün, müşterisi Belkıs Hanım’la yaptığı görüşmeyi hatırlayınca neşeyle gülümsedi. Kadın boyacılara hiç sorun çıkarmamış, üstüne bir de onun tüm huysuzluklarına inanılmaz sabırlı yaklaştığı için Başak’a teşekkür ederek onu dekorasyona ihtiyacı olan tüm arkadaşlarına tavsiye edeceğini söylemişti.
Sonrasında o heyecanla telefona sarılıp Arda’yı aradığı ve birlikte güzel bir akşam yemeği yedikleri anlar zihnine doluştu genç kadının. Eve geldiklerinde saat epey geçti. Bu nedenle Mevsim’e haber verememişti. Kıkırdadı.
” Olsun, Mevsim buna takılmaz. Beni anlar.”
Ardından arabanın ön panelinde can dostunun numarasına dokundu. Telefon çalıyordu.
Telefonu çaldığı sırada Mevsim kafeye gelmek üzereydi. Hemen telefonu çantasından çıkardı, arayanın Başak olduğunu görünce de gülümseyerek açtı.
” Günaydın canım!”
Başak’ın
” Günaydın güzelim! Öyle mutluyum ki, inanamazsın!”
diyen neşeli sesinin kulağını doldurması saniyeler sürmüştü.
” Ne oldu? Anlat çabuk!”
” Şu müşterim Belkıs Hanım var ya?”
” Evet, her şey yolunda değil mi?”
” Yolunda, yolunda merak etme! Dün boyacılara hiç sorun çıkarmadığı gibi, bana yaptığı bütün huysuzluklara sabırla katlandığım için teşekkür etti. İnanabiliyor musun?”
Duyduklarına çok sevinmişti Mevsim. Neşeyle kıkırdadı.
” Bu, harika bir haber canım. Çok sevindim senin adına.”
” Bence de harika bir haber ve daha bitmedi!”
” Yaaaa! Dahası da mı var?”
” Evet Mevsim, bundan sonra dekorasyona ihtiyacı olan tüm arkadaşlarına beni tavsiye edecekmiş.”
” O zaman, sabrının karşılığını almış oldun güzelim. Tebrikler! Ama ben zaten emindim bundan.”
dediğinde kafe görünmüştü. Bu nedenle Mevsim şöyle devam etti.
” Şimdi kafeye geldim Başak’çım. Ama benim de sana güzel haberlerim var .”
Başak, neşeyle bağırmıştı.
” Hemen söyle, bekleyemem canım!”
Mevsim, onun bu sabırsızlığına güldü. Sonra da konuştu.
” Kısaca Funda Gürbüz’ün dizi setinde bu Cuma bir parti olacak ve yiyecek-içeceklerden ben sorumluyum.”
” Desene ikimiz de adım adım kurduğumuz hayallere yaklaşıyoruz canım! Ve bu kesinlikle harika! Neyse, öpüyorum seni. Sonra yine konuşuruz.”
deyip kapatmıştı Başak. Telefonu çantasına atarak kapıdan girdi Mevsim. Etraf pırıl pırıldı. Gülümseyip neşeyle bir şarkı mırıldanan Yaprak’ın sesine doğru adımladı.
En fazla 5 dakika sonra tezgahın başına geçmiş, zencefilli kurabiye yapıyordu. Başka bir deyişle onun için sıradan, yoğun bir gün daha başlamıştı.
Rengim, erkenden uyanıp kahvaltısını, sporunu yapmış, röportaja hazırlanıyordu.Üzerinde siyah, kısa kollu bisiklet yaka tişört, siyah kot pantolon, siyah spor ayakkabı ve gri kapüşonlu kırmızı-siyah flanel gömlek ceket vardı. Parfümünü sıktı, saçlarını elleriyle düzelterek telefonunu, cüzdanını ve nota kağıtlarını koyduğu sırt çantasını omzuna astı. Artık çıkabilirdi. Ama bugün pek keyifli sayılmazdı. Zira sabah spor yaparken nabzı birden çok hızlanmış, ancak bir süre dinlendikten sonra devam edebilmişti.
“ Neyse, herhalde önemli bir şey değildir.”
diye düşünerek önce odadan, ardından otelden çıkıp bir taksiye bindi. Şimdi tek yapması gereken, şu röportajı atlatmaktı. Oysa bilmediği bir şey vardı. Sabah önemsemediği o bir anlık nabız artışı, çok yakında kendisine ciddi bir sorun yaratacaktı…
Herkese karlı bir Bursa’dan Rengim ve Mevsim’le merhaba 😀😀😀Umarım keyifle okuduğunuz bir bölüm olmuştur 🙏🙏🙏Bol bol yorum yaparak yıldıza tıklamayı da unutmayın olur mu🙈🙈🙈Kucak dolusu sevgiler ❤️❤️❤️Öpücükler 😘😘😘Ayrıca öğrenci arkadaşlarıma güzel bir sömestr tatili diliyorum 🥳🥳🥳
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |
