53. Bölüm

50.BÖLÜM

Pile16
pile16


 

 

 

Erkenden çalan alarmın sesiyle uyandı Mevsim.Geçirdiği şu son 3 gün, belki de hayatının en yoğun dönemlerinden biri olduğundan, kendini yorgun ama keyifli hissediyordu. Güzelce gerinip yataktan kalkarak pencereden etrafa bakındı.Güneş, yavaş yavaş masmavi gökyüzüne serpiştirilmiş pamukları hatırlatan bulutların arasından yüzünü göstermeye başlamıştı.İçinden

 

 

“ Hava güzel olacak. Partiye çok uygun.”

 

 

diye geçirip banyoya adımladı.Yarım saat sonra duşunu almış, dişlerini fırçalamış, saçlarını kurutarak tek örgü yapmış bir biçimde giyinmek üzere bir kez daha odasındaydı.Dolabını açarak kıyafetlerini gözden geçirdi.Hava güzel olacağına göre elbise giyebilirdi.Kararını verince gülümseyip siyah, gri ve kırmızı renklerin ağırlıkta olduğu, kayık yaka, uzun kollu pamuklu elbisesini üzerine giydi. Boyu dizin biraz üstünde biten elbise, siyah mus çorap ve yine siyah postallarla hoş bir kombin olacaktı.

 

 

Parfümünü sıktıktan sonra kendine aynada bir kez daha baktı. Kıyafeti düşündüğü gibi yakışmıştı.Ancak göz altlarındaki morlukları kapatması gerekiyordu.

 

 

” Eeee, 2 uykusuz geçen gecenin ardından böyle görünmen çok doğal. Olsun o kadar yani.”

 

 

diye mırıldanıp kıkırdadı. Sonra da çekmeceden kapatıcıyı alarak göz altlarına sürdü.Kısa sürede her şey yoluna girmiş, yüzündeki morluklar sihirli bir değnek değmişçesine gözden kaybolmuştu.Kırmızı sırt çantasını omzuna astı, lacivert kot montunu eline alarak mutfağa ilerledi.

 

 

 

 

Esma Hanım, kahvaltısına yeni başlamış sayılırdı.

 

 

” Günaydın annecim, günaydın Fatma Abla!”

 

 

diyen kızının neşeli sesiyle, başını tabağından kaldırıp gülümsedi.

 

 

” Günaydın güzelim! Dün yine çok geç geldin, değil mi?”

 

 

Bir yandan da Mevsim’i baştan ayağa süzüyordu. Genç kadının yorgunluk izlerini kapatma çabası, belki başkalarında işe yarayabilirdi. Fakat sözkonusu bir annenin gözleriyse, hiçbir çaba yeterli olmazdı.

 

 

” Evet annecim, geldiğimde gece 3’tü. Ama her şey yolunda merak etme. Kahvaltım biter bitmez, Funda Hanım’ı arayacağım. O da birini göndererek yiyecek ve içecekleri aldıracak.”

 

 

dedi, sonra da Fatma Hanım’ın

 

 

” Günaydın Mevsim’cim!”

 

 

deyip masaya bıraktığı çay eşliğinde bir şeyler atıştırmaya başladı genç kadın.

 

 

” Sevindim canım. Zaten başaracağından hiç şüphem yoktu. Ama bu ara biraz fazla yoruldun. Dikkat et, de hasta olma. Biliyorsun, mevsim geçişleri tehlikelidir.”

 

 

derken, sesi her anne gibi kulağa endişeli geliyordu Esma Hanım’ın. Mevsim yalnızca

 

 

” Güvenin için sağ ol annecim! Kendime dikkat ederim merak etme. Hem ayrıca Mesude Hocam’ın yardımlarını unutmam mümkün değil.”

 

 

diyerek neşeyle yemeğine döndü.Oysa aklında siparişin kesinleştiği akşam, nasıl panik halinde hocasını aradığı ve aralarında geçen konuşma vardı.Mesude Hanım öncelikle onu aldığı sipariş için tebrik etmiş, ardından nasıl yetiştireceği konusunda endişelenmemesini, halledeceğini söylemişti.

 

 

Gerçekten de ertesi sabah kafeye gittiği zaman, Mesude Hanım’ın derslerinde en başarılı 5 kız öğrenci, Yaprak’la birlikte onu bekliyorlardı.Böylece Funda Hanım’ın istediği havuçlu kek, tuzlu kurabiye, tuzlu poğaça ve elmalı crumble’dan oluşan menüye ek olarak kafenin günlük ihtiyaçları da sorunsuz bir şekilde hazırlanmıştı.

 

 

Yalnız partiye gönderilecek kek ve elmalı crumbleın porsiyonları normalden biraz daha küçüktü. Çünkü amaç, insanların damağında hoş bir tat bırakıp kafeye daha sık uğramalarını sağlamaktı. Bu nedenle Mevsim, çok sevdiği hocasının zekâsına bir kez daha hayran kalmıştı.

 

 

” Neyse, sana kolay gelsin canım.”

 

 

Annesinin sesiyle ana dönerek gülümsedi.

 

 

” Sağ ol anne, sana da kolay gelsin! Görüşürüz sonra. Öpüyorum çok!”

 

 

Bunun üzerine Esma Hanım neşeyle kızına öpücük gönderip atölyesine gitmek üzere mutfaktan çıkmıştı.

 

 

Aradan birkaç dakika geçtiğinde, Mevsim’de kafeye doğru yürüyordu. Hava gerçekten de tahmin ettiği gibi ılık olduğu için kot montu elindeydi. Omzundaki sırt çantasından telefonu çıkardı, Funda’nın numarasına dokundu.

 

 

 

 

Funda, son bir keyif çayı daha içiyordu. Çay biter bitmez sete gidecekti. Bugün çekilecek fazla sahnesi olmadığı, dahası yarından itibaren birkaç hafta boyunca dinleneceği için keyfi yerindeydi.Tuna 5 dakika kadar önce onu öperek evden çıkmıştı.Telefonu çalınca fincanını bırakıp, masada duran telefonunu aldı.Arayan elbette Mevsim’di. Son 2 gün içinde parti hazırlıkları yüzünden karşılıklı olmasa da telefonla sık sık görüştüğü genç kadına kanı kaynamıştı. İşinin her detayıyla yakından ilgilenen, işini gerçekten aşkla yapan, Rengim’in en başında söylediği gibi ayakları yere çok sağlam basan, kararlı biriydi Mevsim.Rengim’in onu nasıl bu kadar iyi tanıyabildiğini de, dün akşam evde başbaşa televizyon izlerken Tuna’dan öğrenmişti.

 

 

“ Mevsim’in eski sevgilisi gerçekten çok aptal bir adammış.Ama neyse ki bu durum, bizim huysuz maviş piyanistimizin en büyük şansı olacak gibi görünüyor.”

 

 

diye düşünüp kıkırdadı ve hemen açtı. Mevsim’in neşeli sesi anında kulağına dolmuştu.

 

 

” Günaydın Funda Hanım! Her şey hazır, istediğiniz zaman birini gönderebilir ve yiyeceklerle içecekleri aldırabilirsiniz.”

 

 

” Günaydın canım! Sağ ol. Hepinizin ellerine sağlık. Tamam, ben de birazdan sete gideceğim zaten. Söylerim, birini kafeye gönderip alırlar hepsini. Hatta sen de sete gel istersen.”

 

 

dedi, saniyeler sonra ekledi genç kadın.

 

 

” Ayrıca bana bir daha Funda Hanım demezsen sevinirim. Biz artık arkadaşız, unutma.”

 

 

Güldüğü ses tonundan belli oluyordu. Mevsim’de bu hem işin de çok başarılı, hem de çok güzel kadından tanıştıkları şu kısa sürede çok hoşlanmıştı.Rengim’in belki sayıca fazla dostu yoktu. Ama olanlar, özel insanlardı. Üstelik diğer teklifte cazipti. Zira tuzlu çubuklarla zencefilli kurabiyeler dünden hazır, pişirilmeyi bekliyordu. Sadece neli olacağına bir türlü karar veremediği bir kek yapacaktı. Aynı anda mahallenin manavının önünden geçtiğini fark edince çilek bulabileceğini düşünerek konuşmaya devam etti.

 

 

” Tamam Funda, alışkanlık işte. Ayrıca rica ederim.Teklifin de harika! Gelmeye çalışacağım. Benim için güzel bir değişiklik olur. Set ortamını görmeyi çok isterim.”

 

 

” Ne demek! Öyleyse görüşmek üzere Mevsim’cim!”

 

 

dedikten sonra Funda kapatmıştı. Hızlıca çayını bitirip Perihan Hanım’a seslendi.

 

 

” Ben çıkıyorum!”

 

 

Birkaç dakika içinde arabasıyla sete doğru gidiyordu.

 

 

 

 

Mevsim, istediği gibi çilek bulmuş ve hemen almıştı. Şimdi de kafenin mutfağında pasta için gerekli diğer malzemeleri tezgaha dizmekle meşguldü. Dün gece kızlar çıkmadan önce mutfağı pırıl pırıl yapmışlardı.Bu nedenle Yaprak saat 12 gibi gelecek, Mesude Hocası’nın özel izniyle gün boyunca kafede olacaktı.

 

 

Pandispanya için yumurtaların sarılarıyla aklarını büyük bir dikkatle ayırdığı sırada, aklı birden Rengim’e kaydı.Genç adam şu son 2 günde ne yapmıştı acaba? Mesela çarpıntılarla ilgili bir doktora görünmüş müydü? Aklından bunlar geçerken işine devam etti.

 

 

 

 

Rengim, genç kadınla son konuştukları akşamdan beri otelden dışarı çıkmamış, konsere hazırlanmak ya da sonat üzerinde çalışmakla vakit geçirmişti. Konser hazırlıkları gayet iyi gidiyordu. Kalp çarpıntıları da 2 gündür yoktu.

 

 

“ Belki de anlık bir şeydir.Spor yaparken hızı fazla artırmış da olabilirim.”

 

 

diye düşünerek kahvaltısını bitirdi. Ardından sonat üzerinde çalışmak için odasına çıktı. 1-2 dakika sonra masa başında aklındakini kağıda döküyor, ancak son 2 gündür eski hızında ilerleyemiyordu. Bu çok garipti. Yoksa, şu gece gözlü peri kızına mı ihtiyacı vardı?

 

 

” Galiba öyle!”

 

 

diye mırıldandı haylaz haylaz. O sırada gözlerinin önünde Mevsim’in geceyi anımsatan kara gözleri ve her 2 yanağında kocaman çukurlar oluşmasına neden olan mükemmel gülüşü canlanmıştı. Fakat onu asıl şaşırtan, şimdi notaları adeta düşünmeden kâğıda geçirebilmesiydi.Keyifle kendi kendine mırıldandı.

 

 

“ Bu kız beni nasıl bu kadar etkileyebilir,inanamıyorum!”

 

 

Ve kaldığı yerden işine devam etti. Yüreği heyecandan kıpır kıpırdı…

 

 

 

 

Bu kez Rengim ve Mevsim’le herkese merhaba 😊😊😊Umarım bölümden keyif almışsınızdır 🙏🙏🙏Bol bol yorum yaparak yıldıza tıklamayı da unutmayın olur mu🙈🙈🙈Ayrıca yeni kurgum KAPADOKYA‘ya da hem yıldızlarınız🌟🌟🌟 hem o güzel yorumlarınızla 😉😉😉 destek olup ,bir de kitabı takip butonuna tıklayarak takip ederseniz çok memnun olurum 💕🙈🙈Kucak dolusu sevgiler ❤️❤️❤️Öpücükler 😘😘😘

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bölüm : 07.04.2026 16:32 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
Hikayeyi Paylaş
Loading...