10. Bölüm

8.BÖLÜM

Pile16
pile16


 

 

 

Adamın iyi bir aileden geldiği,duygusal ve nazik biri olduğu her halinden belliydi.Ama durumu ona çoktan açıkladığı,dert etmemesini söylediği halde neden bu kadar ısrarcı olduğunu anlamakta zorlanıyordu Mevsim.O sırada Rengim’in

 

 

”Eeee,bir şey demeyecek misin?”

 

 

diye soran sesi duyulunca,düşüncelerinden uzaklaştı,ona dönerek konuştu.Ses tonundan şaşkınlığını anlamak zor değildi.

 

 

”Önce bana bilmediğim bir şey için teşekkür ettiniz.Şimdi de kendinizi affettirmek için yardımcı olmak istediğinizi söylüyorsunuz.Hem de ağlamamın sizin dediklerinizle hiçbir ilgisi olmadığını size anlattığım halde.Artık gerçekten ilginç biri olduğunuzdan hiç şüphem kalmadı.Ayrıca bu mutfakta yardım etme fikri nasıl aklınıza geldi?”

 

 

Genç adam muzip bir tonda hemen şöyle karşılık vermişti.

 

 

”Teşekkürümün sebebini öğrenmek için 2 ay kadar beklemen gerektiğini sana söyledim diye hatırlıyorum.Beni enteresan bulman da hoşuma gitti.Fakat inan,o kadar da değişik biri sayılmam.Soruna gelirsek,kafe sahibi olan birini özür için bir kahve içmeye davet edemem herhalde.Yemeğe çıkalım desem,o da olmaz.Zira belli ki çok çalışıyor,eve gidince de hemen kendini yatağa atıp uyuyorsun.Bir de şu aptal adam var.Seni yemeğe davet ederken başımı belaya sokmak istemem.”

 

 

Mevsim,bu cevabın ardından kahkalarına engel olamadı.Genç adam da böylece onun mükemmel gamzelerini izleme şansı elde etti.Birkaç saniye sonra tekrar söz alan yine Rengim’di.

 

 

”Sonunda seni güldürebildiğime göre,teklifimi kabul ettiğini düşünüyorum.Neyse,şimdi en iyisi ikimiz de işlerimize dönelim.Akşam mutfakta çalışırken belki bana adını da söylersin olmaz mı?”

 

 

Ancak bu sözler sonrasında dün aralarında geçen kısa sohbeti hatırladı Mevsim.Adamın dedikleri doğruydu.Üstelik adam,tahmin konusunda da iyiydi.Çünkü o gelmeden az önce telefonda Berk’le tartışmışlardı.

 

 

”Doğru,öyle dediniz.Ayrıca tahmin yeteneğiniz de hiç fena değil.Şu kahve daveti konusunda da haklısınız.Eh,madem bu kadar ısrar ediyorsunuz,teklifinizi kabul ediyorum.Son olarak,adım Mevsim.”

 

 

deyip adamın yanından ayrıldı.Bir yandan da düşünüyordu.

 

 

“Neden bu teklifi kabul ettim ki?Olur da akşam Berk gelirse,çok kötü olacak.”

 

 

Ancak müşterilerin siparişlerini yetiştirmek için oradan oraya koşturmaya başlar başlamaz,tüm bu düşünceler aklından uçup gitti.

 

 

 

 

Rengim,o anlarda kızın adının ona ne kadar yakıştığını ve “Tahmin yeteneğiniz de hiç fena değil.”cümlesini düşünmekle meşguldü.Demek gerçekten de kadının hayatında bir erkek vardı.

 

 

”Bu akşam,bakalım hakkında daha neler öğreneceğim?”

 

 

diye kendi kendine mırıldandı.Sonra da notalarına geri döndü.Ara ara kahvesini yudumluyor,zencefilli kurabiyelerin tadını çıkarıyordu.

 

 

Telefonundan saate baktığında,gözlerine inanamadı genç adam.Neredeyse akşam 9 olmak üzereydi ve insanlar kafeden yavaş yavaş ayrılmaya başlamışlardı.

 

 

Yaklaşık 6-7 saatir aynı şekilde oturmaktan her tarafı tutulmuştu.Fakat sonatta epey yol katettiği için halinden memnundu.Yalnızca 2 kez tuvalet ihtiyacını gidermek amacıyla çalışmasına ara vermiş,,mekânın arkasında yer alan lavaboların temizliğinden çok hoşnut kalmıştı.

 

 

Genç kadın onun dışında kalan son 2 müşteriye bir istekleri olup olmadığını sorarken,hesabı istediklerine bakılırsa,artık yerinden kalkarak Mevsim’e yardım etmenin vaktiydi.

 

 

Sandalyesinde güzelce gerindikten sonra kalktı,lavaboya giderek ellerini iyice yıkadı.O anlarda genç kadın müşterilerin hesaplarını masaya bırakmış,çift de ödemeyi kartla yapıp yüklüce bir bahşiş bırakarak çıkmışlardı.

 

 

”Hadi bakalım Rengim,iş başına!”

 

 

diye mırıldanıp mutfağın yolunu tuttu.Yarım saat kadar önce Mevsim’in tüm itirazlarına rağmen hesabı ödemiş,üstüne epeyce bir bahşiş eklemişti.Mutfağa girdiğinde genç kadın onu şu sözlerle karşıladı.Bir yandan da neşeyle kıkırdıyordu.

 

 

”Doğrusu insan,sizin gibi bir müşteriyi her zaman bulamaz.Hem hesap ödüyor,hem de mutfağın toparlanmasına yardımcı oluyorsunuz.”

 

 

Genç adam hiç bekletmeden karşılık vermişti.

 

 

”Hiç önemli değil.Senin gibi mükemmel kurabiyeler ve kahveler hazırlayan birine yardım etmek,benim için bir zevk.Eeee,nereden başlıyorum?”

 

 

Biraz sonra Rengim kalan birkaç bulaşığı güzelce sıyırıp makineye diziyor,Mevsim,bir gözü onun üzerindeyken limonlu kek dilimlerini ve tuzlu çubukları kapaklı cam kaplara yerleştiriyordu.Zencefilli kurabiyeler tükenmişti.

 

 

Aradan 1 saat geçtiğinde,mutfak pırıl pırıldı.Genç adam bulaşıkları makineye dizmekle kalmamış,çay ve kahve makinelerinin temizliğini de yapmıştı.Üstelik bu konuda gayet başarılıydı.Genç kadın,

 

 

“Acaba bunları temizlemeyi nereden öğrendi?Hiç bu işlerden anlayan birine de benzemiyor ama?”

 

 

diye aklından geçirirken Rengim’in sesi duyuldu.

 

 

”Üniversite yıllarımda bir arkadaşımla İstanbul’da ortak bir ev tutmuştuk.Ben de kahveyi çok sevdiğim için eve kahve makinesi almıştım.Oradan biliyorum nasıl temizlenmesi gerektiğini.”

 

 

Şimdi anlamıştı.Hemen kendini toparlayıp şöyle karşılık verdi.

 

 

”Yaaaa?Demek İstanbul’da okudunuz,ne güzel!Hangi bölüm diye sorsam?”

 

 

”Evet,öyle.Ama hangi bölüm olduğunu belki başka bir gün söylerim.Boşver şimdi.”

 

 

Neden kendiyle ilgili bilgi verme konusunda bu kadar ağzı sıkıydı bu adam?Rengim’in meraklı gözlerle kendisini süzdüğünü fark edince kıkırdayarak konuştu.

 

 

“Anladım,sizi zorlayacak değilim.Fakat giderek gizli görevde falan olduğunuzu düşünmeye başlayacağım.”

 

 

Cümlenin sonlarına doğru yalnızca kıkırdamakla kalmayıp muzipçe göz kırpmıştı.

 

 

”İnan öyle bir durum yok.Ajan olmak kim,ben kim?”

 

 

dedi neşeyle ve ekledi genç adam.

 

 

”Adım da Rengim.Bu arada artık bana “siz”demekten vazgeç bence.Zira arkadaş olmaya başladığımızı düşünüyorum.”

 

 

Bu adı 1-2 kişi de daha duymuş,merak edip araştırmıştı Mevsim.Alımlı yaratılmış ve güzel olmak üzere iki anlamı vardı.Kısacık bir an

 

 

“Her iki anlamıyla da adama çok yakışan bir isim.”

 

 

diye düşündü.Fakat bunu ona en azından şimdilik söyleyemeyeceğinden

 

 

”Güzel bir adın var,çok rastlanmadık.”

 

 

demekle yetindi.Aynı anda girişten

 

 

“Mevsim,mutlakta mısın canım?”

 

 

diye soran bir ses duyulmuş,genç kadın olduğu yerde donup kalmıştı.Zira gelen Berk’ti ve eğer Rengim’i mutfakta görürse her şeyi çok yanlış anlayacaktı.Hemen bu zor durumdan nasıl kurtulacağını düşünmeye başladı…

 

 

 

 

Öncelikle hepinize dileklerinizin çoğunun gerçeğe dönüştüğünü 🤭🤭🤭mutlu,huzurlu,sağlıklı,neşe dolu bir yıl diliyorum 🎉🎉🎉Aslında bugün yeni bölüm paylaşmayı düşünüyordum ama Mevsim ve Rengim bu özel günde sizlerle olmak istediklerini bana fısıldayınca 😉😉😉onları ricasını kırmayıp taslaktaki bölümü düzenleyerek yayımlamaya karar verdim 😀😀😀😀Umarım keyifle okuduğunuz bir bölüm olmuştur 🙏🙏🙏Bol bol yorum yapmayı,yıldıza tıklamayı da unutmayın lütfen olur mu🙈🙈🙈kucak dolusu sevgiler ❤️❤️❤️öpücükler 😘😘😘

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bölüm : 31.12.2024 16:46 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
Hikayeyi Paylaş
Loading...