29. Bölüm

27.BÖLÜM

Pile16
pile16


 

 

 

1-2 dakika önce Başak’la Arda mekândan ayrılmışlardı. Rengim montunu giyerken, Mevsim çıkmadan önce son kontrolleri yapıyordu. Sessizliği bozan genç adam oldu.

 

 

” Yine seni eve bırakmama izin verir misin?”

 

 

Mevsim biraz düşünmüş, ardından

 

 

“ Aslında zahmet etmeni istemem. Ama “gerek yok “ desem de, sen beni dinlemeyeceksin. Bunu bilmiyorum.”

 

 

diye karşılık vermişti. Rengim, genç kadının şu kısa sürede onu bu kadar iyi tanımasına sevindi. Çok geçmeden de aklından geçeni söze döktü.

 

 

” Evet, haklısın. Ayrıca beni bu kadar kısa sürede çok iyi tanımışsın Bu hoşuma gitti.”

 

 

Bir yandan da muzipçe gülümseyerek çıkışa doğru ilerliyordu. Az sonra Mevsim alarmı çalıştırdı, kapıyı kilitleyip kepenkleri indirdi ve yan yana eve doğru yürümeye başladılar.

 

 

Aradan birkaç dakika geçtiğinde, yarın kendisini sıkı bir yakın arkadaş sorgusu beklediğini hatırlayan Mevsim kıkırdamıştı. Genç adam merakla sordu.

 

 

” Ne oldu, neden güldün öyle?”

 

 

” Hiç, aklıma birden yarın Başak’la yapmam gereken uzun sohbet geldi de.”

 

 

Cevap Rengim için pek açıklayıcı olmamıştı. Mevsim, durumu onun şaşkın mavilerinden anlayınca devam etti.

 

 

” Büyük ihtimalle yarın sabah, olmazsa da fırsat bulduğu en kısa sürede beni seninle ilgili soru yağmuruna tutacaktır. Hiç şüphem yok.”

 

 

”Neden böyle bir şey yapsın?”

 

 

” Çok basit. Ben çok yakın dostlarım hariç hiç kimseyi, öyle kolay mutfağıma almam çünkü.”

 

 

Bu sözler üzerine genç adam,

 

 

” Öyleyse, beni yakın arkadaş olarak gördüğünü düşünebilirim.”

 

 

diyerek muzipçe göz kırpmıştı. Mevsim

 

 

“Nasıl oldu hiç bilmiyorum. Ama evet, öyle diyebiliriz.”

 

 

dedi, ardından tıpkı Rengim gibi gülümsedi. Genç adam büyük bir keyifle o dillere destan gamzeleri bir kez daha izlerken de ekledi.

 

 

” Tabi eğer senin hakkında konuşmamızı istemiyorsan, sorulardan kaçmanın bir yolunu bulabilirim.”

 

 

”Yoooo, hiç önemli değil. Yani anlatabilirsin. Zaten öyle çok ilginç bir şey de yok hayatımda.”

 

 

Duyduklarına şaşırmıştı genç kadın.

 

 

”Nasıl yok? Tanınmış birisin, daha ne olsun?”

 

 

diye neşeyle sorularını sıraladı. Cevap hiç bekletmeden gelmişti.

 

 

” Tanınmam, mesleğimi çok sevmem ve çok çalışmamla ilgili Mevsim. Büyütmeye gerek olduğunu düşünmüyorum.”

 

 

Rengim sustuğunda, tekrar söz aldı genç kadın.

 

 

” Günlük programını sorsam, ayıp etmiş olur muyum? Malum, daha önce hiç ünlü biriyle tanışmadım.”

 

 

”Buradaki programım, sabah 6’da kalkmak ve spor yapmakla başlıyor. Sonra kahvaltı edip otelin müzik odasında 2-3 saat piyano çalıyorum. Akşamla öğle yemeklerimi genelde odamda yiyorum. Arada bestelediğim sonat üzerinde çalışıyorum. Ha bir de son birkaç gündür her fırsatta buraya geliyorum. Öyle yani.”

 

 

Mevsim, şimdi genç adamın kafede kağıtlara ne karaladığını anlamıştı. Buna rağmen, emin olmak için sordu.

 

 

” Öyleyse, kafede kâğıtlara karaladıkların, şu sonatın notaları olmalı, değil mi?”

 

 

”Evet, tahminin doğru.”

 

 

” Peki, 2 ay sonra ne olacak?”

 

 

” İstanbul’dan başlayıp 2 Balkan ülkesiyle devam edecek bir turnem var.”

 

 

” Ne güzel. Ya bana o gün neden teşekkür ettiğini öğrenebilir miyim?”

 

 

” Bu şimdilik sürpriz olarak kalsa, olmaz mı?”

 

 

derken, sesi çok haylaz çıkmıştı genç adamın. Mevsim

 

 

“ Tamam, öyle olsun. Zaten eve geldik.”

 

 

diye kıkırdadı, ardından ekledi.

 

 

” Yarın görüşürüz, bıraktığın için çok teşekkür ederim Rengim. İyi geceler.”

 

 

Genç adam 20 dakikalık yolun nasıl bu kadar çabuk bittiğini anlamamıştı.

 

 

”Rica ederim.tabi görüşürüz. Sana da iyi geceler.”

 

 

dedi ve otele doğru yürümeye başladı.Mevsim, o gözden kaybolana kadar ardından bakmış, sonra da sitenin ana kapısından içeri girmişti.

 

 

Aradan yarım saat geçtiğinde, yatağında uzanmış genç adamla yol boyu ettiği kısa sohbeti düşünüyordu. Bu kadar kısa zamanda, biriyle bu kadar rahat konuşabiliyor olmak, Mevsim için farklı bir deneyimdi.

 

 

“Belki de haklıdır, benzer şeyler yaşamış olmamız bizi yakınlaştırmıştır.”

 

 

diye düşünürken, kendini huzurlu bir uykunun kollarına bıraktı.

 

 

 

 

Rengim odasına gelir gelmez, ilk iş geceki rutinlerini halledip üzerine rahat bir şeyler giymiş ve yatağına uzanmıştı. Zihni önce muzipçe kıkırdadığında gamzeleri ortaya çıkan genç kadına, oradan da yarın annesinin onu karşısında görünce nasıl sevineceğine kaydı. Yeşim Hanım

 

 

“Oğlum, insan bir haber verir, değil mi ama? Hazırlık yapardık.”

 

 

diyerek ona şaka yollu takılır, çok sevdiği yardımcıları Adiloş,

 

 

“Hiç oldu mu böyle Rengim oğlum? Haber etseydin bir mantı açardım sana.”

 

 

diye hanımına katılırdı.Onların bu halleri gözlerinin önünde canlanınca gülümsedi ve kısa bir süre sonra da uykuya daldı. Yarın, uzun, yorucu ama bir o kadar da güzel bir gün olacaktı.

 

 

 

 

Başak’la Arda eve gelmiş, hazırlıklarını tamamladıktan sonra yataklarına uzanmışlardı. Hemen hemen her gece yaptıkları yatak sohbetini başlatan genç kadın oldu.

 

 

”Eeee, Rengim için ne düşünüyorsun aşkım?”

 

 

Arda’nın insanlar hakkındaki ilk izlenimlerine hep çok önem verirdi.

 

 

” Onu ilk kez görmeme rağmen, iyi bir elektrik aldım güzelim.”

 

 

”Ben de öyle. İyi bir aileden geldiği, sağlam bir kumaşının olduğu belli.”

 

”Yoksa senin geçen gün kahvaltıda “bahsetmek için henüz erken” dediğin, Rengim miydi?”

 

 

”Öyle canım. İlk kez crumble yemek için kafeye gittiğim gün gördüm onu. Ama hakkında pek bir şey bilmiyorum. Hatta hiçbir şey bilmiyorum desem, daha doğru olacak galiba.”

 

 

Arda hemen

 

 

“Mevsim yine elinden kurtulmayı başardı yani.”

 

 

diyerek gülümsemişti. Genç kadın

 

 

“ Hı hı öyle. Tabi bu kez kurtulamayacak.”

 

 

diye kıkırdadı.

 

 

”Buna hiç şüphem yok aşkım.”

 

 

dediğinde, Arda’ının gözlerinde muzip pırıltılar belirmişti. Biraz soluklanıp konuşmaya devam etti genç adam.

 

 

” Neyse, şimdi benim çok daha iyi bir fikrim var.”

 

 

Başak, bu ses tonunu çok iyi tanırdı. Haylaz haylaz

 

 

”Hımmmm, çok merak ettim şu fikri doğrusu.”

 

 

dedi, sonra da genç adama iyice sokuldu. Arda yanağına masum bir öpücük kondurmakta gecikmemişti. Fakat gözlerindeki ifade Başak’a aşk dolu bir gece vadediyordu…

 

 

 

 

1 haftalık bir aranın ardından taptaze bir bölümle herkese iyi akşamlar 😀😀😀 Normalde bölüm daha erken gelecekti ama uygulamada sorun olunca biraz gecikti maalesef 🥺🥺🥺Umarım keyife okuduğunuz bir bölüm olmuştur 🙏🙏🙏Bol bol yorum yaparak yıldıza tıklamayı da unutmayın lütfen olur mu🙈🙈🙈kucak dolusu sevgiler ❤️❤️❤️öpücükler 😘😊😘

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bölüm : 21.04.2025 19:07 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
Hikayeyi Paylaş
Loading...